.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Kemeraltı için ne yapabiliriz? Eleştiriden çözüme

Okuma Süresi: 6 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Kemeraltı için ne yapabiliriz? Eleştiriden çözüme
Kemeraltı için ne yapabiliriz? Eleştiriden çözüme
Paylaş:
Kemeraltı üzerine yazarken çoğu zaman karşılaştığımız sorunlardan söz ediyoruz. Bakıma ihtiyaç duyan sokaklar, fiziksel koşullar, dükkânların kapanmasının ardından sessizleşen alanlar, gençlerin gündelik yaşamında giderek daha az yer tutan bir çarşı…

Bunların her biri üzerinde durulması gereken meseleler. Ancak bir noktada kendimize şu soruyu sormamız gerekiyor: Kemeraltı’nın sorunlarını sıralamanın ötesine geçerek çözümün bir parçası olmak için ne yapabiliriz?

Çünkü bir kentin geleceği yalnızca sorunlarının tespit edilmesiyle değil, bu sorunlara yönelik ortak bir iradenin ve uygulanabilir çözümlerin geliştirilmesiyle şekillenir.

Kemeraltı, İzmir’in geçmişinden bugüne ulaşan tarihî bir ticaret alanı olmanın çok ötesinde. Burası bir yaşam alanı, bir toplumsal hafıza mekânı ve farklı hayatların kesiştiği büyük bir kent parçası. Dolayısıyla Kemeraltı’nı korumak, yalnızca tarihî binaları ayakta tutmak değil; burada yaşamaya, üretmeye, alışveriş yapmaya ve bir araya gelmeye devam eden insanların ihtiyaçlarını da gözetmek anlamına geliyor.

Peki, nereden başlamalıyız?

Önce temel sorunları birlikte belirlemeliyiz

Kemeraltı için geliştirilecek çözümlerin ilk adımı, sorunları yalnızca uzaktan değerlendirmek yerine yerinde tespit etmek olmalı.

Hangi sokaklarda aydınlatma yetersiz? Nerelerde temizlik, altyapı, erişilebilirlik veya bakım sorunları yaşanıyor? Hangi bölgeler günün belirli saatlerinden sonra boşalıyor? Esnafın en çok zorlandığı konular neler? Yaşlılar, çocuklu aileler ve engelli bireyler çarşıda rahatça dolaşabiliyor mu?

Bu soruların cevapları, düzenli saha gözlemleriyle, esnaf ve ziyaretçilerle yapılacak görüşmelerle ve ilgili kurumlardan elde edilecek verilerle ortaya konabilir.

Üstelik bu çalışma bir kez yapılıp rafa kaldırılmamalı. Belirli aralıklarla tekrarlanarak sorunların azalıp azalmadığı izlenmeli.

Çünkü doğru çözüm, öncelikle sorunun nerede ve nasıl yaşandığını anlamaktan geçer.

Temizlik, aydınlatma ve erişilebilirlik ertelenmemeli

Kemeraltı’nın geleceğini konuşurken kültürel etkinliklerden, turizmden ve ekonomik canlılıktan söz edebiliriz. Ancak bunların hiçbiri temel kentsel ihtiyaçların yerini tutamaz.

Temiz, güvenli, aydınlık ve rahat dolaşılabilir bir çarşı, herkesin ortak beklentisidir.

Bu nedenle sokakların ve ortak kullanım alanlarının düzenli temizliği, atıkların uygun biçimde toplanması, yetersiz aydınlatmanın giderilmesi ve bozulan zeminlerin onarılması öncelikli çalışmalar arasında yer almalı.

Özellikle yaşlıların, engelli bireylerin, çocuklu ailelerin ve hareket kısıtlılığı yaşayan kişilerin çarşıda rahatça dolaşabilmesi için erişilebilirlik bütüncül biçimde ele alınmalı. Tarihî dokunun korunması ile erişilebilirliğin geliştirilmesi birbirine karşıt hedefler olarak görülmemeli; uygun koruma ve tasarım çözümleriyle birlikte düşünülmeli.

Bu çalışmalar yalnızca çarşının daha güzel görünmesini sağlamaz. İnsanların Kemeraltı’nda geçirdiği zamanı, mekânı kullanma biçimini ve buraya yeniden gelme isteğini de etkiler.

Kemeraltı yalnızca gündüz yaşayan bir çarşı olmamalı

Kemeraltı’nın belirli saatlerden sonra sessizleşmesi, üzerinde düşünülmesi gereken konulardan biri.

Elbette tarihî bir ticaret alanının günün her saatinde aynı yoğunlukta olması beklenemez. Ancak bazı bölgelerin akşam saatlerinde bütünüyle işlevsizleşmesi, hem ekonomik canlılık hem de kamusal yaşam açısından yeni sorular doğuruyor.

Burada çözüm, çarşının her sokağını gece hayatı alanına dönüştürmek değil. Kemeraltı’nın tarihî kimliğine ve çevresinde yaşayanların ihtiyaçlarına uygun, dengeli bir akşam yaşamı oluşturmak.

Belirli meydanlarda ve uygun sokaklarda kültür-sanat etkinlikleri, küçük konserler, söyleşiler, sergiler ve tarih yürüyüşleri düzenlenebilir. Uygun koşullara sahip işletmelerin daha uzun saatlerde faaliyet göstermesi teşvik edilebilir. Bununla birlikte gürültü, güvenlik, temizlik ve konut alanlarıyla uyum konuları da planlamanın parçası olmalı.

Amaç, Kemeraltı’nı yapay biçimde hareketlendirmek değil; insanların burada bulunmak için daha fazla nedeninin olmasını sağlamak.

Gençlerin Kemeraltı ile yeniden bağ kurmasını sağlamalıyız

Bir kentin tarihî alanları, gençlerin yalnızca geçmişi öğrenmek için ziyaret ettiği yerler olmamalı. Gençler bu alanların bugünkü yaşamının da bir parçası olabilmeli.

Kemeraltı’nda üniversitelerle iş birlikleri kurularak gençlere yönelik atölyeler, tasarım buluşmaları, fotoğraf yürüyüşleri, kısa film gösterimleri, müzik etkinlikleri ve yaratıcı üretim çalışmaları düzenlenebilir.

Tarihî hanlar ve uygun mekânlar, kültürel üretime ve genç girişimcilere alan açacak biçimde değerlendirilebilir. Boş kalan ya da yeterince kullanılmayan mekânların, koruma ilkeleri gözetilerek geçici sergilere, öğrenci projelerine veya üretim atölyelerine ev sahipliği yapması sağlanabilir.

Burada gençleri yalnızca etkinliklere davet etmekle yetinmemek gerekir. Onların fikirlerini de dinlemeliyiz.

Kemeraltı’nın gençler tarafından nasıl algılandığını, neden tercih edildiğini ya da edilmediğini anlamak için üniversitelerle birlikte araştırmalar yapılabilir. Gençler çözümün hedef kitlesi olmanın yanı sıra, çözümün geliştirilmesine katılan aktörler hâline gelebilir.

Esnafı korumadan çarşıyı yaşatamayız

Kemeraltı’nın en önemli değerlerinden biri, burada yıllardır sürdürülen ticaret kültürü ve ustalık geleneği.

Bir dükkân kapandığında yalnızca bir ticari işletme kaybolmaz. Bazen yılların deneyimi, bir mesleğin bilgisi, bir müşteri ilişkisi ve kentin hafızasında yer etmiş bir hikâye de kaybolur.

Bu nedenle çarşının ekonomik geleceği üzerine düşünürken küçük esnafın ve zanaatkârların koşullarını göz ardı etmemeliyiz.

Esnafın ortak sorunlarını belirleyecek düzenli toplantılar yapılabilir. Dijital tanıtım, e-ticaret, işletme yönetimi ve yeni kuşaklara ulaşma konularında eğitim ve danışmanlık desteği sağlanabilir. Geleneksel üretim yapan ustalarla gençlerin bir araya geleceği çıraklık, mentorluk ve atölye programları geliştirilebilir.

Ayrıca Kemeraltı’nın yalnızca büyük ve görünür işletmelerden ibaret olmadığı unutulmamalı. Küçük dükkânlar, aile işletmeleri, zanaatkârlar ve uzun yıllardır burada faaliyet gösteren esnaf da çarşının geleceğine ilişkin kararlarda söz sahibi olmalı.

Çünkü Kemeraltı’nı yaşatan yalnızca ticaretin kendisi değil, ticaretin etrafında oluşan toplumsal ilişkilerdir.

Tarihî mirası korurken yaşayan Kemeraltı’nı unutmamalıyız

Kemeraltı’nın tarihî dokusunu korumak elbette temel önceliklerden biri. Ancak koruma anlayışı yalnızca yapıların fiziksel varlığına odaklanmamalı.

Bir hanın, dükkânın veya sokağın değeri, mimari özelliklerinin yanında orada üretilen, satılan, konuşulan ve hatırlananlarla da ilişkilidir.

