.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Kemeraltı: Farklı hayatların buluşma noktası

Okuma Süresi: 4 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Kemeraltı: Farklı hayatların buluşma noktası
Kemeraltı: Farklı hayatların buluşma noktası
Paylaş:
Kemeraltı üzerine yazdığım önceki yazılarda, bu tarihî çarşının bugün karşı karşıya olduğu bazı sorunlardan söz ettim. Fiziksel koşullar, bakım ve onarım ihtiyacı, bazı sokakların günün belirli saatlerinden sonra sessizleşmesi, gençlerin kentteki başka buluşma noktalarına yönelmesi… Bütün bunlar Kemeraltı’nı konuşurken üzerinde durmamız gereken meseleler.
Ancak bu kez başka bir konunun peşine düşmek istiyorum: Bütün bu eksikliklere rağmen insanlar neden hâlâ Kemeraltı’na geliyor? Üstelik yalnızca tek bir kesim değil.
Kemeraltı’nda dolaştığınızda farklı yaşlardan, farklı gelir gruplarından, farklı mesleklerden ve farklı yaşam biçimlerinden insanların aynı sokaklarda karşılaştığını görürsünüz.
Kimi alışveriş için gelir. Kimi yıllardır tanıdığı esnafı ziyaret etmek için.  Kimi belirli bir ürünü başka yerde bulamadığı için. Kimi yemek yemek, kahve içmek ya da bir işini halletmek için. Kimi tarihî dokunun içinde dolaşmak, geçmişle temas etmek için. Kimi ise çocukluğundan beri bildiği bir yere yeniden dönmek için…
Bu nedenle Kemeraltı’nı yalnızca bir alışveriş alanı olarak görmek, buradaki toplumsal hareketliliği anlamak için yeterli değildir. Peki,Kemeraltı’nın ziyaretçisi kim? Kemeraltı’nın en önemli özelliklerinden biri, tek tip bir kullanıcı profiline sahip olmamasıdır. Burada farklı gelir gruplarından insanların aynı mekânı farklı amaçlarla kullandığını görürüz.
Daha uygun fiyatlı ürün arayan bir kişiyle belirli bir zanaat ürününün peşinde olan başka bir kişi aynı sokakta karşılaşabilir. Yıllardır aynı dükkândan alışveriş yapan bir İzmirliyle, kenti ilk kez ziyaret eden bir turist yan yana yürüyebilir. Esnaf, öğrenci, emekli, çalışan, araştırmacı ve turist aynı kamusal alanı paylaşabilir.
Bu çeşitlilik Kemeraltı’nın önemli bir sosyolojik özelliğidir. Çünkü kent yaşamında farklı toplumsal grupların birbirleriyle karşılaşabileceği alanlar her zaman aynı ölçüde fazla değildir.
Günümüz kentlerinde insanlar çoğu zaman kendi yaşam tarzlarına, gelir düzeylerine ve sosyal çevrelerine uygun mekânlarda vakit geçiriyor. Bazı kafeler, restoranlar, alışveriş merkezleri ya da sosyal alanlar belirli grupların daha yoğun kullandığı mekânlara dönüşebiliyor.
Kemeraltı ise bütün bu ayrımların tamamen ortadan kalktığı bir yer olmasa da, farklı hayatların birbirine temas edebildiği bir karşılaşma alanı olma özelliğini hâlâ koruyor.

Alışverişten daha fazlası var
Kemeraltı’nın insanları kendisine çekmesinin nedenlerinden biri elbette ekonomik çeşitlilik. Farklı bütçelere hitap eden ürünlerin bulunabilmesi, küçük esnafın varlığı, pazarlık kültürü, ürün çeşitliliği ve belirli ürünlerin hâlâ Kemeraltı ile özdeşleşmiş olması, çarşının canlılığını sürdüren unsurlar arasında. Fakat Kemeraltı’nda alışveriş yalnızca ekonomik bir faaliyet değildir.
Burada alışverişin içinde bir ilişki de vardır. “Ben bunu yıllardır buradan alırım. Şu dükkândaki esnafı tanıyorum. Bunu başka yerde bulamam. Benim istediğim ürünü burada biliyorlar.” Bu cümleler aslında bize önemli bir şey anlatır. İnsanların bir mekâna bağlılığı yalnızca orada ne bulduklarıyla değil, o mekânla nasıl bir ilişki kurduklarıyla da ilgilidir.
Kemeraltı’nda esnaf ile müşteri arasındaki tanışıklıklar, yıllar içinde oluşan güven ilişkileri ve tekrar eden karşılaşmalar bu nedenle önemlidir. Bir dükkâna girdiğinizde yalnızca bir ürün satın almazsınız. Bazen tanıdığınız bir insanla konuşur, hâl hatır sorar, kısa bir sohbet eder ve sonra yolunuza devam edersiniz. Bu küçük karşılaşmalar, kentin sosyal dokusunu oluşturur.

Bir çarşı, aynı zamanda bir karşılaşma alanıdır

Sosyolojik açıdan baktığımızda kamusal mekânların önemli işlevlerinden biri, insanların birbirleriyle karşılaşmasını sağlamaktır. Kemeraltı bu açıdan oldukça özel bir örnektir. Dar sokaklarında yürürken birbirinden tamamen farklı hayatların yanından geçersiniz.
Bir esnaf dükkânının önünde yıllardır devam eden bir sohbeti duyarsınız. Bir sokak başında alışveriş yapan insanlarla karşılaşırsınız. Bir hanın içinde çalışanları, başka bir sokakta zanaatkârları, bir başka köşede turistleri görürsünüz.
Bazen bu insanların hiçbir ortak özelliği yoktur. Ama aynı mekândadırlar. Ve kent yaşamının önemli bir tarafı tam da budur: Birbirimize benzemediğimiz insanlarla aynı mekânı paylaşabilmek. Kemeraltı’nın değerini yalnızca tarihî yapılarında değil, bu karşılaşma kapasitesinde de aramak gerekir.

Peki gençler?
Kemeraltı’nın geleceği konuşulurken en çok üzerinde durduğumuz gruplardan biri gençler. Gençlerin Alsancak, Bostanlı, Urla, Çeşme gibi farklı buluşma noktalarına yöneldiğini; Kemeraltı’nın ise gençlerin gündelik sosyal hayatında eskisi kadar merkezi bir konumda olmadığını gözlemleyebiliyoruz. Ancak bu durum gençlerin Kemeraltı ile ilişkisinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
Alışveriş, yeme-içme, kültür-sanat, tarihî mekânlar, etkinlikler ve farklı deneyimler üzerinden gençlerin Kemeraltı ile yeniden ilişki kurabileceği alanlar var. Burada önemli olan soru belki de şu: Kemeraltı gençlerin kent yaşamındaki ihtiyaçlarına nasıl daha fazla cevap verebilir? Çünkü bir kentin geleceği, gençlerin o kentte kendilerine yer bulabilmesiyle yakından ilişkilidir.
Kemeraltı’nın gücü biraz da çeşitliliğinde. Kemeraltı’nın en önemli özelliklerinden biri, tek bir kimliğe indirgenememesidir.  Burası yalnızca tarihî bir çarşı değildir. Yalnızca alışveriş yapılan bir yer değildir.
Yalnızca turistlerin gezdiği bir alan da değildir. Kemeraltı; çalışanların, esnafın, öğrencilerin, emeklilerin, turistlerin, araştırmacıların, zanaatkârların ve farklı toplumsal kesimlerin yollarının kesiştiği büyük bir kent mekânıdır. Bu nedenle Kemeraltı’nı değerlendirirken yalnızca “Nesi eksik?” diye sormak yeterli değildir.

Bir başka soruyu da sormamız gerekir: İnsanlar burada ne buluyor? Cevap bazen bir üründür. Bazen uygun bir fiyattır. Bazen yıllardır tanınan bir esnaftır. Bazen bir alışkanlıktır. Bazen çocukluk anısıdır. Bazen bir karşılaşmadır. Bazen de yalnızca kentin içinde kendine ait hissettiği bir yerdir.
Belki de Kemeraltı’nın asıl çekim gücü tam burada saklıdır. İnsanlar yalnızca bir şey satın almak için değil, bir ilişkiyi sürdürmek, bildikleri bir yere dönmek, tanıdıkları insanlarla karşılaşmak ve kendilerini kentin bir parçası olarak hissetmek için de mekânlara giderler.
Kemeraltı’nın geleceğini konuşurken bu sosyal boyutu gözden kaçırmamak gerekiyor. Çünkü bir çarşıyı yalnızca binaları yaşatmaz. Onu, o binaların içinde kurulan ilişkiler yaşatır.
Kemeraltı’nın sokaklarında farklı hayatlar yan yana yürümeye devam ettiği sürece, burası yalnızca geçmişin izlerini taşıyan tarihî bir alan değil, İzmir’in yaşayan kent hayatının önemli bir parçası olmaya devam edecektir.
Belki de Kemeraltı’nın geleceği için en önemli soru şudur: Farklı hayatların yeniden buluşabileceği bu alanı nasıl daha canlı, daha erişilebilir ve daha yaşanabilir hâle getirebiliriz? Çünkü Kemeraltı’nın değeri yalnızca geçmişinde değil. Birlikte yaşama ihtimalinde de saklıdır.