.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Körfez kader değildir

Okuma Süresi: 2 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Körfez kader değildir
Körfez kader değildir
Paylaş:
İzmir’in yeniden nefes alması için önce körfez temizlenmeli.
Merkezde yaşayan bir İzmirli için, hayatın dertleri altında ezilen insanı morallendirecek dış unsurlar büyük önem taşır.
Bunların en başında körfez temizliği gelir.
Harika, pırıl pırıl, masmavi bir körfez…
Adım başı oluşturulmuş küçük iskeleler, plajlar, minik kayıkhaneler, marinalar…
Yelkenlerin süzüldüğü, martıların cıvıldadığı bir iç körfez…
İnanın, bu manzara insanların kendi hayatlarına dair pek çok sorunu hafifletecek bir etki yaratır.
Yaşam sevincini azaltan unsurları törpüler.
İnsanı yaşadığı şehre daha sıkı bağlar.
Bu çok önemli bir meseledir.
İzmir Körfezi’nin kirliliği, 1960’lardan itibaren artan nüfus ve alınmayan önlemler nedeniyle neredeyse kaderimiz haline geldi.
İzmir dışında yaşayanlar, biz kentimize dair övgü dolu sözler söylediğimizde hemen bu hususu hatırlatır.
“Körfez kokuyor” denilerek İzmir sevgimiz gölgelenir.
Evet, geçmiş ihmallerin farkındayız.
Yüz, yüz elli yıl öncesine uzanan plansızlıkların farkındayız.
Geçmişte nüfus azdı.
Tabiat, kendi dönüştürücü gücüyle körfezi bir şekilde temiz tutabiliyordu.
Ancak bugün İzmir’in nüfusu dört buçuk milyona dayanmış durumda.
Merkezde yaşayan ve doğrudan körfeze muhatap olan insan sayısı iki milyonun çok üzerinde.
Dolayısıyla körfezin kirli oluşu artık katlanılabilir olmaktan çıkıyor.
Atık su ve yağmur suyu hatları kesin biçimde ayrıştırılmalıdır.
Bu konuda atılan adımlar hızlandırılmalıdır.
Körfezin sirkülasyonunu sağlayacak derinleştirme çalışmaları tamamlanmalıdır.
Arıtma tesisleri eksiksiz çalışmalıdır.
Gerekirse yenileri yapılmalıdır.
Masraftan kaçınmadan sistemler güçlendirilmelidir.
Dışarıdan gelen gemilerin taşıdığı kirlilik ve istilacı canlıların girişi engellenmelidir.
Tersanelerde ortaya çıkan kimyasalların denize karışması kesin olarak önlenmelidir.
Körfeze dökülen nehirlerin taşıdığı alüvyon kontrol altına alınmalıdır.
Bu nehirlerin kaynağından itibaren sanayi ve evsel atıklarla kirletilmesine izin verilmemelidir.
Bunların hepsi bilinen gerçeklerdir.
Çözüm mümkündür.
Yeter ki kararlılık olsun.
Yeter ki bu mesele bir seferberlik ruhuyla ele alınsın.
Bu yalnızca belediyelerin sorumluluğu değildir.
Merkezi hükümet de güçlü biçimde sürece dahil olmalıdır.
Sanayici de sorumluluk almalıdır.
Ancak bu mesele kimsenin insafına bırakılmamalıdır.
Sert, tavizsiz ve caydırıcı cezalar uygulanmalıdır.
Başka türlü olmayacaktır.
İzmir’in kent moralinde her şeyden önce körfez gelir.
Tertemiz bir körfez, şehrin ruhunu değiştirir.
Gayrimenkul değerlerini artırır.
Kemeraltı’nın cazibesini büyütür.
Kıyı kasabalarını yeni bir çekim merkezine dönüştürür.
Urla’yı, Ödemiş’i, Dikili’yi ve daha nice yeri başka bir heyecana taşır.
Çünkü mesele sadece suyun temizliği değildir.
Mesele İzmir’in yeniden nefes almasıdır.
Körfez kader değildir.
Karar meselesidir.