Bu nedenle tarihî yapıların korunması, geleneksel zanaatların sürdürülmesi, esnaf hikâyelerinin kayıt altına alınması ve gündelik yaşam pratiklerinin belgelenmesi birlikte düşünülmeli.

Üniversiteler, yerel yönetimler, meslek odaları ve kültür kurumları ortak çalışmalar yürüterek Kemeraltı’nın sözlü tarihini, ticaret kültürünü ve değişen toplumsal yapısını belgeleyebilir. Bu birikim, yalnızca arşivlerde saklanan belgeler olarak kalmamalı; sergilere, dijital haritalara, yürüyüş rotalarına ve eğitim çalışmalarına da dönüşebilmeli.

Böylece Kemeraltı geçmişini yalnızca anlatan değil, geçmişiyle bugün arasında bağ kurabilen bir alan hâline gelebilir.

Çözümün parçası olmak için birlikte hareket etmeliyiz

Kemeraltı’nın sorunlarını tek bir kurumun çözmesini beklemek gerçekçi değil. Yerel yönetimlerin, ilgili kamu kurumlarının, esnafın, meslek odalarının, üniversitelerin, sivil toplum kuruluşlarının ve Kemeraltı’nı kullanan insanların ortak bir zeminde buluşması gerekiyor.

Bu amaçla düzenli toplanan, görevleri ve sorumlulukları açıkça belirlenmiş bir iş birliği mekanizması kurulabilir. Belirlenen sorunlar öncelik sırasına konulabilir; her çalışma için sorumlu kurum, takvim ve ölçülebilir hedefler oluşturulabilir. Yapılan çalışmaların sonuçları da kamuoyuyla paylaşılabilir.

Örneğin ilk aşamada temizlik, aydınlatma ve erişilebilirlik gibi temel sorunlara odaklanılırken, eş zamanlı olarak gençlerin katılımı, esnafın desteklenmesi ve kültürel etkinliklerin geliştirilmesi için orta ve uzun vadeli programlar hazırlanabilir.

Böylece Kemeraltı için yapılan çalışmalar birbirinden kopuk müdahaleler olmaktan çıkar, ortak bir hedef doğrultusunda ilerleyebilir.

Elbette bütün sorunlar kısa sürede çözülemez. Ancak hangi sorunun öncelikli olduğunun belirlenmesi, sorumlulukların açıkça tanımlanması ve ilerlemenin düzenli olarak izlenmesi önemli bir başlangıçtır.

Kemeraltı hepimizin sorumluluğu

Kemeraltı’nı yalnızca belediyenin, esnafın ya da kültürel miras uzmanlarının sorumluluğuna bırakmak, bu alanın toplumsal anlamını eksik değerlendirmek olur.

Buraya gelen bir ziyaretçinin, alışveriş yapan bir müşterinin, bir araştırmacının, bir öğrencinin ya da İzmir’de yaşayan herhangi bir yurttaşın da katkısı olabilir.

Çöpünü yere atmamak, tarihî yapılara zarar vermemek, yerel esnafı desteklemek, bir zanaatkârın emeğini görünür kılmak, yaşanan sorunları doğru kanallardan bildirmek ve Kemeraltı’nın kültürel değerlerini başkalarıyla paylaşmak küçük ama anlamlı adımlardır.

Ancak bireysel sorumluluk, kamusal hizmetlerin ve kurumsal görevlerin yerine geçmez. Yurttaşların katkısı ile kurumların sorumluluğu birbirini tamamlamalıdır.

Çünkü Kemeraltı yalnızca geçmişten devraldığımız bir miras değil, geleceğe nasıl aktaracağımıza bugün karar verdiğimiz ortak bir yaşam alanıdır.

Bugüne kadar Kemeraltı’nın sorunlarını konuştuk. Bundan sonra bu sorunların çözümü için ne yapılabileceğini daha fazla tartışmalıyız.

Eleştiri gereklidir; çünkü sorunları görünür kılar. Fakat eleştirinin gerçek gücü, çözüm arayışına dönüştüğünde ortaya çıkar.

Kemeraltı’nı yaşatmak, yalnızca onu korumak değil; burada hayatın devam edebilmesi için gerekli koşulları birlikte oluşturmaktır.

Belki de artık kendimize yalnızca “Kemeraltı’nda neler yanlış gidiyor?” diye değil, şu soruyu da sormalıyız:

“Kemeraltı’nın geleceği için bugün hangi somut adımı atabiliriz?”

Çünkü Kemeraltı’nın geleceği, yalnızca geçmişin bize bıraktıklarına değil, bugün birlikte yapabileceklerimize de bağlı.