Emrah Yılmaz
Gurbetçi işçi olarak Almanya’ya giden Özken Ailesi’nin çocuğu olarak dünyaya gelen, millî değerler ile eğitim görmek için Türkiye’ye dönen ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nde Albaylık rütbesine yükselen Zafer Özken, emekliliğinin ardından iş dünyasında kendisi için yeni bir sayfa açtı. Hayatının her döneminde edindiği disiplin, planlama ve organizasyon becerisini bugün sanayiye, lojistiğe, sivil topluma ve ekonomik kalkınmaya aktaran Özken, tüm çabalarını Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Vatanını en çok seven işini en iyi yapandır” veciz sözüyle aktarıyor. Kemalpaşa İş İnsanları Derneği (KESİAD) Başkanı da olan Zafer Özken, bilgi ve tecrübesiyle Kemalpaşa’nın Türkiye’nin en cazip yatırım merkezlerinden biri olduğunu belirterek yatırımcıları ilçeye davet ediyor. Özken’in hayat mücadelesinde geldiği nokta ise onu görenlerde, yine Atatürk’ün “Siyasi, askeri zaferler ne kadar büyük olurlarsa olsunlar, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazlarsa; Meydana gelen zaferler devamlı olamaz…” sözünü akıllara getiriyor. Almanya’nın Nürnberg kentinde gurbetçi işçi bir ailenin çocuğu olarak 1974 yılında dünyaya gelen Zafer Özken, anne ve babasının eğitim hayatına ülkesinde başlamasını istemesi üzerine Türkiye’ye geldiğini anlatarak, “İlkokul, ortaokul ve askeri liseyle beraber hayatım Türkiye’de şekillendi” ifadelerini kullandı.
Türk Silahlı Kuvvetleri’nden iş dünyasına
Türk Silahlı Kuvvetleri’nde uzun yıllar görev yapan Özken, 2019 yılında kendi isteğiyle kıdemli albay rütbesiyle 3. Mühimmat Bölge Komutanlığı’ndan emekli oldu. Ardından kardeşinin de içinde bulunduğu Özken Grup bünyesinde ticaret hayatına ağırlık verdi. Bugün hem gümrük müşavirliği alanında faaliyet gösteriyor hem de kendi şirketi General Metal ile sanayi üretiminde çalışmalar yürütüyor. Askerlikten iş dünyasına geçişin kendisine büyük avantaj sağladığını vurgulayan Özken, “Teşkilatlanma kabiliyeti, yönetim ve organizasyon becerisi, iş disiplini, zamana riayet ve proaktif hareket etme yeteneği Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bana kattığı en önemli değerler oldu” dedi.
Lojistik çağın yeni kuvvet çarpanı
Özken’in askeri kariyerindeki 3. Mühimmat Bölge Komutanı olarak önemli görevlerinden biri de TSK’nın bölgedeki askeri mühimmatının depolanması, bakımı, güvenliği ve lojistiği gibi kritik görevleri yürütmekti. Bu nedenle bugün Kemalpaşa’yı değerlendirirken en çok üzerinde durduğu başlıklardan biri de lojistik. Özken lojistiğin önemini dile getirirken “Ordularda lojistik neyse, bugün sanayi için de aynı şeydir. Üretiyor olmanız tek başına yetmiyor; ürünü doğru zamanda, doğru yere ulaştırabiliyor olmanız gerekiyor” ifadelerini kullandı. Pandemi döneminin bu gerçeği tüm dünyaya gösterdiğini de hatırlatan Özken’e göre Kemalpaşa’nın en büyük avantajı da burada ortaya çıkıyor.
Kemalpaşa için büyük hedef
Kemalpaşa’nın yalnızca İzmir’in değil, Türkiye’nin stratejik üretim merkezlerinden biri haline geldiğini belirten KESİAD Başkanı Özken, “Kemalpaşa; kara, demir, deniz ve hava ulaşım ağlarına entegrasyonu sayesinde çok güçlü bir lojistik merkez konumunda. Bu nedenle hem yerli hem de uluslararası yatırımcılar için büyük bir cazibe oluşturuyor” değerlendirmesini yaptı. Özken, özellikle Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi ile Bağyurdu Organize Sanayi Bölgesi’nin güçlü altyapısı ve üretim ekosistemiyle önemli fırsatlar sunduğunu da vurgulayıp, yerli ve yabancı yatırımcı ve üreticileri ilçeye davet etmeyi de ihmal etmedi.
KESİAD’da yeni dönem
Bugün Kemalpaşa’yı Türkiye’nin en önemli yatırım merkezlerinden biri olarak gördüğünü de dile getiren Özken, “Tecrübe gücümüz, üretim geleceğimiz” mottosuyla yola çıktık. KESİAD’ın olarak yeni dönemde sanayi, lojistik, dijital dönüşüm ve uluslararası ilişkiler alanlarında önemli projeler hazırladık. Bunlar için de dernekte var olan dört ana komiteyi daha görünür ve aktif hale getirdik. Bunlar Sanayi ve İş Geliştirme Komitesi, Projeler ve Etkinlikler Komitesi, Uluslararası İlişkiler Komitesi, Üyelik Geliştirme Komitesi” dedi.
Özellikle dijitalleşme ve yapay zekâ konularına ayrı önem verdiklerini belirten Özken, “Yapay zekâyı sadece telefondaki bir uygulama olarak değil, hayatın ve iş dünyasının her alanına entegre edilmesi gereken bir dönüşüm olarak görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
“Umudumuzu yitirmeden çalışacağız”
Türkiye ekonomisi hakkında da görüşlerini ifade eden Özken, ülkemizin zorlu bir dönemden geçtiğini kabul ederken, buna rağmen umudunu koruduğunu vurguluyor. Türkiye’nin adeta savaşın hiç bitmediği bir coğrafyanın tam ortasında kaldığına, jeopolitik konumundan dolayı yaşanan tüm küresel ve bölgesel krizlerden her zaman bir şekilde etkilendiğine dikkat çeken Özken, “Türk insanı zorluklara karşı dirençlidir. Tabiri caizse bizim insanımız şerbetlidir. Sanayicimiz de bu ruhla hareket ediyor. Umudumuzu yitirmeden çalışmaya devam edeceğiz. Hedefimize yürürken bize ‘başaramazsınız’ diyenlere tebessüm edip yolumuza devam edeceğiz” dedi.
Komutanlıktan sanayiciliğe uzanan yolculuk
Gurbetçi işçi olarak Almanya’ya giden Özken Ailesi’nin çocuğu olarak dünyaya gelen, millî değerler ile eğitim görmek için Türkiye’ye dönen ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nde Albaylık rütbesine yükselen Zafer Özken, emekliliğinin ardından iş dünyasında kendisi için yeni bir sayfa açtı.
Paylaş: