Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu Toplantısı’nın konuğu olan Dr. Sosyolog Buket Yılmaz, İzmir’in kalbi Kemeraltı Çarşısı’nın dünü, bugünü ve yarınına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, Kemeraltı’nın 2 bin 500 yıllık geçmişiyle yalnızca İzmir’in değil, dünyanın en önemli tarihi çarşılarından biri olduğunu vurgularken, geleceğe taşınabilmesi için planlı, kurallı ve sürdürülebilir bir çarşı düzeninin şart olduğunu söyledi.
Kemeraltı alanında uzun yıllardır çalışmalar yürüttüğünü belirten Yılmaz, “Kemeraltı, birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, tarih boyunca kesintisiz ticaretin sürdüğü çok özel bir alan. Ancak bu değerin korunması için tıpkı yurtdışındaki ‘old town’ örneklerinde olduğu gibi, planlı ve sürdürülebilir bir sistem kurulması gerekiyor” dedi.
Kemeraltı’na yönelik farkındalığın özellikle 1990’lı yıllardan sonra arttığını ifade eden Yılmaz, bu süreçte düzenlenen sempozyumlar, Kemeraltı günleri, kültürel etkinlikler ve çeşitli organizasyonlarla tarihi merkezin yeniden gündeme geldiğini söyledi. “Bu çalışmalar Kemeraltı’nı nasıl koruyabiliriz ve nasıl yeniden canlandırabiliriz sorularını beraberinde getirdi” diyen Yılmaz, 2007 yılında Kemeraltı’nın yenileme alanı ilan edilmesinin önemli bir dönüm noktası olduğunu hatırlattı. 2012 yılında kurulan TARKEM’in birçok tarihi yapıyı restore ederek kente kazandırdığını belirten Yılmaz, TARKEM’in Bakanlık tarafından yetkilendirilmesiyle birlikte 2020 yılında yapılan başvuru sonucunda Kemeraltı’nın da içinde bulunduğu İzmir Tarihi Liman Kenti’nin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne girdiğini anımsattı. Yılmaz, ayrıca 2018 yılından bu yana düzenlenen Sefarad Kültür Festivali’nin bölgenin kültürel zenginliğine önemli katkılar sunduğunu dile getirdi.
Dünyanın en büyük açık hava çarşısı
Bugün Kemeraltı’nın yaklaşık 270 hektarlık alanda kurulu, dünyanın en büyük açık hava çarşılarından biri olduğuna dikkat çeken Yılmaz, “2 bin 500 yıllık tarihi boyunca kesintisiz ticari faaliyetin sürdüğü Kemeraltı’nda, 230’u aşkın iş kolunda 800 binden fazla ürün çeşidi bulunuyor. 14 binden fazla iş yeri, 10 binden fazla esnaf ve tacir bu çarşının bir parçası” dedi. Kemeraltı’nı özel kılan unsurların başında tarihi yapılar, gastronomi, sanatçılar ve zanaatkârların geldiğini belirten Yılmaz, çarşıda 1500’ün üzerinde tarihi yapı bulunduğunu, bunların bir kısmının restorasyon beklediğini söyledi. Gastronominin hâlâ Kemeraltı’nın en güçlü yönlerinden biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Yerel halkın ve turistlerin severek geldiği, köklü yeme içme kültürü burada hâlâ yaşıyor” diye konuştu.
“Zanaatlar bitmiyor, dönüşüyor”
Zanaatkârlar ve sanatçıların Kemeraltı’nı diğer ‘old town’ örneklerinden ayırdığını ifade eden Yılmaz, bazı zanaatların zamanla yok olduğunu ancak genç kuşakların yeniden bu alanlara yöneldiğini söyledi. Yılmaz, “İkinci Beyler Sanat Sokağı bunun en güzel örneklerinden biri. Kemeraltı kendini sürekli besleyen, cazibesi zaman zaman azalsa da yeniden toparlanmayı başaran yaşayan bir alan” ifadelerini kullandı.
“Asırlık esnaflar Kemeraltı’nın hafızası”
Kemeraltı’ndaki asırlık esnaflar üzerine akademik çalışmalar yürüttüğünü belirten Yılmaz, 90 ila 100 yılı aşkın süredir çarşıda faaliyet gösteren işletmelerle röportajlar yaptığını anlattı. Ali Galip (1901), As Optik (1905), Yavuz Kitabevi (1913), Kahvecioğlu Kahve (1921), Manisalı Gıda (1922), Bor Kuyumculuk (1922), Hamza Rüstem Fotoğrafçılık (1925), Kuru Kahveci Hüseyin Efendi (1926) ve daha birçok köklü işletmenin hâlâ Kemeraltı’nda varlığını sürdürdüğünü aktaran Yılmaz, “Bu esnafların tamamı Kemeraltı’na güçlü bir aidiyet duyuyor” dedi.
‘Old town’ vurgusu
Kemeraltı’nın geleceğine ilişkin önerilerini de paylaşan Yılmaz, altyapı ve üstyapı sorunlarının bütüncül bir yaklaşımla çözülmesi gerektiğini vurguladı. Yılmaz, “Kemeraltı’nda planlı, kurallı ve sürdürülebilir bir çarşı düzeni oluşturulmalı. Yurtdışındaki ‘old town’ örnekleri bunu başarıyla uyguluyor. Bizim de bu modeli Kemeraltı’na uyarlamamız gerekiyor” sözlerine yer verdi. Etkinlik ve projelerin esnaf, sanatçı, zanaatkâr ve bölgede yaşayan tüm paydaşlarla birlikte planlanmasının önemine dikkat çeken Yılmaz, Kemeraltı’nın gece de yaşayan, güvenli, aydınlatması güçlendirilmiş ve sosyal-kültürel açıdan aktif bir çarşı haline getirilmesi gerektiğini söyledi. Otopark sorununun çözülmesi, güvenliğin artırılması ve tarihi dokuyu koruyan otantik bir çarşı kimliğinin güçlendirilmesinin şart olduğunu belirten Yılmaz, “Kemeraltı’nı yerel, ulusal ve uluslararası ölçekte cazibe merkezi haline getirmeliyiz” ifadelerini kullandı.
“Kemeraltı için planlı, kurallı ve sürdürülebilir bir düzen şart”
Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu Toplantısı’nın konuğu olan Dr. Sosyolog Buket Yılmaz, İzmir’in kalbi Kemeraltı Çarşısı’nın dünü, bugünü ve yarınına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
Paylaş: