Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bali, sanayicilerin ekonomik durgunluktan ne zaman çıkılacağı sorusuna, “Yakın zaman içinde bu işlerin rahatlayacağını varsaymak gerçekçi değil” yanıtını verdi.
Bali, Ege Bölge Sanayi Odası (EBSO) Şubat ayı meclis toplantısına konuk oldu. Sanayicilere temkinli, seçici ve sahaya dayalı bir yönetim anlayışı gerçekleştirmeleri çağrısında bulunan Bali, ekonomide durgunluk ve enflasyonun eş zamanlı seyrettiği mevcut tabloya da dikkatleri çekerek, “Gideri mutlak, geliri muğlak işe girmeyin” dedi.
Uzun dönemde yüzde 60’lar seviyesinde olan kredilerin millî gelire oranının bugün yüzde 36-37 seviyelerine gerilediği bilgisini paylaşan Bali, “Bu oran 2008 küresel kriz dönemini işaret ediyor. Ticari kredilerin payı yüzde 54’ten yüzde 28’e düştü. Yabancı para bazlı uzun vadeli yatırım kredilerinde de ciddi gerileme var.” ifadelerini kullandı.
Enflasyon ve faiz beklentisi
Türkiye ekonomisinin para politikasındaki sıkılığa rağmen direnç gösterdiğini belirten Bali, “2025’in ilk 3 çeyreğinde yıllık yüzde 3,7 büyüme sağlandı. Yılı yaklaşık yüzde 3,5 büyüme ile kapatmayı öngörüyoruz. 2026 için beklentimiz yüzde 4 civarında.” dedi. Bali, enflasyon ve faiz tahminlerine ilişkin olarak ise, “2026 sonu için beklentimiz yüzde 23 ile yüzde 25 bandında. Ocak verisi bizi bu bandın üst sınırına yaklaştırmış görünüyor. Politika faizinde kademeli düşüşü izliyoruz. Yılsonunda yüzde 30 civarına, hatta bankalarda bunun da altına gerileyebileceğini öngörüyoruz.” diye konuştu.
Mevcut dönemde hata payının kalmadığının altını çizen Adnan Bali, sanayicilere şu çağrıda bulundu: “Artık gideri mutlak, geliri muğlak işlere girmeyin. Kârın ayıbı örttüğü dönem geride kaldı. Hız ustalığı örter ama şimdi her şey açıkta. Deneme-yanılma lüksümüz yok.”
Yatırımların tümden ertelenmesi gerektiğini söylemediğini kaydeden Bali, “Değeri nereden ve nasıl yaratacağınızı bildiğiniz yatırımlar için bu durgunluk dönemi doğru zamanlama olabilir. Emre amade kapasiteyle canlanma dönemine hazır olmak stratejik bir tercih olabilir.” dedi. Bali ayrıca bu dönemde, katma değeri düşük işlerin ayıklanmasının ve gider yönetiminin hayati olduğunu belirtti.
Atıl varlıklar bilançoyu kemiriyor
Türk iş dünyasında atıl varlıkların önemli bir sorun alanı olduğunu da belirten Bali, şu değerlendirmede bulundu:
“Cari gelir üretmeyen atıl varlıklar öz kaynağı kemirir. Siz uyurken borç çalışır ama atıl varlık çalışmaz. Kârsızlık ve borçluluk bir aradaysa o varlıklarla vedalaşmak zorundasınız. ‘Varlığım var’ diyerek kendinizi kandırmayın.”
Küresel sistemde belirsizlik
Dünyanın son yıllarda pandemi, teknolojik dönüşüm ve jeopolitik gerilimlerle çok boyutlu bir değişim sürecine girdiğini belirten Bali, geçmişte olağanüstü kabul edilen gelişmelerin artık normalleştiğini söyledi. Soğuk Savaş sonrası iki kutuplu statükonun artık olmadığını hatırlatan Bali, “Yeni bir denge henüz kurulmuş değil. Kurum ve kuralların yıprandığı bir ortamda çalışıyoruz. Kriz yönetiminin niteliği de bu şartlar altında değişti. Eskiden zorluklar ayrı ayrı gelirdi, şimdi aynı anda geliyor. Bu da birbiriyle çelişen süreçleri birlikte yönetmeyi gerektiriyor” dedi.
Belirsizlik dönemlerinde yatırımcıların değerli metallere yöneldiğini de aktaran Bali, “Düzenin sarsıldığı dönemlerde bizzat değer ifade eden varlıklara yönelim artıyor.” ifadelerini kullandı. Altın ve benzeri enstrümanlara ilişkin kişisel bir soruya ise Bali, ne altın, ne gümüş ne de kriptoyu bilmediğini ve bu alanlarda yatırım yapmadığını söyledi. Eşinin altın aldığından da sonradan haberdar olduğunu ifade eden Bali, “Nedir bu dedim? ‘Çocuklar için alıyorum’ dedi. Bırak bunları dedim. Bu son yükselişten önce hepsini sattı. Ufkum bu kadardır” diye konuştu.
Döviz kuru ve ihracat baskısı
Döviz kuruna ilişkin değerlendirmede bulunan Bali, mevcut büyüme temposu ile kurda sert bir artışın zor olduğunun altını çizerek, “Türkiye yüzde 3,5 büyürken emebileceği döviz miktarı kurları yukarı taşıyacak düzeyde değil. Ancak bu durum ihracat tarafında ciddi baskı yaratıyor.” dedi.
İzmir ekonomisi ve Türkiye potansiyeli
İzmir’in ekonomik büyüklüğüne de değinen Bali, kentin Aralık 2025 itibarıyla 2,5 trilyon TL’yi aşan büyüklükle İstanbul ve Ankara’nın ardından üçüncü sırada yer aldığını söyledi. Tüm zorluklara rağmen Türkiye’nin güçlü insan kaynağına, yüksek teknoloji kapasitesine ve esnek üretim yapısına sahip olduğunu vurgulayan Bali, “Türkiye haritasına bir pergel koyup 3-4 saatlik uçuş mesafesinde çevresini çizdiğinizde, biz dünya pazarının en işlek yerinde dükkan sahibiyiz. Bu potansiyel varken bu ülkeden vazgeçmek mümkün değildir” dedi.
İş Bankası Genel Müdürü Bali’den sanayicilere mesaj
Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bali, sanayicilerin ekonomik durgunluktan ne zaman çıkılacağı sorusuna, “Yakın zaman içinde bu işlerin rahatlayacağını varsaymak gerçekçi değil” yanıtını verdi.
Paylaş: