.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Kurtuluş filmi ve toprak reformu

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Kurtuluş filmi ve toprak reformu
Kurtuluş filmi ve toprak reformu
Paylaş:
Yönetmen Emin Alper, ‘Kurtuluş’ filmiyle Berlin film festivalinde Gümüş Ayı Büyük Jüri Ödülünü kazandı. Yönetmen filmin konusunu geliştirirken 2009 yılında emperyalizmin maşası PKK terör örgütünün bölgede kol gezdiği bir tarihte komşu bir korucu köyünden ağır silahlı bir güruhun, bir nişan töreni sırasında Mardin’in Bilge köyüne baskın düzenleyip çocuk-kadın demeden 44 kişiyi katlettiği kırımdan esinlendiğini söylüyor.
Bereketli bir ovanın üst yamaçlarında konumlanan Hazeran aşireti köylerini boşaltmayıp kendilerine teklif edilen koruculuğu seçerken, ovadaki Bezari aşireti şehre göçüyor; onların boş kalan bereketli ova topraklarını Hazeran köylüleri işlemeye başlıyor. Terör olayları nispeten yatıştığında Bezariler geri dönüp kendi topraklarını işlemeye başlayınca, bir de koruculuğu kabul ettiklerini açıklayınca, kıyamet kopuyor.
Toprak kavgası, topraksız kalmanın gerilimi kendini gösterdiğinde en şiddetli tepkiyi yukarı köy Hazeranlı topraksız köylülerin göstermesi de rastlantı değil. Ortaçağ kalıntısı inançlar ortalığı daha da kızıştırıyor. İşler iyice sarpa sarıyor…  Paranoya, karmakarışık karanlık düşler bana göre bu feodal temelden beslenen unsurlar olarak konuyu destekliyor.

İşin Özü Toprak Reformu
Filmden çıktıktan sonra Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı’nın 5 Şubat 2026 tarihli Egedesonsözde çıkan “Demokrasi ve Toplumsal Barış Konferansı’nda Toprak Devrimi Konusu İşlendi mi?” yazısını düşündüm. Kaymakçı, CHP’nin 31 Ocak tarihinde düzenlediği Konferans’tan hareketle panelde iktisat tarihçisi Prof. Dr. Şevket Pamuk’un “Toplumsal Barışın Sosyoekonomik Zemini: Kapsayıcı Kalkınma” başlıklı bildirisi üzerinde duruyor:
Diyor ki:
“Pamuk’un bildirisinde; bölgesel eşitsizliği yaratan temel nedenin, toprak dağılımında eşitsizlik olduğuna ilişkin bir görüşün olduğunu bilmiyorum. Konferansta da sorunun temelini oluşturan alt yapı sorunlarının, daha açıkçası terör hareketinin daha çok görüldüğü bölgelerde dirlikle doğrudan bağlantılı olan feodalitenin çözümlenmesi doğrultusunda önermeler ortalıkta gözükmüyor. Bir başka deyişle konunun toprak mülkiyeti, topraksız köylüler sorunu olduğu dile getirilmemiş, adeta saklanmış.”
Prof. Dr. Mustafa Kaymakçı çözüm önerileri de öne sürüyor:
“Çözüm, bölgedeki feodal yapıyı tasfiye edecek olan ve temelinde ‘Toprak Devrimi’ni kapsayan ‘Bölgesel Kalkınma Planı’ndan geçmektedir. Toprak Devrimi’nin ilk aşaması, elbette topraksız ya da az topraklı köylülerin yeter genişlikte topraklandırılması. Aslında T.C. Anayasası’nın 44. maddesi bunu zorunlu kılmaktadır. Ancak, Toprak Devrimi salt toprak dağıtımını içermemeli. Aksi durumda dağıtılan topraklar yeniden güçlülerin eline geçecektir.
Bunu engellemek için toprak devriminin, tarım işletmelerinin kooperatif örgütlenmesiyle ele alınması şarttır. Burada girdilerin temininden başlayarak çıktıların pazarlanmasına değin kooperatifler temel alınmalıdır. Bir başka deyişle, köylüler kooperatifler ile sanayici olmalı.
Toprak devrimiyle birlikte bölgede kamu iktisadi kuruluşları eliyle sanayileşmeye ivme kazandırılmalıdır. Böylesi bir yaklaşımda, Devlet yönlendirici ve yatırımcı olmalı.”

Ortaçağ kalıntıları
Mustafa Kemal Atatürk ve yakın arkadaşları da Padişahlığı yıkıp Cumhuriyet’i kurduktan sonra ortaçağ kalıntıları üzerine kurulu toprak düzenini değiştirmek için büyük toprak ağalığını ortadan kaldırmak istedi, toprak reformu için adım attı. Atatürk’ün ömrü yetmedi sonuçlandırmaya… Arkadan İsmet İnönü Cumhurbaşkanı iken 1945’de ‘Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’ yürürlüğe girdi ama yurt çapında ortaçağ zihniyetine tutunan Adnan Menderes, Refik Koraltan, Emin Sazak gibi büyük toprak sahipleri Demokrat Parti’yi kurarak bu girişime direndiler. Doğu ve Güneydoğu’da ise ağalar siyasi partileri kendi aralarında paylaşarak her ne şekilde olursa olsun iktidarda kalmayı bugüne kadar sürdürdüler. Mardin’de uçsuz bucaksız toprakların sahibi Ahmet Türk’ün CIA beslemesi PKK ve türevlerinin arkasında durması bir rastlantı mıdır?
Batı Anadolu’da Tanmanların, Fıratların vb. büyük toprak sahibi ailelerin ucu bucağı olmayan toprakları nasıl ele geçirdiğini Samim Kocagöz romanlarında çok güzel anlatır.
Filmi eleştiren PKK ya da DEM sempatizanlarının bölgedeki feodalitenin varlığından, toprak reformundan hiç söz etmemesi de dikkat çekicidir.
Prof. Dr. Kaymakçı’nın şu saptamalarıyla yazımı sonlandırayım: “Günümüzde ‘Kürt Sorunu’ diye utanmazca adlandırılan ve yüz kızartıcı biçimde sömürülen yapay sorun, aslında bir ekonomik-politik demokrasi sorunudur ve sorumlusu başta Kürt toprak ağaları ile onları açıktan destekleyen sermaye sınıfıdır.”
‘Kurtuluş’ filmini, İzmir’de gösterime çıkmış iyi filmleri göstermeyi kendine ilke edinmiş Alsancak’taki ‘Karaca’ sinemasında seyretmenizi ve filmi topraksızlık açısından değerlendirmenizi öneririm.