.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Gençler gelecek arayışlarını yurt dışına yönlendirdi

Okuma Süresi: 4 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Gençler gelecek arayışlarını yurt dışına yönlendirdi
Gençler gelecek arayışlarını yurt dışına yönlendirdi
Paylaş:
Günümüzün yapay zeka ve gelmekte kuantum bilgisayarlar döneminde ülke ve ekonomilerin üretim gücü, yaratabildikleri beyin gücüne ve bununla yaratılan yenilikçi ortamın düzeyine bağlı olacaktır. Zira salt toprağa dayalı tarım imparatorluklarının ve sermayeye dayalı sanayi uygarlığının geleneksel üretim yöntemleri, yerini artık yenilikçi ve yaratıcı bilgi üretim yöntemleri ile bunu yöneten beyin gücünün yetiştirilmesine bırakıyor. Bu sürecin geçiş aşamasında yenilikçi ortama sahip ülkeler, bu avantaja ek olarak beyin gücü ithal ederken, diğer bazı ülkeler de beyin göçü ile yetiştirdikleri hazır nitelikli insan gücünü kaybetme sürecine giriyor. Zira her türlü göç olgusunda, bir tarafta göçe ve gitmeye mecbur bırakan itici olumsuz koşullar; diğer tarafta ise çekimi güçlendiren cazibe ortamları belirleyici olur.
Ne yazık ki Türkiye bugün beyin göçü ile beyin gücü kaybeden ülkeler grubunda yer alıyor. Esasen ülkede olumlu ortam yaratacak bir teknolojik düzey yetersizliği yanında, demokratik zafiyet ve yanlış ekonomi politikaları nedeniyle de hazır yetiştirdiği nitelikli işgücünü sürekli kaybetti. TOBB Yazılım Meclisinde Akademik danışman olduğum pandemi öncesi dönemde, Sanayi Bakanlığı AR-GE merkezlerinde uzun yıllar hakem olarak yer aldım. Yavru sanayi konumunda olan bu kuruluşlara destek olmaya çalıştım. Ne var ki, NAS uygulaması ve yüksek enflasyon ortamında güçlü döviz kuru dalgalanmanın yaşandığı her durumda, yazılım şirketleri sürekli nitelikli insan gücü kaybetti. Yazılımcıların çoğunluğu Berlin ya da Hollanda’ya göç ettiler. Arkasından aynı süreç sağlık personeli için de yaşandı.
Şimdilerde ülkede derinleşen kronik enflasyon, işsizlik, yoksulluk, gelir dağılımında bozulma, kaybolan etik değerler ve gençlerin gelecek beklentilerindeki güçlü erozyon, yeni üniversite mezunlarında kendi gelecek arayışını yurt dışında aramaya yönlendirdi. Nitekim TÜİK 2025 verileri, yeni mezun göçünün her yıl artarak yüzde 2,2’ye çıktığını gösteriyor. Bu oran erkek mezunlarda yüzde 2,7; kadın mezunlarda 1,8 olarak gerçekleşmiş bulunuyor. Ülkemizden göç eden mezunları tercih ettiği ülkelerin başında, Almanya, yüzde 22’lik payla başı çekiyor. ABD yüzde 16,9 payla ikinci sırada. İngiltere yüzde 10,5; Hollanda 8,3 ve Kanada 5,2 oranında pay alıyor. Lisans mezunlarının Almanya tercihinde bilgisayar mühendisliği başı çekiyor. İngiltere ve Hollanda için yine bilgisayar mühendisliği tercih ediliyor. ABD’ye yönelen mezunlar daha çok, elektrik-elektronik mühendisliği tercihi yaparken; Kanada tercihinde ise işletme öne çıkıyor.
Üniversite türü açısından konuya bakıldığında 2025 yılı devlet üniversitelerinde beyin göçü yüzde 1.9 ve vakıf üniversitelerinde 4,4 oranına ulaşıyor. Vakıf üniversitelerinin tam burslu öğrencilerinde beyin göçü oranı yüzde 8,6 ve kısmi burslularda 3;8 ve ücretlilerde 3,7 oranında değerler alıyorlar. Mezunların öğrenim dili açısından beyin göçü oranları Fransızca 10,56; Almanca 7,5; İngilizce 6,8 ve Rusça 5 oranlarına ulaşıyor.
Göç veren iller açısında İstanbul 2025 yılında yüzde 4’lük bir oranla başı çekiyor. İstanbul’da erkeklerin oranı yüzde 4,7 ve kadınların oranı yüzde 3,4 düzeyinde. İkinci sıradaki İzmir’de bu oranlar sırasıyla yüzde 4,4 ve 2,8 düzeyinde.  Üçüncü sıradaki Ankara’da bu oranlar yüzde 3,6 ve 2,4 değerlerini alıyor. Eskişehir’in payı, sırasıyla yüzde 2,9 ve 1,7 olarak gerçekleşiyor. Göç veren en düşük iller sıralamasında daha çok Güneydoğu illeri yer alıyor. Bilim alanları açısından konuya baktığımızda, bilişim ve iletişim teknolojilerindeki beyin göçü yüzde 7; Mühendislik yüzde 4,8; doğa bilimleri ve matematik dalları yüzde 3 oranında değerlere ulaşıyor.
Yüksek lisans alanında beyin göçü, moleküler biyoloji ve genetik alana yöneliyor. Mezunların lisans programlarına göre beyin göçü oranları moleküler biyoloji ve genetik yüzde 13,1 ile başı çekerken, bu alanı yüzde 13 ile işletme mühendisliği, yüzde11 ile matematik mühendisliği, yüzde 10,9 ile elektronik mühendisliği ve yüzde 10,2 ile fizik mühendisliği yer alıyor.
Özetle ülkemizin içinde bulunduğu siyasi, ekonomik ve etik kaos ortamı, gençlerin kendi gelecek arayışlarını güçlü biçimde yurt dışına yönlendirmiş bulunuyor. Tercih edilen ülkeler sadece maddi kazanç motifi öne çıkmıyor. Bunun yanında tercih konusu ülkelerin ekonomik gelişmişlik düzeyi yanında demokratik hak ve özgürlük değerleri ile teknolojik ortamın uygunluğu dikkate alınmış gözüküyor. Örneğin, büyük sıçrama içindeki Çin gündeme gelmiyor. Doğal olarak öğrenmiş oldukları yabancı dil avantajı bu tercihlerde etkilidir.Ancak asıl önemli olanın, yapılan mesleki tercih dallarıyla ile ilgili olduğu görülüyor. Yurt dışı beyin göçüne katılan mezunlarımızın, mesleki tercihlerinin, çağdaş bilim ve teknolojideki yükseliş ve gelişmelere uygun, gelecek için bilinçli tercihler olduğu gözleniyor. Atatürk’ün gelecek umudu gördüğü bilinçli gençlerin, yurt içinde eriyen orta tabaka, kriz içindeki sanayi ve tarım sektörü ile kısıtlanan temel hak ve özgürlük karşısında daha uygun kültür ortamlarına kaçışını yansıtıyor. Bu nedenle bizim Ata mirası 1416’lılar kuşağı gibi koşarak geri dönmek yerine, gemileri yakarak gittikleri yerlerde kalacaklarından derin endişe duyuyorum.