Kapitalizm, kapitalizmden korkuyor
Kapitalizm, kapitalizmden korkuyor
Paylaş:
İnsanlar önce inandılar, sonra inançlarından bir akıl türettiler. Bu türetilmiş akıl; onları birbirleriyle dövüştürüp rekabet ettiren, savaştırıp ayrıştıran bir akıldı. Biz bu akla diyalektik akıl, bu akılla yaşayan insana da diyalektik insan diyoruz.
Diyalektik insan bu iki boyutlu aklıyla önce ticaret yaptı, birbirini üttü. Sonra sömürgecilik yaptı, birbirini soydu. Sonra aynı akılla, bilim yaptı dünyayı anlamaya çalıştı. Giderek kavramlar üreterek; kendini ‘’birey’’, içinde yaşadığı düzeni ‘’liberal’’ diye tanımladı. Bu kavramlardan; liberal demokrasiyi, liberal ekonomiyi ve Kapitalizmi türetti. Ama türettiği kapitalizmi ve onun sistemini bir türlü anlayamadı.
İnsanlık yaşadığı sürecin son 500 yılında; para, banka, borsa, Rezerv Para ve fonlar yoluyla dünyada oluşan servetin %90’ınıinsanların %1’inin eline verdi.Bugün; KAPİTALİZMİN FİNANSMANINI sadece ÜÇ BÜYÜK FON yönetiyor.
Blackrock, Vanguard Ve Statestreet
Yani kapitalizm “Fonlar Çağı”nı yaşıyor. Fonların en büyüğü Blackrock’dır. Sahibi ve CEO’su Larry Fink’dir.
A. Larry Fink Kimdir?
Laurence Douglas yani ‘’Larry’’ kimdir? Doğal olarak ABD vatandaşı ve Yahudi’dir. Çoğumuz farkında değiliz ama Larry Fink; bugün Dünya kapitalizmin en önemli figürüdür. Kurucusu olduğu Black Rock; bugün yaklaşık 12 trilyon dolarlık bir büyüklüğe sahiptir. Bu güç; özelleştirmeler, emeklilik fonlarının piyasaya açılması, borçlanma ekonomisi ve finansallaşma dalgalarıyla adım adım kurulmuştur.
Black Rock; küresel sermayenin nabzını tutar, devletlerden daha büyük portföyleri yönetir. O meşhur bankerlerin, borsacıların ve teknoloji şirketlerinin görünmeyen ortağıdır. Kapitalist elitlerin en büyüğüdür. İşte bu en büyük kapitalist elit, bu sene Davos’ta çıktı dedi ki;“Kapitalizm 30 yıldır halka hiçbir şey vermedi. Bu yüzden kapitalizm tarihin en büyük sınavıyla karşı karşıya ve sınıfta kalmak üzere. Kapitalizmin son büyük faciasına hazır olun”
Larry Fink’in bu cümleleri ekonomi yorumu değildir. Bu cümleler; dünyanın en büyük sermaye fonunun başında duran bir ismin, ilk kez kendi kurduğu düzenin sonuçlarından ürktüğünüve korktuğunu ilan etmesidir.
Kapitalizm bugüne kadar sömürüye dayalı olarak ve krizlerini ihraç ederek yaşadı; bedeli çevre ülkelere, çalışan insanlara ve çalışan insanları borçlandırarak geleceğe ödetti. Bugün ise kriz merkeze geldi. Bu yüzden Davos’ta Larry Fink’in kullandığı dil; artık bir vizyon değil, savunma ve uyarı dilidir.
B. Fink daha neler dedi neler?
Fink; kapitalist elitlerin gözlerinin içine baka baka açtı ağzını yumdu gözünü ve şunları söyledi:
1) Kapitalizm paylaşılmış refah üretemedi.
Berlin Duvarı’nın yıkılışından bu yana tarihin en büyük serveti üretildi. Ama bu servet toplumlara yayılmadı; dar bir küresel azınlığın cebine girdi. Bu kadar adaletsiz bir dağılımı hiçbir toplum uzun süre kaldıramaz. Sonunda sistem çöker. Bu yalnızca ahlaki bir sorun değil, sistemin sürdürülebilirliğini tehdit eden yapısal bir çöküştür. Sistemde; büyüme vardır ama paylaşma yoktur.
2) Yapay zekâ beyaz yakalıyı yutuyor.
Geçmişte küreselleşme mavi yakalıyı vurmuştu.Şimdilerde yapay zekâ, beyaz yakalıları; avukatları, analistleri, muhasebecileri ve akademisyenleri hedef alıyor. Kapitalist düzenin taşıyıcısı bu insanları hedef alıyor. Bu bir teknoloji meselesi değil; kapitalizmin taşıyıcı yapısının çözülmesidir. Bu yapı çökerse, siyasal denge ve toplumsal rıza da çöker.
3) Enerji faturası yeni sömürünün adı oldu.
Yapay zekâ devasa enerji üreten yeni merkezlere ihtiyaç duyuyor. Bu merkezler kurulurken gereken milyarlarca dolarlık alt yapı ve ek enerji maliyetleri; elektrik dağıtım şirketleri tarafından ‘’hizmet bedeli’’ veya ‘’ek yük’’ adı altında genel şebekeye yani doğrudan sizin, benim faturalarıma yansıtılıyor. Yani siz evde çay demlerken dev şirketlerin yapay zekasını besleyen sistemin masrafına ortak ediliyorsunuz.
4) Davos bir illüzyon
Burada toplanmış bir grup elit, herkesin dünyasını şekillendirmeye çalışıyor. Ama asıl darbeyi yiyecek olan halkın bu masada sandalyesi bile yok.
5) Halk masada yok
Fink’in belki de en kritik cümlesi budur. Kendisi de dâhil olmak üzere Davos’taki karar vericiler, milyonların hayatını ve geleceğini etkileyen meseleleri tartışırken halk bu masada yoktur. Çünkü bugüne kadar halk, karar verici değil; ‘’uyum sağlaması gereken unsur’’ olarak görülmüştür.
6) Halk seyirci olmaktan çıkarılmalıdır
Fink sistemin tamamen çökmemesi için tek bir yol sundu. ‘’Halkı büyümenin sadece kurbanı veya seyircisi olmaktan çıkarıp, onu kapitalist zenginliğin ortağı haline getirme zorundayız. Aksi taktirde; adaletsizliğin yarattığı öfke tüm dünyayı saracaktır.’’ dedi.
C. Bizim akıl manifestomuz
Larry Fink’in bu konuşması; dışarıdan bir itiraz değil, bir kapitalist elitin kendi yarattığı gücün kontrolden çıkmasından duyduğu bir kaygı ve korkudur. Kapitalist elitlerin ve siyasetçilerin kapitalizmi nereye götüreceği bilinmez ama bilinen bir gerçek var; dünya insanlarının bu bozuk akla dayalı kapitalizmi taşıyacak hali kalmamıştır.
Kapitalizmin sorunu yalnızca gelir dağılımı ve servet uçurumu değildir. Kapitalizmin esas sorunu; insanı, emeği ve doğayı dışlayan diyalektik akıl düzenidir. Bu yanlış gidiş, bu yanlış diyalektik artık sürdürülemez. Kapitalizmi makyajlamak yetmez; aklı değiştirmek gerekir.
Bizim önerimiz açıktır:
Dünyaya; insanı merkeze alan, emeği değersizleştirmeyen, enerjiyi, suyu ve havayı ortak varlık sayan, veriyi kamusal sorumlulukla yöneten yeni bir holistik akıl gereklidir. Bu yeni akıl ihtiyacı bir temenni değil; bir zorunluluktur.
Çünkü bugün korkması gereken sadece kapitalizm değildir. İnsanlık da geleceğinden korkmalıdır. Bu akıl değişmezse, çökecek olan yalnız kapitalizm değil, insanlığın geleceğidir. Kapitalizm bugün korkuyorsa, bu insanileştiği için değil; insanı dışlayarak kurduğu düzenin artık insan tarafından taşınamaz hale geldiğini fark ettiği içindir. Ve kapitalizm korkmakta haklıdır.