Enerji sektöründe mühendislik temelli bir kariyer yolculuğundan yola çıkan Maspo Enerji Genel Müdürü Murat Solmaz, jeotermal enerjiyi yalnızca bir üretim alanı değil, çok boyutlu bir değer zinciri olarak tanımlıyor. Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedefleri ve sürdürülebilirlik ekseninde şekillenen vizyonlarını Gözlem Gazetesi’ne anlatan Solmaz, çocuklara yönelik hayata geçirdikleri “Damla Adamlar” kitap projesiyle de dikkat çekiyor.
1. Enerji sektöründeki kariyer yolculuğunuz nasıl başladı? Bu alana yönelmenizde belirleyici olan neydi?
Enerji sektörüyle yolumun kesişmesi, sanayinin işleyişine ve üretimin doğasına duyduğum ilgiyle başladı. Mühendislik kökenli bir profesyonel olarak üretim sahasında deneyim kazanırken, enerjinin modern dünyanın ve küresel rekabet gücünün üzerinde yükseldiği en stratejik altyapı olduğunu fark ettim. Türkiye’nin enerjide kendi kendine yetebilme vizyonuyla attığı adımlar da benim için güçlü bir motivasyon kaynağı oldu.
Kariyer rotamı çizerken operasyonel derinliği olan jeotermal enerji alanı özellikle ilgimi çekti. 'Zor olanı seçme' arzusuyla bu potansiyeli bir aile şirketi vizyonuyla hayata geçirmeye karar verdik. Bugün küresel enerji krizleri ve karbon düzenlemeleri ışığında bu kararın ne kadar sağlam bir temel olduğunu daha net görüyorum.
2. Bugün Maspo Enerji’yi nasıl tanımlarsınız?
Maspo Enerji’yi yalnızca teknik verilerle tanımlamak eksik kalır. 40 MWe kurulu gücümüz ve yıllık yaklaşık 350 GWh üretim kapasitemizle somut bir büyüklüğü temsil ediyoruz. Ancak Maspo, Gürmen Group’un sürdürülebilirlik vizyonunu reel sektöre entegre eden kritik bir 'yeşil kaldıraç' rolü üstleniyor.
Karbon nötr hedefiyle uyumlu vizyonumuz bizi bir enerji üreticisinden öte 'Entegre Enerji Çözüm Ortağı' konumuna taşıyor. Maspo, farklı disiplinlerden mühendislerin bir araya geldiği, Ar-Ge odaklı dinamik bir organizasyon. Ürettiğimiz enerjiyi sanayi, moda ve teknolojiyle entegre eden özgün bir model kurduk.
3. Maspo Enerji’yi rakiplerinden ayrıştıran en temel fark nedir?
Maspo Enerji’yi ayıran temel fark, doğaya duyulan saygı ile teknolojik vizyonun birleştiği özgün ekosistemdir. Paydaşlarla bilgi paylaşımını önemseyen bir kültür benimsiyoruz.
Jeotermal Ar-Ge Merkezimiz sayesinde kendi çözümlerimizi geliştirerek maksimum verim elde ediyoruz. Bu derinliği, Gürmen Group’un dikey entegrasyon modeliyle birleştirerek güçlü bir yapı oluşturduk.
ALA-1 ve ALA-2 santrallerimizdeki ‘BinaryCycle’ teknolojisinden döngüsel ekonomi yaklaşımına kadar her adımda sürdürülebilir sanayinin merkezinde yer alıyoruz.
4. Önümüzdeki 3-5 yıl için büyüme stratejinizde hangi alanlar öne çıkıyor?
Önümüzdeki dönemde jeotermal enerjiyi çok boyutlu bir değer zinciri olarak konumlandırıyoruz. En önemli odağımız Ar-Ge faaliyetlerini ileri taşımak.
Verimliliğin artırılması, döngüsel ekonomi kapsamında ısı kullanımının genişletilmesi ve 'jeotermal madenciliği' gibi alanlara odaklanıyoruz.
Gürmen Group’un yatırım ekosistemiyle enerjiyi farklı sektörlerle entegre ederek sürdürülebilirliği bütüncül bir modele dönüştürüyoruz.
5. Türkiye enerji sektöründe en kritik başlıklar neler?
Türkiye’nin enerji geleceği, jeopolitik konumu ve küresel dönüşümle birlikte şekilleniyor. Arz güvenliği konusunda önemli adımlar atılıyor.
Ancak en kritik başlık nitelikli insan kaynağı. Sürdürülebilir bir enerji geleceği ancak yetişmiş insan gücüyle mümkün. Jeotermal gibi teknik alanlarda bu yatırım stratejik önem taşıyor.
6. Yenilenebilir enerjide fırsatlar ve riskler neler?
En büyük fırsat, teknolojik inovasyonla verimlilik sınırlarının genişlemesi. Jeotermal gibi baz yük sağlayan kaynaklar öne çıkıyor. En ciddi risk ise bilgi eksikliği ve yanlış algılar. Bunun yanında finansmana erişim ve regülasyonlar da dikkatle yönetilmesi gereken alanlar. Maspo olarak bu riskleri doğru mühendislik ve şeffaf iletişimle minimize etmeyi hedefliyoruz.
7. Arz güvenliği ile sürdürülebilirlik dengesi nasıl kurulmalı?
Bu iki kavram birbirini dışlayan değil, doğru stratejiyle birbirini besleyen unsurlar. Jeotermal enerji hem arz güvenliğini hem de ekolojik dengeyi sağlayabilen nadir kaynaklardan biri. Kapalı devre sistemlerle kaynağın doğaya iade edilmesi sürdürülebilirliği operasyonel bir gerçekliğe dönüştürüyor.
8. Sizi en çok zorlayan kırılma anı neydi?
En önemli kırılma anlarından biri, jeotermal enerji hakkında toplumdaki bilgi eksikliğiydi.
Bu durumu teknik bir kriz değil, toplumsal bir anlatı meselesi olarak ele aldım.
Bu süreçte çocuklara yönelik “Damla Adamlar” kitap projesini hayata geçirdik ve tesislerimizi okul ziyaretlerine açtık. Bu deneyim, krizlerin doğru iletişimle toplumsal değere dönüşebileceğini gösterdi.
9. Maspo Enerji’nin uzun vadeli vizyonu nedir?
Doğanın işleyişini anlayarak kaynakları en verimli şekilde değerlendirmek temel yaklaşımımız. Uzun vadede jeotermal enerjiyi küresel standartlarda değere dönüştüren, insan kaynağı odaklı bir mühendislik organizasyonu olmayı hedefliyoruz.
10. Sizi motive eden şey nedir? Gençlere öneriniz?
Beni motive eden şey, bilimin ve evrenin sunduğu sınırsız potansiyel. Gençlere önerim: Ya bir alanda derinleşin ya da disiplinlerarası güçlü bir vizyon geliştirin. Günümüz problemleri artık tek bakış açısıyla çözülemiyor.
‘Jeotermal geleceğin en stratejik kaynaklarından biri’
Enerji sektöründe mühendislik temelli bir kariyer yolculuğundan yola çıkan Maspo Enerji Genel Müdürü Murat Solmaz, jeotermal enerjiyi yalnızca bir üretim alanı değil, çok boyutlu bir değer zinciri olarak tanımlıyor.
Paylaş: