.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

İzmir’in raylı sistem yükü yerelde

Okuma Süresi: 4 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistem Dairesi Başkanı Alpaslan Kara, Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu konuğu oldu.
İzmir’in raylı sistem yükü yerelde
Paylaş:
Emrah Yılmaz

İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistem Dairesi Başkanı, Metalurji Yüksek Mühendisi Alpaslan Kara, İzmir’de şehir içi raylı sistemde yükün yerel yönetimlerin sırtına bırakıldığını açıkladı. Kara, İZBAN’ın, Marmaray ve Başkentray’ın gücüne sahip olmadığını, bakanlığın İstanbul ve Ankara’ya verdiği desteği İzmir’in görmediğini ifade etti.
Alpaslan Kara, Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu’nun konuğu oldu. İzmir’de devam eden ve planlanan raylı sistem projelerine ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulunan Kara, Buca ve Karabağlar metro projeleriyle İzmir’in ulaşımında yeni bir dönemi hedeflediklerini belirterek, büyük ölçekli yatırımlarda merkezi destek eksikliğine dikkat çekti.
Demiryolu meslek lisesinden yetişen, Devlet Demiryolları’nda genç yaşta göreve başlayan, Yıldız Teknik Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği mezunu olan, Türkiye Vagon Sanayi A.Ş.’de Ar-Ge ve pazarlama yöneticiliği, Gaziray Proje Müdürlüğü gibi kritik görevlerde bulunan Kara, 2024 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde göreve başladı. Kara’nın hem TCDD hem de yerel yönetim tecrübesini bir araya getiren kariyeri, raylı sistemlerin İzmir’de “liyakatle, tek elden ve teknik akılla yönetilmesi” olarak değerlendiriliyor.

İZBAN Marmaray ve Başkentray’ın gücüne sahip değil
Türkiye’deki raylı sistemlerin yapısal farklılıklarına dikkat çeken Kara, finansman ve işletme modelinin İzmir açısından en kritik başlıklardan biri olduğunu vurguladı. “Türkiye’deki diğer iki büyük banliyö sistemi Marmaray ve Başkentray. Bunlar doğrudan TCDD Taşımacılık A.Ş. tarafından işletiliyor. Marmaray ile Başkentray’ın arkasında Bakanlık var. İZBAN’ın arkasında böyle bir güç yok” diyen Kara, İzmir’deki modelin farklılığına işaret etti.
İZBAN’ın yüzde 50’sinin İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait olduğunu hatırlatan Kara, “Bu yapı aslında bakanlığın yatırım sorumluluğunun bir kısmını yerel yönetime devretmiş hali gibi düşünülebilir. Bu büyüklükteki yatırımlar belediyeler için ciddi mali yük oluşturuyor. Bu nedenle yatırımlar zamana yayılmak zorunda kalıyor” ifadelerini kullandı.

Buca Metrosu’nda yüzde 44 ilerleme: Hedef 2028, 108 araçlık filo
İzmir’de yapımı süren en büyük raylı sistem yatırımı olan Buca Metrosu’nda gelinen noktayı sayısal verilerle anlatan Kara, projenin planlandığı takvimde ilerlediğini belirtti. “Toplamda yüzde 43-44 seviyesinde bir ilerleme sağladık. Tünellerde yüzde 66-68 seviyesindeyiz. İstasyon inşaatlarında ise yüzde 30’u geçmiş durumdayız” diyen Kara, hattın teknik kapasitesine de dikkat çekti. Buca Metrosu’nun 13,5 kilometrelik ana hattına ek olarak 4,5 kilometrelik bir uzatma hattı planlandığını belirten Kara, “Çamlıkule’den Fuar İzmir’e uzanan bu yeni hatla birlikte hem depo alanı çözüldü hem de yeni istasyonların önü açıldı” dedi.
Projede kullanılan tünel açma makinelerine (TBM) ilişkin bilgi veren Kara, “4 adet TBM ile çalışıyoruz. Her biri günde ortalama 10 metre ilerliyor. İki uçtan kazı yapılıyor ve 2027 ortasında tünellerin birleşmesi planlanıyor” ifadelerini kullandı.
Araç yatırımlarının kritik olduğuna da dikkat çeken Kara, “18 setten oluşan, toplam 108 vagondan oluşan bir filo bu hatta hizmet verecek. Araçların üretimi yaklaşık 2 yıl sürüyor. Bu nedenle ihalesinin bu yıl yapılması gerekiyor” dedi.

“Buca’nın kaderini değiştirecek bir proje”
Buca Metrosu’nun yalnızca bir ulaşım yatırımı olmadığını vurgulayan Kara, projenin kentsel dönüşüm ve ekonomik değer üretimi açısından da kritik olduğunu söyledi. “Bu proje tamamlandığında Buca’nın kaderini değiştirecek bir hale dönüşebilir. Raylı sistemler yerin altından geçse bile üst yapıyı doğrudan etkiler. Konutlar, iş yerleri ve kent değerleri bu yatırımla birlikte yeniden şekillenir” diyen Kara, Avrupa’daki “değer artışı geri kazanımı” modelinin İzmir’de de uygulanabileceğini ifade etti.

Karabağlar Metrosu
İzmir’in bir diğer büyük raylı sistem yatırımı olan Karabağlar Metrosu’nun 27 kilometrelik uzunluğuyla dikkat çektiğini belirten Kara, hattın kapsamını şöyle anlattı: “Halkapınar’dan başlayıp General Asım Gündüz üzerinden havaalanına, oradan da Menderes’e kadar uzanan 27 kilometrelik bir hat planlıyoruz.” Hat uzunluğu nedeniyle etaplandırmanın da gündeme gelebileceğini ifade eden Kara, “Bu kadar uzun bir hattı tek seferde yapmak yerine etaplara bölmek mümkün. Örneğin Halkapınar-Karabağlar kısmı önce yapılabilir, Menderes uzantısı sonraya bırakılabilir” dedi. Projenin finansmanı için dış kredi arayışının sürdüğünü belirten Kara, onay süreçlerinin merkezi idareye bağlı olduğunu da hatırlattı.

Kesin kabuller yapılacak
Tamamlanma aşamasına gelen projelere de değinen Kara, “Çiğli Tramvayı ve Narlıdere Metro hattının geçici kabulleri 2024 yılında yapılmıştı. Eksikler tamamlandı. Bu yıl kesin kabullerini gerçekleştireceğiz” dedi. Kara, kesin kabullerden sonra sefer düzenlemeleri ile birlikte bu hatlarda yolcu kapasitesinin artması ve mevcut hatların rahatlamasının beklendiğini de belirtti.

“Mükerrer yatırımın önüne geçildi”
İzmir’de Şehirlerarası Otobüs Terminali’nin de raylı sisteme bağlanması için beklenen Kemalpaşa’ya yönelik raylı sistem projesiyle ilgili bakanlıkla yürütülen sürece de değinen Kara, önemli bir revizyon yapıldığını belirtti: “Bakanlık, hızlı tren hattının Kemalpaşa üzerinden otogara ulaşacağını belirterek bizim hattın mükerrer olacağını ifade etti. Bu nedenle proje revize edildi. Aynı güzergahta iki ayrı hat yapılmasının önüne geçildi. Bakanlık bizim istediğimiz hat doğrultusunda yaptığı revizyon ile mükerrer yatırımın da önüne geçerek, bu projenin yapımını da üstlenmiş oldu. Bu gelişme kamu kaynaklarının etkin kullanılması açısından da son derece önemli bir durum” ifadelerini kullandı.