.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

İngiltere'ye başbakan dayanmıyor!

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
İngiltere'ye başbakan dayanmıyor!
İngiltere'ye başbakan dayanmıyor!
Paylaş:
Bakmayın yukarıda hafif ironi ile attığım başlığa. İnsan biraz da gıpta ediyor. En küçük bir seçim yenilgisi ya da ilkesel bir duruşun gerekli olduğu bir anda, tereddütsüz koltuğu bırakabilme erdemi söz konusu. Üstelik şu ana kadar (ki yaklaşık her yıl için neredeyse bir kişi) başbakanlık koltuğuna oturanların hepsi iyi eğitimli, sıra dışı yetenekli insanlar. Örneğin bu hafta istifa eden Keir Starmer, Leeds Üniversitesi Hukuk Fakültesinden onur derecesi ile mezun olduktan sonra Oxford'da lisansüstü eğitim almış. Keman ve piyano çalıyor. Gazetecilik de yapmış, 'socialist alternatives' dergisinde bir dönem editör olarak çalışmış. Öyle paraşüt ile partinin başına da gelmemiş. Babası bir işçi, annesi ev hanımı. İsmini, İşçi Partisinin kurucusu Keir Hardie'den almış. Partinin gençlik kollarından geliyor. Tahmin edeceğiniz gibi, böyle bir 'CV' bizde olsa, seçim yenilgisi falan ayrıntıda kalır, o lider on yıllarca partinin başkanlık koltuğunu bırakmazdı, ama Starmer için Mayıs ayının başında yapılan yerel seçimlerde partinin oy kaybetmesi ve başbakanlığa gelirken kamu hizmetlerinin iyileştirilmesi vaatlerini yerine getirememesi yeterli oldu ve istifa etti.

Esasında İngiltere'de başbakanlık koltuğu bu kadar sık değiştirilmiyor. İngiltere tarihinde 130 kadar başbakanlık yapmış şahıs var. En uzun süre bu görevi sürdüren ise 4 Mayıs 1979 ila 28 Kasım 1990 arasında tam 11 yıl görevde kalan Margaret Thatcher.  Hızlı değişim asıl olarak Brexit sürecinin tezahürü olarak ortaya çıktı. 2016 yılında, son altı yıldır başbakan olan David Cameron, Brexit referandumunda, ülkesinin Avrupa Birliği içinde kalmasını savundu ancak ayrılma kararı çıkınca istifa etti. Yerine geçen Teresa May ise, Brexit ayrılık anlaşmalarını bir türlü parlamentodan geçiremedi, siyaset tıkandı, başbakanlıktan ayrılış dilekçesini yazarken tereddüt bile etmedi.

Yerine, hepimizin biraz da magazinel bir dürtü ile takip ettiğimiz, -çünkü kendisi Osmanlı İmparatorluğunda Dahiliye Nazırlığı yapmış Ali Kemal'in torunu olan Stanley Johnson'ın oğlu idi- Boris Johnson geldi. 'Partigate' denilen, Covid 19 pandemi döneminde tüm yasakları ihlal eden tavırları kamuoyuna yansıyınca 'etik' bir ulusal kasırgaya yol açtı, görevine devam edemedi. Onu takip eden, Thatcher ve Teresa May sonrası gelen üçüncü kadın profil Liz Truss ise koltukta 45 gün bile kalamadı! Kafasında radikal bir vergi indirim paketi vardı ve bu basın aracılığı ile kamuoyuna sızdı. Piyasalar allak bullak oldu, ulusal ekonomi sarsıldı, elbette sonuçta istifa etti. 

Sonrasında göreve gelen Hint asıllı bir milyoner olan Rishi Sunak idi. 2022-2024 yılları arasında görev yaptı. Ekonomiyi iyileştirmek ve siyasi istikrar için çabaladı. Enflasyonu indirmeyi, ekonomiyi büyütmeyi ve ulusal sağlık sisteminde reform yapmayı ana hedefleri arasında saydı ama hiçbirini yapamadı. 2024 yılı Temmuz ayındaki genel seçimlerde tarihi sayılabilecek bir seçim yenilgisi yaşadı. Bu seçimlerde 14 yıldır iktidarı yaşayan Muhafazakar Partinin başında Rishi Sunak, muhalefette ise İşçi Partisinin Genel Başkanı Keir Starmer vardı. İşçi Partisi oyların yüzde 33.7'sini alarak 411 temsilciyi garantiledi ve çoğunluğu aldı. Rishi Sunak'ın Muhafazakar Partisi ise oyların yüzde 23.7'sini aldı ve 121 sandalyede kaldı. Rishi Sunak, başbakanlığa ve parti başkanlığına veda için oyların kesinleşmesini bile beklemedi!

Doğrusu İngiltere'nin yapısal sorunlarına çözüm bulmak, başbakan değiştirmek kadar kolay değil. Yüksek kamu borçlarını, yavaşlayan ekonomiyi, enflasyon ve yaşam maliyetlerindeki artışı, tüm İngilizler iliklerinde hissediyor. Tüm bunların üzerine, Brexit sonrası giderek dramatik hale gelen siyasi istikrarsızlık eklenmiş durumda. Artık çökme noktasında olan ve hizmetin neredeyse alınamadığı ulusal sağlık sisteminden bahsetmiyorum bile. 

Yani, bizlerin kendi ülkemiz için ifade ettiğimiz 'yapısal reformlara' İngiltere'nin de ihtiyacı var! Keir Starmer sonrası sorun sadece bir lider değişimi sorunu değil özetle. İngilizler, mevcut sorunları bir türlü çözemeyen geleneksel partilere karşı güvenini kaybetmiş durumdalar. Alttan alta, mevcut siyasi düzen için isyanlarını Nigel Farage gibilerinin kurduğu marjinal partilere kayarak göstermeye başladılar. Yeni lider tüm bu sorunlarla uğraşmak zorunda.

Yeni lider olarak en güçlü görünen aday Andy Burnham. Eski Manchester Belediye Başkanı, yeni İşçi Parti milletvekili. 2001 yılında sağlık ve kültür gibi önemli bakanlık görevlerinde bulunmuş. Cambridge Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümü mezunu. Bakalım, kendisinin 'İngiliz dili' yetkinliği, ülkesinin sorunlarını gidermeye yetecek mi?