Kraldan diplomasi dersleri II
Kraldan diplomasi dersleri II
Paylaş:
Annesi Kraliçe II. Elisabeth’in 1991’de, ABD Kongresinde yaptığı konuşmadan sonra tarihteki ikinci İngiliz monark olan İngiltere Kralı III. Charles, ABD’nin kuruluşunun 250.yıldönümü nedeniyle eşi (Queen Consort: Kralın eşi) Camilla ile birlikte dört günlük bir ziyaret için ABD’ne gitmiştir. Refakatinde İskoç yaveri Binbaşı Johnny Thomson, genç bir prens iken koruması olan 15 yıldır Charles’ın yanından ayırmadığı Hint asıllı gizli servis ajanı bulunmuştur. Epstein olaylarına karışan Büyükelçi Lord Mandelson’un yerine Sir Christian Turner’ın atandığı haberlerde görülmüştür. Kral Charles’ın iki gün geçireceği New York’da, 25 yıl önce meydana gelen 9/11 Eylül saldırısında yakınlarını kaybeden aileleri ziyaret edeceği kendisi tarafından açıklanmıştır.
Kral Charles’ın, bu ziyaret sırasında ABD Temsilciler Meclisi ve Senatonun ortak oturumunda yaptığı İngiliz mizahı ile süslenen aslında çoğu Trump’a yönelik ağır mesajlar bulunan konuşması ilgi çekici bulundu. ABD’lı Senatör ve Milletvekillerinin ABD geleneğine göre sık sık ayağa kalkarak Kralı alkışlamaları konuşmanın uzamasına neden oldu. Ancak Krala bu gelenekten haber verildiği belliydi.
Kral konuşmasında, özetle, Avrupa’nın ve dünyanın Ortadoğu’daki savaşlar nedeniyle türbülanslı bir dönemden geçtiğini vurgulayarak ABD ve İngiltere’nin “kırılmaz ve geri döndürmesi zor sağlam bağlar” üzerine oturan ilişkilerinin bu dönemi atlatacağına inandığını, stratejik ortaklıkların her zaman önemli olduğunu belirtmiştir. Bu iki cümle tabii biri NATO diğeri ise İngiltere’nin Trump’ın ileri sürdüğü gibi savaşta yeterince desteklenmediği beyanına verilen bir yanıttı. Nitekim Amerikalılar bunu uzun süre ayakta alkışladılar. Kral, kendisinin Hristiyan değerlerine sahip iyi bir Hristiyan olduğunun altını çizerek bu değerlerin önemine atıfta bulunmuş aynı zamanda uzun bir süredir dinler ve inançlar arası diyalog konuları ile de meşgul olduğunu bu nedenle barış içinde yaşamanın dini bakımdan da insanlık için önemli olduğunu ifade etmiştir.
Kral iki ülkenin ortak bağlarından bahsederken Oscar Wilde’dan da alıntı yapmıştır. Wilde’ın İki ülkenin çok sayıda ortak noktada buluştuğunu ancak farklı dillere sahipolduğunu söylediğini ifade etmiştir. Kral Charles iki George’un İngiltere ve ABD tarihlerinde önemli olduklarını, George Washington’un ABD’nin ilk Başkanı, beşinci kuşak büyük dedesi Kral III. George’un da ABD’ye hiç gitmediği halde bu ülkenin bağımsızlığını tanıdığını İngiliz yazar Charles Dickens’ın“ İki Şehrin Hikayesi” romanı gibi “ İki George’un Hikayesi”ni de yazması gerekmeliydi demiştir. Esasen bu mesajları arada vermesinin nedeni olarak ağır siyasi mesajlarını yumuşatmak amaçlı gördüğümü ifade etmeliyim. Epstein belgelerine kötü resimleri dökülen kardeşi eski Prens Andrew’un tüm unvanlarını elinden aldığı gibi Saray ve Saraya bağlı diğer evlerden de çıkaran Kral Charles isim vermeden “ toplumları üzen, sıkan olayların sonlandırılması ve bir daha yaşanmaması için işbirliği” önerisinde bulunmuştur. Soğuk Savaştan bu yana değişen savunma ihtiyaçlarına da değinen Kral, ABD ile olağanüstü bir denizaltı projesi yürüttüklerini, F 35 projesini sürdürdüklerini belirtmiştir. Türkiye’nin parasını verdiği halde alamadığı F 35’ler için doğru adresin bundan sonra İngiltere olduğunu düşünmekteyim. S-400’leriartık siyasi nedenler ve NATO üyeliği nedenleriyle kullanamayacağı için Türkiye başka çözümler aramak zorunda.
Kralın konuşması tarihe de çok yer verdiği için oldukça uzun. Açık kaynaklardan canlı konuşmayı izlemek mümkün. Kral Charles kürsüden indikten sonra onun konuşmasını beğenen Amerikalıların Charles’ın sırtını sıvazladıklarını, hatta omzuna dostça vurduklarını görmek Amerikalıların İngiliz protokolü konusunda ne kadar bilgisiz olduklarını göstermesi bakımından ilginç oldu. Kral da bu yakın teması beklemiyor olmalı ki baştaki şaşkınlığını hemen attı.
Avrupa ve ABD arasındaki transatlantik ilişkilerinin bu kadar kötü olduğu bir dönemde yapılan bu ziyaret, Trump’ı biraz olsun yumuşatabilecek mi? Trump’ın annesinin İskoçya’da doğmuş olması, Trump’ın burada gayrimenkullerinin bulunuşu, Krala yakınlık duymasının nedenlerinin başında geliyor. Ancak Kralın mesajlarını esprili bir şekilde vermesi ilişkilerin düzelmesine yönelik çaba olmalı. Aynı akşam Trump’ın Kral şerefine verdiği yemekte Charles’ın Beyaz Sarayın onarımının 1814’de İngilizler tarafından yapıldığını ifade etmesi çok anlamlıydı. Zira İngiliz ordusu Amerikalıların İngiliz gemicileri esir almalarından sonra 1814’de Washington’u ele geçirerek Kongre Binasını, Beyaz Saray’ı yakmış ve savaş Belçika’nın Gent şehrinde yapılan bir anlaşma ile sona erdirilmiş. Konuşmasının bir yerinde Kral, “Bize ihtiyaç duyarsanız hemen telefon edin” diyerek kendi gerdiği ortamı kendi yumuşatmıştır. Kralın her iki konuşması örnek alınacak, üzerlerinde çok iyi çalışılmış konuşmalar olarak tarihe geçmiş sayılır.
Yıldönümü denince kendi uygulamamdan bahsetmek isterim. Ulusal Kurtuluş Savaşımızla ilgili her yıldönümü öncesi veya sonrası Anıtkabir’e ulu önder Atatürk’ü ziyaret etmek, anmak ve dua etmek sonra da gezmeye doyamadığım ve her seferinde yeni şeyler öğrendiğim Müzeyi de gitmeyi artık gelenek haline getirdim. O’nun okuduğu kitaplar, yanlarına veya altlarına kurşun veya sabit kalemle aldığı kimi uzun kimi kısa notlar inanılmaz. Giydiği kıyafetler, jaketatay, smokin, spor giysileri hepsi itina ile seçilmiş. Savaş yıllarında öğrendiği Fransızcası, daha önceden bildiğini yabancı komutanlarla görüşmelerinden tahmin ettiğim İngilizcesi olağanüstü. Savaş yıllarının o kötü koşullarında bunları başaran bir askerin kurduğu ve gençlere emanet ettiği Cumhuriyet her bakımdan çok değerli. Cumhuriyetimizi demokrasi değerleri ile yüceltmeli, daha da yukarı çıkarmalıyız.
Bu vesile ile 1 Mayıs İşçi ve Emekçilerin Bayramı kutlu olsun.