Son okuduğum kitap Yunanistan Maliye Eski Bakanlarından Yanis Varoufakis’in “Tekno Feodalizm Kapitalizmi Öldüren Neydi?” kitabı. Kendisi aynı zamanda “Kızımla Ekonomi Sohbetleri; Kapitalizmin Kısa Tarihi” adlı kitabında yazarı. Yazar hem ekonomist hem siyasetçi ve hem de akademisyen. Yunanistan’ın daha önce yaşadığı “Borç Krizi” sırasında Maliye Bakanlığı yapmış olup A.B. tarafından dayatılan kemer sıkma önlemlerine karşı çıkmasıyla uluslararası alanda tanınmıştır. Kendisinin deyişiyle kitabının 1. ve 2. bölümlerinde kapitalizmin on yıllardaki metamorfozları (şekil değiştirmeleri) anlatılmaktadır.
Babasından çok etkilenmiş olan yazar, babasının 1993'te sorduğu görünüşte basit bir soruya verdiği cevapla kitabını sonlandırmaktadır. Yanis, çocukken babası ona şu soruyu sorar. “Yanis, bu gördüğün şeyin değeri nedir? Fiyatı mı? değeri mi? Yanis önce fiyatı derdi babası da düzeltirdi.“Hayır oğlum fiyat başka şey, değer başka şey. Fiyat etiketin üstündeki sayı. Değer ise o şeyin bize sağladığı fayda, emek anlam.” Babası bu soruyla kapitalizmin en temel ayrımını öğretmişti. Piyasa fiyatı ile gerçek değer farkını. Nitekim Varoufakis çocuklukta aldığı o dersten ilhamla kitabın temel tezi olan “kapitalizmi kapitalizm öldürdü.” fikrinin temelini oluşturdu. Buna göre bugünkü tekno-feodalizm, yani Amazon Meta ve benzeri platformlar “fiyat” koymuyor, vergi-haraç koyuyor. Emeğin yarattığı değerden pay çalıyorlar. Fiyatı sıfır gibi gösterip değeri sömürüyorlar. Değer emekle üretilir ama bulut ağaları bulut teknolojileri ile değeri vergilendirirler.
Kitabın 1. bölümü Heseidos'un Ağıtı” ile başlıyor. Heseidos Antik Yunan şairidir. Eserlerinde insanlığın teknoloji ve icraatlar yüzünden kendi sonunu getireceğine dair duyduğu derin endişe ve karamsarlığı ifade eden düşünceler yer alır. Ünlü eseri “İşler ve Günler” de insanlık tarihini beş çağa ayırır. Onun ağıtı özellikle “Demir Çağ”la ilgilidir. Heseidos,“Demir Çağ”ında adaletin kaybolduğunu güç ve kötülüğün dünyaya hâkim olduğunu savunmuştur. Ünlü sözü “Demir Çağ’ında değil de daha önce ölseydim ya da sonra doğsaydım” bu bağlamda ağıt, insanlığın teknolojik olarak güçlendikçe kendi ruhunu körelttiğine ahlaki değerlerin yozlaştığına ve teknolojinin yol açtığı bu kontrolsüz gücün gelecekte insanlığı yok edeceğine dair duyulan tarihi bir üzüntüyü ifade ediyor. Varoufakis de aynen Heseidos'un demirin icadından duyduğu kaygıya benzer bir şekilde modern çağdaki bulut teknolojilerinin (Cloud-Capital) ve algoritmaların insan emeğini sömürerek kapitalizmi öldürdüğünü ve insanlığı dijital birer “serf”e köleye çevirdiğini savunmaktadır. Kitapta sözü edilen ilginç kavramlar da “Bulut Sermayesi” ve “Bulut Derebeyleri” ile “Bulut Proleterleri”.Kitabın en çarpıcı analizi, algoritmaların bizim adımıza kararlar alması üzerinedir. Adeta arzularımız bulut ağları tarafından imal ediliyor ve tüketiciler olarak özgür irademizi kaybediyoruz. İkinci olarak kapitalizmin kendi evrimiyle kendi sonunu hazırlıyor olması da çarpıcı bir tespit. Bizlere düşen de belki ilk adım olarak dijital ayak izlerimizi (çerezleri sınırlayıp platformlara veri beslemeyi) azaltmaya başlamamız gerekiyor.
Kapitalist sistemlerin sağlıklı işleyebilmesinin yegâne unsuru “Gelirin Bölüşümü” konusunu tekrar ele almalarında yatıyor. Adaletsiz bölüşümler zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan bir düzene evriliyor. Sisteme güven kayboluyor. Nitekim M.Ö 700 yılında Heseidos “İşler ve Günler” kitabında “Adaletsiz bölüşüm olan yerde tanrılar bereketi keser.”diyor. Ülkemizde de üretim faktörleri içinde emeğin bölüşümden aldığı pay reel olarak gittikçe azalıyor. (TÜİK istatistikleri bile gelir dağılımı verileri ile bunu göstermekte,) Maliye Bakanlığının son yıllarda aldığı önlemlere rağmen hala kayıt dışı ekonomi tam anlamıyla azaltılamadı. Vergi tabanı daralınca kamu harcaması borçla finanse ediliyor. Borç faizi alt gelir gruplarına gidecek pozitif ayrımcılığı yok ediyor. Özetle anayasal bir ilke olarak herkesin gelirine göre vergilendirilmesini, servet ve gelir korelasyonunu dikkate alan adil bir bölüşüm düzeninin mutlaka sistemin tamponu olarak gündeme getirilmesini düşünmeliyiz. Aksi halde küresel olarak dijital köleliğe hızla yol almayı engelleyemeyeceğiz.
Kapitalizmi öldüren neydi? Tekno feodalizm
Kapitalizmi öldüren neydi? Tekno feodalizm
Paylaş: