.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Görgü olmadan itibar olur mu?

Okuma Süresi: 2 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Görgü olmadan itibar olur mu?
Görgü olmadan itibar olur mu?
Paylaş:
Robert Bosch’un “İnsanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim” olarak zihnimize kazınan o ünlü sözünün, günümüz dünyasında yarattığı çağrışımlar biraz farklı olabilir. Güvene atfedilen değerden dolayı onu kaybetmekten korkmakla, uzun vadede daha fazla para kaybettirir mi diye hesaplamak arasındaki fark gibi…
Güvenilir ve saygın biri olabilmek için uzun süre emek vermek gerekir. İtibar ancak böyle kazanılır. Ama itibarın kendisini edinmekle uğraşmak yerine, sadece görüntüsünü kullanmak ne yazık ki mümkündür. Bu durumda, elde edilen şey itibar değil, “itibarlı görünme hali” olur. Daha az emekle daha hızlı sonuç alınır. İtibara benzer bir etki yaratılır. Ancak bu sorunsuz şekilde sürdürülemez. Hak edilmiş itibar ile üretilmiş itibar arasındaki fark, bir gün mutlaka gün yüzüne çıkar.
Görgülü insanlar, çoğunlukla itibarın kendisi yerine görüntüsünü tercih etmezler. Yani sadece ciddiye alınma ihtiyacının karşılanması onlara yetmez. “Bana saygı duymasan da benim karşımda dikkatli olmak zorundasın” yaklaşımına genelde tenezzül etmezler. Çünkü görgünün özünde, başkalarının iyi oluşunu da hesaba katabilmeyi sağlayan bir iç denge vardır. Bu sayede sınırlar gözetilir, ölçü korunabilir ve hangi ortamda nasıl davranılacağı kestirilebilir.
Görgüsüz birinin hak edilmiş bir itibara kavuşması zor olsa da görgüsüz olup itibarlı görünmek mümkündür. Bu bize günümüzün önemli tartışmalardan birini hatırlatır: Gerçek ile izlenim arasındaki fark açıldıkça, görüntü var olmanın yerine geçebilir mi? İtibar açısından böyle bir tehlike olmaz. Çünkü “itibarın” kaynağı ile “itibar görüntüsünün” kaynağı birbirinden oldukça farklıdır. Görüntünün kaynağında saygınlık, güven gibi kavramlara pek sık rastlanmaz. Onun kaynağında genelde mevki gücü, maddi güç, korku uyandırma özelliği ya da en kötüsü, çıkarları beslediği için işlevsel olma özelliği vardır.
İtibar gibi görgünün de sahtesi üretilebilir. Eğer saygı, temel bir ilişki normu olmaktan çıkıp üst konumdakine sergilenen bir zorunluluk haline gelirse görgününiçselleşmiş bir incelik olma niteliği de bozulur. Bizden olana seçici saygı gösterip diğerlerine hoyrat davranılması görgünün içselleştirilemediğinin en net kanıtıdır. “Görgü görüntüsü” de sorunsuz şekilde sürdürülemez. Ama değerleri içte içe sarsmasını engellemek kolay değildir.
Fütursuzca sergilenen güç gösterilerinin bazen “dediğini yaptırıyor” yorumuyla olumlu bir tonda algılanması, görgüsüzlük ekseninden değersizlik eksenine kayıyor olmanın bir işaretidir. Ve bu çok üzücüdür. Bir süre sonra ne gerçek görgü ne de hak edilmiş itibar kimsenin umurunda olmaz. Artık sadece itibar görüntüsünün etkisinden yararlanmak önemlidir. Bu tür anlam kayıpları değerleri yıpratır. Görgünün yokluğu ise aşınmayı hızlandırır. Toplu fotoğrafta görünebilmek için birbirleriniitip kakmayı görgüsüzlük olarak algılamayan bir grup hayal edin. Sizce yöneticilerinin itibarının neye dayandığını sorgulama ihtiyacı duyarlar mı?
Bir şeyi değersizleştireceksek, bu kesinlikle “emek vermeden edinme” alışkanlığı olmalıdır. Çünkü sahte itibarı besleyen asıl zemin budur. Emek vermenin değersizleştiği bir ortamda görgüye önem verilmesini beklemek biraz fazla iyimserlik olabilir. Ama hepsi birbirlerine bağlı olduğu içinbir yerden başlamak gerekir. En azından değerlerle ilgili konularda görüntünün gerçekliğin yerini almasına izin vermemeliyiz. Aksi takdirde insan olma halimizden de bir şeyler kaybetmeye başlayabiliriz…