.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

İyiliğin direncini kötülük mü kırar?

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
İyiliğin direncini kötülük mü kırar?
İyiliğin direncini kötülük mü kırar?
Paylaş:
Kötülük iyiliği yorar. Ama iyiliğin direncini kıran her zaman kötülük olmayabilir. Karşılaştığımız çok çeşitli engeller, iyiyi koruma güdümüzü aşındırabilir.
İyilik davranışının sürdürülmesi her şeyden önce iyi niyete bağlıdır. İyi niyetin hangi koşullarda fayda ürettiğini fark edebilmek kolay değildir. İyiliğin fazlası olmaz, ama işlevini kaybetmesi mümkündür. 
Sorumlu olduğu ekip üyelerinin kendilerine vakit ayırabilmeleri için haftada bir gün erken çıkmalarına izin veren bir yönetici hayal edin. Haftada üç gün erken çıkmaya başlayanlarla karşılaştığında, iyi niyetle devreye soktuğu uygulamanın fayda analizini yeniden yapması gerekir. Buradan hemen “yöneticinin iyi niyeti suistimal edildi” sonucunu çıkarmak kolaycılık olur. Yöneticinin, üç gün erken çıkmak isteme nedenlerini sorgulayıp, bunun işe ne şekilde yansıdığına bakması, işlevsellik adına daha uygun olur. Bu değerlendirmenin ardından gerçekten ‘suistimal’ sonucuna varırsa, o zaman ekip üyelerinin kendilerine ayıracak vakitleri kalmamasını daha az dert edebilir. Peki, yöneticinin sahip olduğu iyilik yönelimi bundan zarar görür mü?
İyilik yöneliminin zayıflaması, her zaman kötüleşmekten kaynaklanmaz. Çoğunlukla motivasyonun beslendiği kaynakların ve anlamın aşınmasından kaynaklanır. İyi niyeti aşındıran mekanizmalar yaşam boyu hep yanı başımızdadır. Sömürülme ya da emeğin değersizleştirilmesi yıpratır. İhanet ya da kötüye kullanım geri çekilme ihtiyacı yaratır. Sistemin doğru yapanı cezalandırdığı hissi, duyarsızlaşmaya neden olur. Tüm bunlar, iyiliğin yaşamı anlamlı kıldığı inancını derinden sarsar.

İyiliğin anlamını yitirmesi, genellikle yardım etme davranışlarının bir görev olarak görülmesiyle başlar. Zaman içinde iyilik, hesapta duran bir borç bakiyesi gibi algılanabilir. Eğer zorla yapılır hale gelirse, bunun ardından “sadece hak edene iyilik yaparım” kararı da gelebilir. O zaman iyilik, kişinin değerler sistemini terk etmiş olur. Çünkü değerler koşula göre yön değiştirmezler. Değiştirirlerse artık ‘değer’ olmazlar. Örneğin, az önce söz ettiğimiz yönetici “ekibimin iyiliğini gözetmek benim için her şeyden önce gelir” deyip, başı derde girdiğinde suçu başarısız gördüğü bir ekip üyesinin üzerine yıkar ve onun bunu hak ettiğine inanırsa, başkalarının iyiliğini gözetmek onun için bir değer değil, koşullar uygun olduğunda kullanılan bir strateji olur.

Herkes için bir gün iyiliği sınırlandırmak gerekebilir. Sınırsız iyilik, kendini feda etmeye dönüşür ve sürdürülemez hale gelir. Ama bu sınırlama, karşıdakinin iyiliği hak edip etmediğine göre değil, mevcut durumun -kişinin kendi dahil- herkes için sağlıklı işleyip işlemediğine göre yapılmalıdır. Çünkü ancak böyle bir bakış açısıyla insan başkalarının tepkilerine bağlı değil, kendi ilkelerine bağlı değerler geliştirebilir.

Değerlerimiz arasında iyiliğin hangi düzeyde yer edindiği, yetiştirilme şeklimize, geçmiş deneyimlerimize, yapısal özelliklerimize, kişiliğimize bağlıdır. Diğer yandan, yaptıklarımızın etkisini görme arzusu da her birimizde farklı düzeylerde seyreder. Zaman zaman hepimiz, yaptığımız iyiliğin karşı tarafta bir etki yarattığını görmeye ihtiyaç duyarız. Bunu göremezsek, yaptıklarımızın ‘etkisiz olduğu için anlamsız olduğu’ yanılgısına düşebiliriz. Bu bir yanılgıdır, çünkü her etki her zaman görünür olmaz. Üstelik bazı görünmez etkiler birikirler. İyiliğin etkisi de böyledir.

Yaptığımız şeyin anlamını korumanın en basit yolu, onu neden yaptığımızı hatırlamaktır. Diğer bir yöntemse, etkiyi ‘kendimiz için’ görünür kılmaktır: Neyi kolaylaştırdım, hangi yükü azalttım? İyi kalmak ile kendini korumak arasındaki dengeyi bulmak, yaşamdaki zor görevlerden biridir. Kötülükle karşılaşmak bir olasılıktır. Eğer yönümüzü başkasının karanlığı değil kendi aydınlatma çabamız belirliyorsa, o zaman iyi olma kararımız değişmez, sadece yöntemlerimiz değişir.