.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

“Kadınların potansiyelini desteklemek geleceği birlikte inşa etmektir”

Okuma Süresi: 6 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Oya Eroğlu, sürdürülebilir bir geleceğin kapsayıcı bir ekonomik düzenle mümkün olduğunu ve kadın girişimciliğinin bu dönüşümün en güçlü kaldıraçlarından biri olduğunu dile getirdi.
“Kadınların potansiyelini desteklemek geleceği birlikte inşa etmektir”
Paylaş:
ZEYNEP GÜREL
Girişimci İş Kadınları Federasyonu (GİFED) Başkanı ve Marmara Ve İç Anadolu Sanayi Ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) Başkan Yardımcısı Oya Eroğlu, kadın girişimciliğinden sürdürülebilirliğe, döngüsel ekonomiden yapay zekâya kadar birçok konuda Gözlem'in sorularını yanıtladı. Kadınların ekonomik ve sosyal yaşamda daha güçlü yer almasının önemine dikkat çeken Eroğlu, sürdürülebilirliğin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu söyledi.

- Kendinizi ve kariyer yolculuğunuzu kısaca anlatır mısınız?
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunuyum. Uzun yıllar spor hukuku alanında çalıştım. 16 yaşında bir kızım ve bir oğlum var. GİFED Başkanlığı'nın yanı sıra MARSİFED Başkan Yardımcılığı görevini de sürdürüyorum.

- GİFED Başkanlığına uzanan süreçte sizi en çok motive eden faktör neydi?
Üretmek. Sadece profesyonel hayatta değil, toplum için ve benden sonrası için de iyi ve güzel işler yapmak.

- İş hayatına başladığınız ilk yıllarda karşılaştığınız en büyük zorluk neydi?
Her şeyin mükemmel olması için çalışıyordum. Sonradan öğrendim ki mükemmel, iyinin düşmanıymış.

- Bir kadın girişimci olarak Türkiye'deki iş dünyasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye'de iş dünyası kadın girişimciler açısından önemli fırsatlar sunarken hâlâ bazı yapısal zorlukları da barındırıyor. Son yıllarda kadın girişimcilerin sayısı, görünürlüğü ve etkisi artıyor. Ancak finansmana erişim, karar alma mekanizmalarında temsil ve iş-aile yaşamı dengesi gibi konularda gelişime ihtiyaç var. Buna rağmen kadınların yenilikçi bakış açıları ve dayanıklılıkları, iş dünyasının dönüşümünde giderek daha belirleyici bir rol oynuyor.

- Bugün yeniden başlasanız farklı yapacağınız bir şey olur muydu?
Hayatımda değiştireceğim çok fazla şey yok. Her kararımı, o kararı verdiğim dönemin koşullarına göre değerlendiriyorum.

- Türkiye'de kadın girişimcilerin önündeki en büyük engeller sizce nelerdir?
Çocuk ve yaşlı bakımı sorumlulukları, finansmana erişim zorlukları ve kültürel kodlar.

- GİFED olarak kadın girişimcileri desteklemek adına hangi çalışmaları yürütüyorsunuz?
GİFED olarak temel hedefimiz kadın girişimcilerin ekonomik ve sosyal hayatta daha güçlü yer almasını desteklemek. Yeni projeler üretmekten çok, üye derneklerimizin projelerini ulusal ve uluslararası ölçekte görünür kılmayı ve kaynakların ortak kullanımını sağlamayı amaçlıyoruz.

- Liderlik anlayışınızı üç kelimeyle tanımlayabilir misiniz?
Vizyon, dayanışma ve dönüşüm.

- Genç kadınların iş hayatında daha fazla yer alabilmesi için neler yapılmalı?
Fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi, nitelikli eğitim ve mentörlük olanaklarının artırılması ve rol model kadın liderlerin görünürlüğünün desteklenmesi gerekiyor. Ayrıca finansmana, teknolojiye ve profesyonel ağlara erişimlerinin kolaylaştırılması, genç kadınların iş dünyasında daha güçlü ve sürdürülebilir bir şekilde yer almalarına katkı sağlayacaktır.

- Kariyerinin başındaki kadın girişimcilere en önemli tavsiyeniz ne olur?
Kendilerine ve fikirlerine güvenmeleri. Mükemmel zamanı beklemek yerine harekete geçmek, öğrenmeye açık olmak ve güçlü bir destek ağı oluşturmak başarı yolculuğunu hızlandırır. Zorluklar karşısında vazgeçmemek ve değişime uyum sağlayabilmek ise girişimciliğin en değerli becerilerindendir.

“Üretmek beni motive ediyor”

- DCube'u kurma fikri nasıl ortaya çıktı?
DCube 2018 yılında kuruldu. Ben ise şirketin 2022 yılında anonim şirkete dönüşüm sürecinde dâhil oldum. Kuran 3 kadın arkadaşım uzun yıllardır sürdürülebilirlik ve döngüsel ekonomi çalışan profesyoneller. 2018 yılında sürdürülebilirliğe ulaşma noktasında oluşan sistemsel bir tıkanıklık fakat bu tıkanıklığını nasıl aşılacağına bir fikir olmamasından yola çıkılmış. Yapılan literatür taraması ve dünyanın genel trendlerinin gittiği yön hangi metodolojiler olabilir diye olası çözümlere bakıldığında döngüsel ekonomi çok ciddi bir yaklaşım olarak ön plana çıkıyor ve aslında zamanla küresel ölçekte yaygınlaşacağı öngörülüyor. Bunun bir geri dönüşüm ekonomisi olmadığı çok daha kapsamlı bir model ve çok ciddi bir dönüşümün hızlandırıcı metodolojisi olduğu anlaşılarak sürdürülebilirlik danışmanlığından farklı olarak yani kurumsal sosyal sorumluluk projeleri, sürdürülebilirlik raporlamaları odağındaki ya da ESG çerçevesinden daha farklı ve daha geniş kapsamlı olarak dönüşümü sahada realize edebilmek için sürdürülebilir kalkınmanın döngüsel ekonomi odağını vurgulama tercih ediliyor. Dolayısıyla biz tam anlamıyla Türkiye'de bu noktada döngüsel ekonomi metodolojisi yaygınlaştırılarak sürdürülebilir kalkınmaya ulaşmayı hedefleyen ve bu doğrultuda farkındalık yaratan kapasite geliştiren mevcut durum ve analiz eden stratejik yol haritası hazırlayan ve bunu da sahada uygulama süreçleri ile realize eden öncü firmalardan biriyiz.

-Döngüsel ekonomi kavramını herkesin anlayabileceği şekilde nasıl açıklarsınız?
Döngüsel ekonomi, kaynakların "kullan-at" mantığıyla değil; yeniden kullan, onar, dönüştür ve tekrar üret anlayışıyla değerlendirildiği bir sistemdir. Yani bir ürünün ömrü bittiğinde çöp olmak yerine başka bir üretim sürecine yeniden kazandırılması hedeflenir. Böylece hem israf azalır hem de doğal kaynaklar daha verimli kullanılarak sürdürülebilir bir ekonomik yapı oluşturulur.

- Şirketlerin sürdürülebilirlik dönüşümünde en sık yaptığı hatalar nelerdir?
En yaygın hata, sürdürülebilirliği yalnızca bir raporlama ya da itibar meselesi olarak görmek. Sürdürülebilirlik stratejiye, iş modeline ve günlük operasyonlara entegre edilmediğinde yüzeyde kalıyor. Bir diğer hata, ölçülebilir hedefler koymamak ve dönüşümü kısa vadeli projelerle sınırlamak. Oysa sürdürülebilirlik, sürekli gelişim gerektiren uzun vadeli bir dönüşüm yaklaşımıdır.

- Türkiye'de döngüsel ekonomi konusunda hangi sektörlerin daha hızlı ilerlediğini düşünüyorsunuz?
Türkiye’de döngüsel ekonomi konusunda ambalaj, tekstil, otomotiv ve gıda sektörleri öne çıkıyor.

- Sürdürülebilirliği bir maliyet değil, fırsat olarak görmek neden önemli?
Çünkü sürdürülebilirliği yalnızca maliyet olarak görmek onu bir yük haline getiriyor. Oysa doğru yaklaşıldığında sürdürülebilirlik inovasyon, verimlilik ve rekabet avantajı yaratan bir fırsattır. Kaynakların daha etkin kullanılması, enerji tasarrufu, yeni iş modelleri ve yeşil dönüşüm yatırımları uzun vadede hem finansal kazanç hem de marka değeri sağlar. Bu nedenle sürdürülebilirlik, geleceğe yapılan stratejik bir yatırımdır.

Sürdürülebilirlik artık tercih değil zorunluluk

- Önümüzdeki 10 yılda iş dünyasını şekillendirecek en önemli trendler sizce neler olacak?
Dijital dönüşüm ve yapay zekânın iş süreçlerine tam entegrasyonu en önemli başlıklardan biri olacak.

- Yapay zekâ ve dijitalleşme sürdürülebilirlik çalışmalarını nasıl etkileyecek?
Yapay zekâ ve dijitalleşme sürdürülebilirlik çalışmalarını daha ölçülebilir, hızlı ve etkili hale getirecek. Bunun yanında sürdürülebilirlik ve yeşil ekonomi artık bir tercih değil zorunluluk haline gelecek. Esnek ve hibrit çalışma modelleri kalıcılaşırken, veri odaklı karar alma ve otomasyon tüm sektörlerde belirleyici olacak. Ayrıca yetenek yönetimi, sürekli öğrenme ve insan odaklı liderlik anlayışı rekabetin en kritik unsurlarından biri haline gelecek.

- Şirketlerin ESG ve sürdürülebilirlik alanında başarılı olabilmesi için öncelikleri ne olmalı?
Bu yaklaşımı ayrı bir proje olarak değil, iş stratejisinin temel bir parçası olarak görmek gerekiyor. Ayrıca sadece çevresel değil, sosyal ve yönetişim boyutlarını da dengeli şekilde ele almak uzun vadeli başarıyı destekler.

- Türkiye'nin yeşil dönüşüm sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye önemli bir potansiyel barındırıyor ancak hâlâ gelişim aşamasında bir yolculuk içinde. Özellikle sanayi, enerji ve ihracat odaklı sektörlerde dönüşüm ihtiyacı net şekilde görülüyor ve bu alanlarda adımlar atılıyor. Ancak sürecin hızlanması için finansmana erişim, teknoloji yatırımları ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi kritik önem taşıyor

Mükemmel zamanı beklemek fırsatları erteliyor

- Sizi en çok etkileyen lider veya rol model kimdir?
En büyük lider Mustafa Kemal Atatürk'tür. Ayrıca iş dünyasındaki ve sivil toplumdaki duruşuyla SEDEFED Başkanı Avukat Emine Erdem de benim için önemli bir rol modeldir.

- Yoğun iş temposunda motivasyonunuzu nasıl koruyorsunuz?
Yaptığım işin amacını ve etkisini kendime sürekli hatırlatırım. İşleri küçük ve yönetilebilir parçalara bölmek, kısa molalarla zihni yenilemek ve başarıları görünür kılmak da enerjiyi yüksek tutar. Ayrıca disiplin ile esnekliği dengelemek, sürdürülebilir motivasyonun en önemli unsurudur.

- Başarıyı nasıl tanımlıyorsunuz?
Başarı, yalnızca ulaşılan sonuç değil; hedeflere giderken değerlerinden ödün vermeden ilerleyebilmek ve sonunda hem üretken hem de içsel olarak tatmin hissedebilmektir.

- Hayatınız boyunca aldığınız en değerli tavsiye neydi?
Hayatım boyunca tavsiyelere ve eleştirilere açık oldum. Özellikle annemin ve babamın tavsiyeleri benim için çok belirleyici oldu.

- Bugünkü Oya Eroğlu'nun kariyerinin başındaki Oya Eroğlu'na vereceği tavsiye ne olurdu?
Koşulların mükemmel olmasını beklemek yerine başlamak ve süreç içinde gelişmek. Mükemmel zamanı beklemek çoğu zaman fırsatları erteler; asıl ilerleme, belirsizlik içinde adım atabilme cesaretinden gelir.

- Sürdürülebilir bir gelecek ve kadın girişimciliği konusunda toplumumuza vermek istediğiniz mesaj nedir?
Sürdürülebilir bir gelecek, kapsayıcı bir ekonomik düzenle mümkündür ve kadın girişimciliği bu dönüşümün en güçlü kaldıraçlarından biridir. Kadınların üretime, yeniliğe ve karar alma süreçlerine eşit katılımı sadece ekonomik büyümeyi değil, daha adil ve dayanıklı bir toplumu da beraberinde getirir. Kadınların potansiyelini desteklemek, aslında geleceği birlikte inşa etmektir.