Geçtiğimiz Cumartesi gününün bütün bir gecesini, Antalya’dan başlayarak İstanbul’u, Ankara’sı İzmir’i başta, Edirne’den Van’a, Samsun’dan Adana’ya, Trabzon’dan, Hatay’a, Muğla’dan, Şırnak’a bayram yerine çevirdi, Galatasaraylılar. Hollanda’dan Azerbaycan’a, Hindistan’dan Kıbrıs’a kadar bütün dünyada Türk’ün olduğu her yeri de…
O gece “yüzbinlerce taraftarın elde sarı–kırmızılı bayraklarıyla, meydanları, caddeleri doldurduğu Galatasaray Bayramı görüntüleri” yurdumuzun ve dünyanın 4 bir yanından TV’lerimize gelmişti ve doya doya seyrettik. Bütün dünyada da seyredildi…
Sanırım, Fenerbahçe’nin, Beşiktaş’ın, Trabzonspor’un başkan ve yöneticileri de seyretmişlerdir. Ve gene sanırım, Onlar, “Galatasaray’ın Türk Futboluna el koymak üzere olduğunu ve “böyle giderse” birkaç yıl içinde koyacağını ve “4 yıl üst üste şampiyonluk aboneliğini, ‘bir rakamdan’ çift rakamlara çıkaracağını” da anlamışlardır!
Anlayıp anlamadıkları transfer ayında ortaya çıkacak. Hayırlısı…
++++++
SÖZÜN ÖZÜ…
Spor, modern dünyada fiziksel sağlığın korunmasından toplumsal dayanışmaya, ekonomik kalkınmadan kültürel etkileşime kadar çok geniş bir yelpazede hayati öneme sahiptir. Bireysel düzeyde yaşam kalitesini artırırken, küresel düzeyde insanları bir araya getiren en güçlü evrensel dillerden biri olarak kabul edilir. (Anonim)
Not: Futbol; sporun lokomotifidir.
++++++++
Yeter artık; biraz insaf!
Zam… Zam… Zam… Ay geçmiyor ki, “hayatımızı ‘ekonomik olarak çok etkileyen” bir ürüne, bir hizmete zam gelmesin. Başta, “benzin / motorin gibi araçlara hayat veren” akaryakıtlar durmadan zamlanıyor. Onlara “zam gelince” zamlanmayan ürün ve hizmet kalmıyor!
İsrail–ABD’ye karşı savaşan İran’da domatesin kilosu 62–64 liraya satılırken, bizim pazarlarımızda domates tablalarının üzerine “192 liralık” fiyat konuyor. Ee, İran’da savaş varken, Hürmüz Boğazı kapanırken, İran’da domates 62-64 liraya satılırken bile, Türkiye’deki pazarlarda ise “Domates tablolarının üzerine 192 liralık fiyat konulmasına” sesini, sedasını çıkaran olmuyor! Ankara’dan “ses”, yerel yönetimlerden “seda” çıkmıyor.
Acı tabloyu “bir örnek (Domates) vererek anlattım. Genele baktığımızda “acı bir gerçek” ile karşı karşıya kalıyoruz: Vatandaşın alım gücü” gün be gün azalıyor; “ekonomistlerin tabiri ile ‘fakirleşme’ yaygınlaşıyor” ve önlenemiyor. Hafta içinde “benzin başta” akaryakıta gene zam geldi. Bu zamdan etkilenecek olan “Gıda ürünleri ve Nakliye başta” art arda zamlar sırada…
Zamlarla artacak hayat pahalılığı bütün yurdu ve 90 milyonu etkileyecek. Çare bulunması gerekirken, “genelde de, yerelde de azaltılması” mümkün olamıyor.
Hayat pahalılığını önlemek, “genel ve yerel” bütün yöneticilerin, kuruluşların başlıca görevlerinin arasındadır.
90 milyona umut verilmeli ve “alım gücünün daha fazla zayıflamaması için” gereken yapılmalıdır!..
+++++++
Galatasaraylıların bayram gecesi!
Galatasaraylıların bayram gecesi!
Paylaş: