.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast
Folkart Orion

Kent hafızasına adanmış bir ömür

Okuma Süresi: 2 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Kent hafızasına adanmış bir ömür
Kent hafızasına adanmış bir ömür
Paylaş:
Geçtiğimiz hafta İzmir, yalnızca basının önemli bir ismini değil; kent hafızasına uzun yıllar emek vermiş bir gazeteciyi ve yayıncıyı kaybetti.

Çetin Gürel…

Bazı insanlar yalnızca bir meslek icra etmez. Aynı zamanda yaşadıkları kentin belleğini geleceğe taşırlar. Gazetecilik de böylesi mesleklerden biridir. Çünkü gazeteler yalnızca günü anlatmaz; bir kentin hafızasını kaydeder, toplumsal değişimini izler ve gelecek kuşaklara tanıklık bırakır.

Bugün geriye dönüp eski gazeteleri karıştırdığımızda yalnızca haber okumayız. Bir dönemin yaşam biçimini, gündelik hayatını, tartışmalarını, umutlarını ve kaygılarını da okuruz. Bu yönüyle gazetecilik, toplumsal hafızanın en güçlü taşıyıcılarından biridir.

Bir sosyolog olarak hafızanın yalnızca insanların zihninde yaşamadığını düşünüyorum. Hafıza; sokaklarda, meydanlarda, eski fotoğraflarda, arşivlerde ve gazetelerin sararmış sayfalarında da yaşamaya devam eder.

İşte bu yüzden yerel basın, bir kentin en önemli kültürel kurumlarından biridir.

Bugün İzmir üzerine çalışan bir araştırmacının yolu mutlaka eski gazete arşivlerinden geçer. Çünkü kentin değişimini, dönüşümünü ve gündelik yaşamını en iyi anlatan kaynaklardan biri yerel basındır. Gözlem Gazetesi de yıllardır tam da bu sorumluluğu üstleniyor. Bağımsız yayın anlayışıyla yalnızca haber veren değil; sorgulayan, analiz eden ve İzmir’in toplumsal belleğini kayıt altına alan önemli bir yayın organı olmayı sürdürüyor. Bu anlayışın oluşmasında Çetin Gürel’in emeği ve vizyonu kuşkusuz çok büyüktü. Ben de kısa süre önce Gözlem ailesine katılan bir yazar olarak, böylesine köklü bir gazetenin sayfalarında yer almaktan büyük mutluluk duyduğumu ilk yazımda ifade etmiştim. Ne yazık ki bu mutluluğun hemen ardından böylesine üzücü bir kaybı yaşadık.

Çetin Gürel ile ilk kez, Gözlem Gazetesi’nde Kemeraltı üzerine gerçekleştirdiğim sunum vesilesiyle tanışma fırsatı buldum. Kısa bir süre sonra aynı gazetenin sayfalarında yazmaya başlamak benim için önemli bir onurdu. Bu nedenle, yazarlık yolculuğumun henüz başında böylesine kıymetli bir ismi kaybetmiş olmanın hüznünü derinden hissediyorum. Ancak bugün onun oluşturduğu yayın geleneğinin bir parçası olarak yazıyor olmak, benim için hem büyük bir onur hem de önemli bir sorumluluk. Bugün Kemeraltı’nı yazabiliyorsak, kent belleğini konuşabiliyorsak, İzmir’in geçmişini kayıt altına almanın önemini tartışabiliyorsak; bunda yıllardır bu kente sahip çıkan yerel basının büyük payı vardır.

Kentler yalnızca tarihî yapılarıyla ayakta kalmaz. Onları anlatan insanlarla da yaşar. Gazeteciler, araştırmacılar, yazarlar ve kent tarihçileri; bir şehrin görünmeyen hafızasını geleceğe taşıyan sessiz emekçilerdir. Çetin Gürel de İzmir için bu isimlerden biriydi.

Geride yalnızca bir gazete değil; ilkeli gazeteciliğin, kent sevgisinin ve bağımsız yayıncılığın güçlü bir geleneğini bıraktı. Kentler, kendilerini anlatan insanlar sayesinde unutulmaz. Çetin Gürel de yaşamını İzmir’in hikâyesini anlatmaya adamış isimlerden biri olarak daima hatırlanacaktır. Kendisini saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Geride bıraktığı bu kıymetli mirasın, Gözlem Gazetesi’nin ilkeli yayın anlayışıyla uzun yıllar yaşayacağına ve yeni kuşaklara ilham vermeyi sürdüreceğine yürekten inanıyorum.