İzmir Ticaret Odası (İZTO )Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener yazdı...
Dünya genelinde, ekonomik büyümenin yanında, çevreye duyarlılığın da büyük önem taşıdığı yeni bir dönemin içerisindeyiz. Bu nedenle üyelerimizin karbon azaltım stratejilerini belirlemeleri, tedarik zincirinde sürdürülebilir uygulamaları hayata geçirmeleri ve çevre dostu üretim teknolojilerine yatırım yapmaları gerekiyor. Bu dönüşüm sürecinde firmaların desteklenmesi için, yeşil finansman kaynaklarına erişimin kolaylaştırılmasının ve yeşil sertifikasyon sistemlerinin yaygınlaştırılmasının hepimizin sorumluluğu olduğu kanaatindeyim.
İzmir, yenilenebilir enerji alanında Türkiye’nin öncü şehirlerinden. Sahip olduğumuz yüksek güneş ve rüzgâr enerjisi potansiyelinin yanı sıra, yenilenebilir enerji kaynaklarını çeşitlendirmek ve geleceğin enerji sistemlerine bugünden hazırlanmak amacıyla yeşil hidrojen gibi yenilikçi ve çevre dostu enerji türlerine de odaklanıyoruz.
Bu noktada; Oda olarak üyelerimizin farkındalık düzeylerini artırmak amacıyla paydaş kurumlarla iş birliği içerisinde birçok çalışma yürütüyoruz. Komitemizin önerileri ve Odamızın girişimleriyle WENERGY Temiz Enerji ve Teknolojileri Fuarı’nı kentimize kazandırdık. Bu fuar, gelecek kuşaklara bırakacağımız en değerli miras olan daha yaşanabilir ve sürdürülebilir bir dünyaya odaklanan; yaşamı merkeze alan ve geleceğimize yön veren bir organizasyon.
Ayrıca, iklim değişikliğine karşı İzmir ekosisteminde KOBİ’lerin kırılganlıklarını belirlemek, belirlenen riskler doğrultusunda sektörel yol haritaları hazırlamak amacıyla, İzmir Ekonomi Üniversitesi, İzmir Kalkınma Ajansı iş birliği içerisinde çalışmalar yürütüyoruz. İlk olarak, “İzmir Tekstil Sanayinin Yeşil Mutabakata Hazırlık Seviyesinin Tespiti ve Alınacak Önlemler Araştırması Sonuç Raporu”nu hazırladık. Bu çalışmalarımıza farklı sektörlerle devam edeceğiz.
Öte yandan; İzmir’i dünya standartlarında, çevreci ve yüksek teknolojiye sahip bir eğitim-araştırma üssüyle buluşturma hedefiyle temelleri 2024 yılında atılan İzmir Ekonomi Üniversitesi Güzelbahçe Kampüsü’nü bu yıl içerisinde hizmete almayı planlıyoruz. Üniversitemizin yeşil dönüşümde rol model olacağı kanaatindeyiz.
Çevresel zararları minimize eden, yeşil tarım uygulamalarıyla uyumlu, kaynakları etkin bir şekilde kullanan tarım üretimini geliştirmek için kentimizdeki paydaşlarımızla birlikte Tarıma Dayalı İhtisas Organize Tarım Bölgelerini hayata geçirdiğimizi de belirtmek istiyorum. Bu projelerin her biri başlı başına iyi uygulamaların örneği olacağına inanıyoruz.
2024 yılında Odamızın Kurumsal Karbon Ayak İzini hesaplamaya başladık. Bunu yapan ilk Ticaret Odası olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Üyelerimize öncülük etmek amacı ile çıktığımız bu yolda, çalışmalarımızı detaylandırarak sürdürdük. 2025’in son günlerinde gerçekleşen denetim ile Oda olarak “Kurumsal Karbon Ayak İzi” hesabımızın ISO 14064 Standardına uygunluğu TOBB MEYBEM tarafından doğrulandı. Bu noktada, başarının tek seferlik değil "sürdürülebilir" olmasının önemini bir kez daha vurgulamak istiyorum.
Pek çok platformda dile getirdiğimiz bu çalışmanın üyelerimize ilham vermesini temenni ediyorum. Karbon ayak izi hesaplamakla başlayan süreç, beraberinde muhakkak yeni projeleri de getirecektir.
2026 yılını, kentimizde uzun süredir takip ettiğimiz projelerimizin hayata geçeceği yıl olarak tarif ediyoruz. Kemalpaşa Lojistik Merkezi projemiz, sadece İzmir çevresine değil, İzmir Alsancak, Aliağa Liman bağlantıları ile Batı Anadolu ve tüm Türkiye’ye hizmet verecek nitelikte bir proje. Eylül ayında faaliyete geçmesini planladığımız, Avrupa'nın en büyük teknolojik sera kümelenmelerinden birisi olacak olan Dikili Organize Tarım Bölgesi’nde dörtte üçü kadın olmak üzere dört bin kişiye istihdam yaratmayı hedefliyoruz. Bölgede toplam 47 fabrika ve 1.800 dönümlük alanda 50 sera yatırımı gerçekleştirmeyi de amaçlıyoruz. Odamızın özel önem verdiği projeler arasında yer alan Torbalı Karma ve Mobilya OSB’de, mobilya sektörüne tahsis edilen 626 bin metrekarelik alanın imar planları onaylandı, süreç planlandığı şekilde ilerliyor.
“Türkiye’de tek, dünyada ilk” sloganı ile çalışmalarına hız verdiğimiz Kınık Organize Tarım Bölgesi’nde (Tohum, Fide ve Tıbbi Aromatik Bitkiler İhtisas OTB), yatırımcı parsellerinin satışına başlandı ve altyapı ihalesi başarıyla tamamlandı. Projemizle, sertifikalı tohum üretimi, kümelenme modeli, modern ve sürdürülebilir tarım uygulamaları ile özellikle kadın istihdamı başta olmak üzere bölgesel kalkınmaya katkı sağlamayı hedefliyoruz.
İzmir’in süs bitkileri potansiyelini ve buna dayalı sanayisini azami ölçüde değerlendirmek, üretilen ürünlerin katma değerini yükseltmek, süs bitkileri seracılık tarımının gelişmesini sağlamak ve teknolojik tarım uygulamalarını yaygınlaştırılmak amacıyla hayata geçirilecek olan Bayındır Sera Organize Tarım Bölgesi’nde de alt yapı çalışmalarımız devam ediyor.
İZTO, iş dünyasını dönüşüme hazırlıyor
İZTO, iş dünyasını dönüşüme hazırlıyor
Paylaş: