.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast
Folkart Orion

Kırkbeş yıllık dostluğun vedası

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Kırkbeş yıllık dostluğun vedası
Kırkbeş yıllık dostluğun vedası
Paylaş:
Çetin Gürel ile 45 yıldır sürdürdüğümüz hayat yolculuğumuz ne yazık ki geçen hafta sona erdi. Çok güzel günler geçirdik. Çok anılar da biriktirdik, çok zorlukları da beraber yaşadık. Özellikle Gözlem yayın hayatına başladığından itibaren bitmeyen yolculuğun, yazıları da tam 36 yıldır devam etti. Her gün ve her hafta neleri yazacağımızı hep birlikte düşündük. Birliktelikleri satırlara dönüştürdük. Bunları yaparken de çektiğimiz zorlukların yanı sıra Çetin Gürel ile birlikte olmanın daima zevkini de yaşadım.
Çok güzel bir insandın. Hayatı kolaylaştıran, insanlığı öğreten, fedakârlığın ne olduğunu anlatan, bunun yanında dostluğun ise tam anlamını yaşatan bir insandın. Ben 45 yıllık beraberliğimizde senin yanında çok şey öğrendim. Çok şey yaşadım. Baş başa kaldığımız zaman günlerin, haftaların, hatta ayların güzel geçmesi için neler yapmamız gerektiğini beraberce düşünürdük. Sen hep sordun, ben de bildiğimi söyledim. Ama ben de senden çok şey kazandım ve öğrendim, bu birlikte geçirdiğimiz zaman dilimlerinde.
Çetin Gürel, yalnız bir gazeteci değil, çok müstesna bir insandı. Öğretici idi. Hep verdi. Hep almaya çalışmadı. Etrafındakileri de yaşatmak, onların da ilerlemeleri için kalitelerinin yükseltmesine hep yardımcı oldu. Beraberlikleri sona erdiğinde, hep gülerek başarı dilekleri ile yolcu etti.
Gazetecilik öyle bir meslektir ki insanı ya indirir ya çıkartır. Bunun kaçınmak tarafı yoktur. Çetin Gürel ise hep yükselişi, hep başarıyı sağlayan daima rekorları kıran bir gazeteci oldu. İzmir’de başladığı gazetecilik hayatını İstanbul’a taşıdı. Orada da Sabah gazetesini çıkartıp, rekorlara imza attılar. Çetin Gürel, bütün hayatını gazeteciliğe veren ve bu sanatın, bu mükemmeliyetin, bu zor yaşamın üstesinden gelen istisna bir kişiydi.
Çok şey öğretti. Yaşam tarzını da, yaşayış tarzını da, gazetecilik tarzını da her türlüsü ile hem yaşadı hem de yaşattı. İstanbul başarılarının sonunda tekrar İzmir’e döndü. Kısa bir süre sonra da kendi gazetesini çıkarttı. İlk günden beri beraber olduk. Unutulacak bir insan değil. Onu yolcu eden binlerce insan gerek hatıralarında gerek sözlerinde ve gerekse toplulukta son veda anlarında hep onun iyiliklerini, başarılarını, güzellikleri ve aile bağı ile onlara olan şefkatleri konuşmalarda tekrarlandı.
Çetin Gürel, Türk basınında en üst satırları teşkil eden cümlelerin insanı oldu. O hep ileriyi düşündü. Güçlükleri yenmesini bildi. Hiçbir gün pişman olmadı. Yani yaşamının büyük parçası onun gazetecilik mesleği idi. Onsuz yapamazdı ve sonuna kadar da mesleğinden ayrılmadı. En son hastanede yattığı birkaç günde kızı Zeynep Gürel’den duyduğum kadarı ile son gün ve son saate kadar hep gazetesinin mükemmeliyeti için düşündü ve yaşadı. Ama kader onu ne yazık ki gazetesinin 36. yıldönümüne sayılı günler kala, hayat çizgisinden uzaklaştırdı. Veda etti. Hayat bu hepimiz bir gün gideceğiz. Ama Çetin Gürel, yaşadığı müddetçe yaptıkları, kırdıkları rekor ve gazetecilik başarıları ile kalplerde, zihinlerde ve hayat tarzlarında hep örnek oldu.
Güzel arkadaşım… Can kardeşim, kırk beş yılımız beraber geçti. Hep güldük. Bazen de birbirimize kızdık. Ama hiçbir zaman ne kırıldık ne gücendik. Hep beraber olduk, beraber çalıştık. Hiçbir zaman ortak olmadık ama hep beraberce çok güzel bir dostluk ve hayat yaşadık. Sana kaderin ilahisi güle güle diyorum. O hayatında da başarılar, mutluluklar, güzellikler senin olsun.
Ruhun şad, mekânın cennet olsun. Geride kalanlarına Allah sabırlar versin.