Bu hafta; sırtını milyonlarca sevenine dayamış bir spor camiası olan Fenerbahçe’den söz etmek istiyorum.
Elbette Öcal Uluç gibi bir spor otoritesinin olduğu bir yerde, benim spordan bahsetmem, biraz haddimi aşan bir davranış gibi görünse de, ben takımın sportif değerlendirmesini değil, görünüşünü, verdiği izlenimi gündeme getireceğim.
Takımın yenilmesi veya yenmesi elbette önemlidir, ama o takımı oluşturan yönetici ve sporcuların anlayışları, davranışları, olaylara bakışları daha önemlidir.
Elindeki para imkanı ölçülemez boyutta olan bir camia, harcadığı ve harcamakta olduğu meblağların karşılığında ne almaktadır veya neyi almamaktadır?
Sporda pek önem verilen takım şuuru veya eski tabirle takım ruhu var mıdır?
Elbette kazanmak hedeftir. Ama kendisinden daha üstün birinin karşısında yenilmek de olasıdır.
Ancak yenilirken, diyebilmelidir ki, “Aslanlar gibi mücadele ettiler, ama karşısındakiler daha güçlü çıktılar.”
Burada bir duralım. Fenerbahçeli sporcuların değerleri yüksektir. Hem de pek yüksek! Avrupa’nın en önemli sporcularının paralarına eşit ve bazen de fazla paralar almaktadırlar.
Aldıkları bu paraların hakkını verenler var mıdır?
Veya aldıkları parayı hak etmeye çalışanlar var mıdır?
Veyahut da böyle deli paraların saçılıp, döküldüğü ortamların ruhuyla spor yapanlar var mıdır?
Sanmıyorum.
Fenerbahçe’nin bir oyuncusunun aldığı transfer parası ve maaşıyla, koca bir takımı bir yıl ayakta tutmaya çalışan kulüpler karşısında dahi Fenerbahçeli oyuncuların zaman zaman dizlerinin bağının tutulduğuna şahit oluyorum.
Yönetimiyle, sporcusuyla özellikle de, futboldaki şahsiyetleriyle Fenerbahçe dünün heyecanlı ruhunu taşımamaktadır.
Başarısızlığa çare bulmak kolaydır! Ama önemli olan o başarısızlıktan ders çıkartıp yola devam etmektir.
Milyonlarca sevenini üzerek kör-topal yol yürümeyi sürdürmek Fenerbahçe’ye yakışmamaktadır.
Taraftarının arzusu şampiyon bir kulüp mensubu olmakla beraber, sorumluluk sahibi bir kulübün sevdalısı olabilmektir.
Taraftar karda, kışta, yağmurda, güneş altında cebindeki harçlığını bırakıp seyrine koştuklarında en az kendileri kadar heyecan duyan bir Fenerbahçe yönetimi ve sporcu kitlesi istemektedir.
Bu isteği hayata geçirmek için hiç de zor değildir.
Yeter ki, istenilsin.
Fenerbahçe
Fenerbahçe
Paylaş: