Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının başında bulunduğu Türk Birlikleri 9 Eylül 1922 tarihinde İzmir’i emperyalizmin maşalarından geri aldıktan sonra 13 Eylül günü Basmane’deki Ermeni Kilisesi çevresinde başlayan büyük yangın yaklaşık 3000 dönümlük (300 hektarlık) bir sahayı küle çevirmişti. Bu boş alanın nasıl değerlendirileceği konusu tartışılırken bir sporcu grubuyla Sovyetler Birliğine giden Spor Muhabiri Suad Yurdkoru hayran kaldığı Moskova’daki Gorki Parkının bir benzerinin yapılması için Yeni Asır Gazetesine yazılar yazar. Yurdkoru yazılarının yanısıra Belediye Başkanı Dr. Behçet Uz’u ikna etmeye çalışır. Behçet Uz da Belediye Meclisi üyelerini ikna için çok çabalar. Bu çabalar sonucu Fuar’ın bugünkü 330 giderek 420 dönümü (33-42 Hektar) kapsayan alanında 1 Ocak 1936 tarihinde çalışmalar başlar ve 8 ay sonra 1 Eylül 1936 tarihinde Kültürpark, “Arsıulusal İzmir Fuarı” olarak hizmete girer. (‘Arsıulusal’ sözcüğü sonradan ‘Enternasyonal’, daha sonra da ‘Uluslararası’ olarak değişikliğe uğradı)
Kültürpark Sergisi
Bu yazının amacı bu yıl 5-13 Eylül tarihleri arasında açık kalan Fuar’ın tarihçesini dillendirmek değil. Amacım yıl sonuna dek açık kalacak bir serginin duyurusunu yapmak. “Kültürpark 90 Yaşında” Sergisi zaten bu tarihçeyi özetlemek için düzenlenmiş.
Sergi, açıklayıcı notların ve fotoğrafların yanısıra bazıları 3boyutlu baskılarla hazırlanmış maketler içeriyor. Fuarın 1936 tarihindeki açılışında çekilen filmden ve konuşma metninden yararlanan Yapay Zekanın Dr. Behçet Uz’un kendi sesinden açılış konuşmasını vermesi Serginin en ilginç sunumlarından birisi.
Anlıyoruz ki Fuar yalnızca çeşitli ülkelerin ya da firmaların tanıtımının yapıldığı bir alan olarak öngörülmemiş. Örneğin ünlü Alman mimar Bruno Taut tarafından“Maarif Vekâleti Kültür Pavyonu” olarak tasarlanan, günümüzde Mehmet Tüzüm Kızılcan Sanat Galerisi olarak hizmet veren bina gibi modern mimarinin temsil edildiği bir alan olarak da düşünülmüş. Başka bir örnek, hala yıkıldığında içimin cız ettiği Ada Gazinosuna bitişik haşmetli ‘Sergi Salonu’.
Müzelere ne demeli? Taut’un Kültür Pavyonunun yanısıra artık yerlerinde yeller esen Ziraat Müzesi, Türk Eserleri Müzesi ve İzmir’in dört dörtlük ilk kent müzesi… Ya özenle tasarlanmış ve adlandırılmış Kapılar? Lozan, Montrö, 26 Ağustos, 9 Eylül ve Kahramanlar… Her birisi Kurtuluşun gururunu yansıtmıyor mu?
Kültürpark’ta spor da ihmal edilmemiş: Ahşap yönetim binasıyla Atlı Spor Kulübü, Tenis Kulüp ve simgesel Paraşüt Kulesi… Hayvanat Bahçesi ve Lunapark da unutulmamış.
Fuar kurulurken kamuoyunda “inkilapçı, sanayici ve yaratıcı Türkiye’nin küçük bir örneği” olarak tanımlanıyor ve Fuarın başarısı “ülkenin kalkınma ve çağdaşlaşma hamleleriyle özdeşleştiriliyor.”
Sakin sakin, sindire sindire gezilecek bir Sergi. Lozan Kapısından girince soldaki eski Pakistan Pavyonda yıl sonuna dek mutlaka görülmeli!(1)
“Romantika / Bir Ömrün Seyrüseferi”
Bu yıl Kültürpark’a gelme isteği oluşturacak başka bir Sergi de Kültürpark Atlas Pavyonu’ndaki Folkart'ın sponsorluğunda hazırlanan “Romantika / Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisi… Yıllardır Nazım Hikmet’in yaşamı ve edebi kişiliği üzerine çalışmalar yapan küratör M. Melih Güneş, serginin adıyla ilgili olarak, büyük ozanın İzmir’de başlayıp yine İzmir’de biten son romanı ‘Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim’ için işin başında ‘Romantika’ adını düşündüğünü belirtiyor tanıtım yazısında. (2)
Atlas Pavyonun 2 bin metrekareden fazla tutan sergileme alanında büyük ozanla ilgili Türkiye ve dışındaki 25 kişi, kurum ve özel koleksiyondan elde edilmiş çok zengin malzeme var. Adeta Nazım Hikmet müzesinde geziyorsunuz. Melih Güneş’in uyarısı dikkate alınmalı; yoksa bu muazzam koleksiyon dağılıp gider. Nazım Hikmet’in son eşi Vera’nın evinden gelen çalışma odası, daktilosu, giysileri, duvar halısı, oğlu Memet’e yolladığı kartpostallar, annesinin, kendisinin, Abidin Dino’nun, Avni Arbaş’ın vd. yaptığı resimler, daha neler neler… İnsanın başı dönüyor. Ressam Sedat Girgin’in Nâzım Hikmet’in Kuvâyi Milliye Destanı’dan esinlenerek bu sergi için özel olarak çizdiği 260 x 780 santimetre boyutlarındaki resim de çarpıcı.
Sergi ile ilgili olarak daha çok şey yazılabilir ama tüm bu sözcükler serginin ihtişamını yansıtmakta cılız kalır. Ancak sergiden çıkmadan 2 filmi mutlaka seyretmeli ziyaretçiler. Filmlerden birisi bir dostları tarafından çekilmiş 12 dakikalık görüntüleri içeriyor. Diğeri ise Yapay Zeka ürünü. Adı “Saman Sarısı”. 49 dakikalık canlandırmayı Emre Kuzutırnak başarmış.
Siyasi görüşlerinden dolayı yıllarca baskı görmüş, çok sevdiği vatanından uzakta yaşamak zorunda kalmış, işçi sınıfı saflarında emperyalizme karşı başı dik mücadele etmiş “komünist” bir Türk ozanı ile ilgili bir serginin tartışma yaratması olağan. Ama Alparslan Türkeş’in 1994 yılındaki MHP kongresinde Nazım Hikmet’in ünlü dizesini okuması ne kadar garipse AKP Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan'ın sergi açılışındaki konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı şiir okumasından dolayı Nazım Hikmet ile karşılaştırması da o kadar garip geldi bana.
Öte yandan Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak’ın ifade ettiği gibi 15 Ocak 2027 tarihinde sonlanacak olan bu kapsamlı sergi başka kentlere de götürülmeli ve Nazım Hikmet Müzesi oluşturulması için bir başlangıç olmalıdır.
NOT 1: “Kültürpark 90 Yaşında” sergisinin küratörü Aybala Yentürk, Genel Koordinatör Dr. Serhan Kemal Saygı, proje asistanları Onur Eryeşil, Gözde Yılmaz, Sertay Gültekin ve projeye katkı koyan herkesi kutlarım.
NOT 2:“Romantika / Bir Ömrün Seyrüseferi” sergisinin direktörü Folkart adına Ünal Ersözlü, Küratörü M. Melih Güneş, sergi kimliklendirme ve sergileme tasarımını yapan Ömer Durmaz ve bu çarpıcı sergiye katkı koyan her kişi ve her kuruma teşekkür edilmeli.
Kültürpark 90 yaşında
Kültürpark 90 yaşında
Paylaş: