Emrah Yılmaz
HUGO BOSS İzmir, Ege Serbest Bölgesi’ndeki tesislerinde düzenlediği OPEX Day 2026 ile iş dünyasının dönüşümünü; insanın değişen rolü, yapay zekânın çalışma hayatına etkisi ve geleceğin liderlik anlayışı ekseninde ele aldı. Gün boyunca ekonomi, teknoloji, yapay zekâ ve liderlik başlıklarının tartışıldığı etkinlikte, Hugo Boss İzmir Genel Müdürü Arif Kaya, İzmir’deki üretim tesisinin 4 bin kişilik istihdamla sadece bir üretim tesisi olmadığını belirterek, “Know-how merkeziyiz” dedi. Prof. Dr. Özgür Demirtaş ise belirsizlik çağında Türkiye ekonomisinin önündeki fırsatların ve risklerin neler olduğunu geçmişten finansal örnekler vererek açıkladı.
Hugo Boss’un 128 ülkede, 485 mağaza, 19 bin çalışan ve 8 bin satış noktasıyla faaliyet gösterdiğini belirten Arif Kaya, İzmir tesisinin de grubun küresel yapılanması içindeki rolünün üretimle sınırlı olmadığını söyledi. Ege Serbest Bölgesi’ndeki tesisin 120 bin metrekarelik alanda faaliyet gösterdiğini, yaklaşık 65 bin metrekare kapalı alana sahip olduğunu ve 4 bin kişiye istihdam sağladığını aktaran Kaya, İzmir’deki yapılanmanın yaklaşık 130 milyon euroluk yatırımla geliştiğini ifade etti.
Hugo Boss İzmir’in 1999 yılında 450 kişiyle erkek gömlek üretimiyle başladığını anlatan Kaya, zaman içinde kadın giyimden spor ürünlerine, örme ürünlerden farklı üretim alanlarına kadar genişleyen yapının bugün önemli bir bilgi ve yetkinlik merkezine dönüştüğünü söyledi. Kaya, “Biz aslında bir üretim tesisinden daha fazlasıyız. Bir know-how merkeziyiz, bir servis sağlayıcıyız ve aynı zamanda çok ciddi bir yetenek havuzuyuz” dedi.
Bu dönüşümün yalnızca üretim miktarındaki artışla sınırlı olmadığını belirten Kaya, endüstriyel metot tasarımı, insan kaynakları yönetimi, fiyatlama, hammadde tedariki ve geliştirme gibi alanlarda da İzmir’in grup içerisinde önemli sorumluluklar üstlendiğini söyledi. Özellikle kumaş geliştirme konusunda farklı tedarikçilerle birlikte çalıştıklarını aktaran Kaya, yaklaşık dört yıl önce kurulan ürün geliştirme departmanının Almanya’daki tasarım ekibiyle birlikte yeni malzemeler ve kumaşlar geliştirdiğini ve bugüne kadar gönderdikleri tüm tasarım ve geliştirme örneklerinin merkez tarafından kabul edildiğinin altını çizdi.
“Teknoloji insanı değil, insan teknolojiyi yönlendirmeli”
Hugo Boss İzmir’in Endüstri 4.0 çalışmalarına 2017 yılında başladığını belirten Kaya, üretim zincirinin başından sonuna kadar dijital olarak izlenebildiği bir yapı kurduklarını söyledi. Kalite, verimlilik, hata oranı, devamsızlık ve fazla mesai gibi göstergelerin anlık takip edildiğini belirten Kaya, bundan sonraki aşamanın ise veriyi yapay zekâ ile anlamlı kararlara dönüştürmek olduğunu vurguladı. Kaya, dönüşüm yaklaşımını, “Veriyi içgörüye, içgörüyü karara, kararı da aksiyona dönüştürmek istiyoruz” sözleriyle anlattı.
Bu kapsamda şirket içerisinde yapay zekâ dönüşüm elçileri, dönüşüm kurulu, süreç güvence, yapay zekâ geliştirme ve yetenek yönetimi gibi yeni yapılanmalar oluşturulduğunu belirten Kaya, çalışanların da bu dönüşümün merkezinde yer aldığını söyledi. İnsan odaklı liderlik anlayışının önemine dikkat çeken Kaya, 2020-2025 döneminde 367 çalışanın kurum içinde farklı görevlere yükseldiğini, 2025 yılında iç terfi oranının yüzde 90’a ulaştığını ifade etti. Liderlik eğitimlerinin ilk üretim liderlerinden üst yönetime kadar farklı kademelerde sürdürüldüğünü belirten Kaya, teknoloji yatırımlarının insan kaynağının gelişimiyle birlikte yürütüldüğünü söyledi.
“Yapay zekâ üretimin her aşamasına giriyor”
Hugo Boss İzmir’in bu yılki strateji çalışmaları kapsamında çalışanlardan 184 fikir geldiğini aktaran Kaya, bunlardan dördünün gelecek yıl hayata geçirilmek üzere seçildiğini belirtti. Projeler arasında kumaş üzerindeki kalıp yerleşiminin yapay zekâ ile optimize edilmesi, kumaşların yapay zekâ destekli kontrolü, kesim kapasitesinin optimizasyonu ve fiyatlama süreçlerinin yapay zekâ ile desteklenmesi bulunuyor. Kaya, kumaş kontrolünde yapay zekânın renk, kenar, leke ve delik gibi hata kodlarını öğrenerek ruloların kontrolünü destekleyeceğini; pastal yerleşiminde ise kumaş kaybını azaltacak en uygun kalıbı öğrenerek belirleyebileceğini söyledi. Fiyatlama tarafında da çalışan deneyimine dayalı sürecin veri tabanındaki bilgilerle desteklenerek daha hızlı ve etkin hale getirilmesinin hedeflendiğini aktardı.
İzmir’deki IT Competence Center’ın da büyütüleceğini belirten Kaya, bugün 12 kişilik ekiple yürütülen yapının 2028 yılında 80 kişiye çıkarılmasının hedeflendiğini ve farklı Hugo Boss lokasyonlarına hizmet vermesinin planlandığını söyledi.
“Bugünü dönüştürüyor, yarını birlikte inşa ediyoruz”
Kaya, bütün bu dönüşümün ortak hedefinin teknolojiye yatırım yapmanın ötesinde, değişen çalışma biçimlerine uygun yeni bir liderlik ve organizasyon modeli oluşturmak olduğunu söyledi. 4 bin kişilik yapıda farklı kuşakların ve farklı çalışma biçimlerinin bulunduğuna dikkat çeken Kaya, ortak değerlerin güven, sorumluluk, insan hakları ve açık iletişim etrafında şekillendiğini belirtti. Şirket içinde kalite, verimlilik, stok ve maliyet ile zamanında teslimat gibi hedeflerin ortak başarı anlayışı içerisinde ele alındığını aktaran Kaya, dönüşümün kurumun bütününü kapsadığını söyledi. Kaya, “Bugünü dönüştürüyor, yarını birlikte inşa ediyoruz. İnşallah başarılı olacağız” dedi.
Demirtaş: Belirsizlik çağında ekonomi, teknoloji ve liderlik
OPEX Day 2026’nın ekonomi oturumunda konuşan Prof. Dr. Özgür Demirtaş ise küresel ekonominin birbirine bağlı yapısına dikkat çekerek, dünyada hiçbir ülkenin ne tamamen bağımsız ne de tamamen dışa bağımlı bir ekonomi olarak değerlendirilebileceğini söyledi.
Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde, ülkede “tamamen battık” ile “uçuyoruz” şeklindeki iki uç yaklaşımın da gerçeği tam olarak yansıtmadığını ifade eden Demirtaş, Türkiye’nin coğrafi konumu ve ekonomik yapısının belirli avantajlar sunduğunu belirtti. Küresel ekonomiyi değerlendirirken para arzı, faiz oranları, uzun vadeli ABD tahvil faizleri ve Çin ekonomisi olmak üzere dört temel göstergeye odaklandığını anlatan Demirtaş, merkez bankalarının para arzı ve faiz kararlarının küresel ekonomik koşullar üzerinde belirleyici olduğunu söyledi.
ABD Merkez Bankası’nın pandemi dönemindeki para politikalarının ardından enflasyonun yükseldiğini ve sonrasında likiditenin çekilmesi ile faiz artışlarının geldiğini anlatan Demirtaş, küresel likiditedeki değişimin gelişmekte olan ülkeler açısından da önemli sonuçlar doğurduğunu ifade etti.
“Biraz daha sıkıntı çekeceğiz”
Türkiye’de yüksek faiz, finansmana erişim, yüksek maliyetler ve belirsizliğin şirketler açısından baskı oluşturduğunu savunan Demirtaş, özellikle üretici firmaların kurun ve finansman koşullarının yarattığı baskıyı hissettiğini söyledi. Türkiye’nin riskli ancak önünün tamamen belirsiz olmadığı yönündeki kendi değerlendirmesini paylaşan Demirtaş, ekonomik sorunların aşılması için yapısal değişimlere ihtiyaç olduğunu savundu. Eğitim, seçim ve kamu ihale mevzuatlarına ilişkin reform önerilerini de gündeme getiren Demirtaş, bu alanlarda siyasi iradenin belirleyici olduğunu söyledi.
Hugo Boss İzmir Genel Müdürü Arif Kaya’nın şirketin geçmişte 5 bin 370 kişiye kadar çıkan istihdam seviyesinden ve gelecekte 7 bin kişiye ulaşma hedefinden söz etmesine de değinen Demirtaş, tekstil sektörünün sipariş yapısı nedeniyle ekonomik dalgalanmalara daha hızlı tepki verdiğini belirtti.
Demirtaş, Türkiye ekonomisine ilişkin yakın dönem beklentisini ise şöyle dile getirdi: “Biraz daha sıkıntı çekeceğiz. İran savaşı biterse ondan sonra faizler düşmeye başlayacak, kur biraz gevşeyecek ve hafif bir yukarı hareket göreceğiz.”
Türkiye ekonomisinin belirli bir “tabanı ve tavanı” bulunduğunu savunan Demirtaş, Avrupa’nın Türkiye ile ekonomik, güvenlik ve göç alanlarındaki ilişkilerinin ülkeye belirli bir dayanıklılık sağladığını ifade etti. Bununla birlikte, ekonominin daha yüksek bir seviyeye çıkabilmesi için yapısal reformlara ihtiyaç olduğunu belirtti. Demirtaş ayrıca yapay zekâ ve teknolojideki hızlı gelişimin üretimden sağlığa, finanstan savunma sanayisine kadar çok sayıda alanı dönüştüreceğini söyledi. Türkiye’nin küresel ölçekte yapay zekâ şirketleriyle rekabet etmek yerine bu ekosistemin içinde yer alması ve sermaye piyasalarını güçlendirmesi gerektiği yönündeki görüşünü paylaştı.
OPEX Day 2026’da gün boyunca yapay zekâ, yeni çalışma mimarisi, teknolojik dönüşüm, robotik ve kurumsal inovasyon başlıkları farklı oturumlarda ele alınırken, etkinlik Hugo Boss İzmir fabrikasına gerçekleştirilen turla sona erdi.
Hugo Boss OPEX Day 2026’da liderliğin dönüşen doğası ele alındı
HUGO BOSS İzmir, Ege Serbest Bölgesi’ndeki tesislerinde düzenlediği OPEX Day 2026 ile iş dünyasının dönüşümünü; insanın değişen rolü, yapay zekânın çalışma hayatına etkisi ve geleceğin liderlik anlayışı ekseninde ele aldı.
Paylaş: