Çalkantılı dönemlerde müsteşarlık, başbakan danışmanlığı ve dört dönem milletvekilliği yapan Dr. Aytun Çıray farklı partilerde üstlendiği görevlerle adından söz ettirdi. Çıray, Türkiye’de yüksek bir siyasi ahlâka ve kaliteye ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Çıray, CHP’ye yönelik süren "mutlak butlan" davasını iktidarın “pazarlık aracı” olarak kullanmak istediğini vurguladı.
Aynı zamanda tıp doktoru olan Aytun Çıray, Gözlem Gazetesi yayın kurulunun konuğu oldu. Siyasete Tansu Çiller’in DYP Genel Başkanı olduğu 1995 yılında DYP’den İzmir milletvekili aday adayı olarak giren Aytun Çıray, partinin İzmir’de yaptığı ön seçimde 3. seçilmesine rağmen listeye genel merkezin kararıyla 5. sıraya yazıldı. 1999 yılında ön seçimde birinci çıkmasına rağmen listeye konulmadı. Bu tutumu “bu partide sana yer yok” olarak değerlendirdi ve DYP’den istifa etti. Başbakan danışmanlığı sırasında ANAP Başbakan ve ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz’la çalıştı. Süreçte çok iyi anlaştıkları Mesut Yılmaz kendisini 2002 yılı seçimlerinde İzmir 2. sıradan aday gösterdi. Ancak ANAP baraj altında kalınca seçilemedi.
AKP’nin iktidara gelmesi ile birlikte dünya görüşü ve siyaset anlayışı uymadığı için Başbakanlık Danışmanlığı ve memuriyetten istifa etti.
Daha sonra yakın zamanda kaybettiğimiz TBMM Başkanlarından Hüsamettin Cindoruk’la Demokrat Parti bünyesinde bir merkez özgürlükçü parti oluşturma çalışmalarına Genel Başkan Yardımcısı olarak katıldı. Süleyman Soylu’nun kazandığı 2007 kongresinde DP’den Genel Başkan adayı oldu, ancak kongreyi siyaseten meşru bulmadığı için adaylıktan çekildi.
Daha sonra “çok dürüst insan” diye tanımladığı bürokrat arkadaşı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Belediye Başkanı adayı olunca onu destekledi ve bu defa yakın siyasi ilişki geliştirdiler. Kemal Kılıçdaroğlu CHP Genel Başkanı seçilince CHP’ye katılan Çıray, TBMM 24. döneminde 2011 yılında CHP İzmir milletvekili seçildi. CHP’de PM üyeliği ve Genel Başkan Yardımcılığı yapan Çıray, “Atatürk’ün mücadelesini onun kurduğu partide yapmak benim için onur nişanesidir” diyen Çıray, Cumhur İttifakı’na karşı Millet İttifakı projesinin mimarlarındandır. Dr. Aytun Çıray, “Kemal Bey’in izni ile İYİ Parti’nin kuruluşuna destek verdik. İYİ Parti benim için büyük bir siyasi riskti. Meral Hanım bana ‘acele etme parti tutarsa gelirsin’ dedi. Ben de ona ‘Hayır ben kuruluşa destek olacağım’ dedim. 15 milletvekili operasyonunu yaptık. İlk defa iktidarı şaırttık. Proje tuttu ve İstanbul dahil 11 büyükşehir belediyesi kazanıldı” diyor.
Çıray, “Kimse söylediklerimi taraftarlık olarak değerlendirmesin; dörtlü Millet İttifakı’na fayda değil zarar veren iki parti alınmasa ve Altılı Masa oluşturulmasaydı, Akşener AKP’ye doğru yan çizmeseydi, ATA ittifakı kazık atmasaydı, içeriden bıçaklanmasaydı Kemal Bey % 52 ile cumhurbaşkanı olurdu. Yeni CHP yönetimi, ortak oldukları seçim kaybının tüm suçunu Sayın Kılıçdaroğlu’na yükleyerek kendileriyle beraber herkesi akladılar ne yazık ki…”
Aytun Çıray, Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu Toplantısı’nda geçmişten günümüze Türkiye siyasetine projeksiyon tuttu. “Mutlak Butlan” davası dahil CHP’ye yönelik baskıların siyasi olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı CHP’yi anayasa değişikliğine ikna etmek için “Mutlak Butlanı” Demokles’in kılıcı olarak kullandığını dile getirdi. “CHP sözde barış komisyonuna girmeyip, hakem parti olmayı tercih etseydi bugün oyları %40’ı bulmuştu.” Değerlendirmesini yaptı.
2019 seçimlerinden sonra dönemin İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve AKP arasında “Bizim de hala izah edemediğimiz bir şey oldu” diyen Çıray, “Hiç beklenmedik bir zamanda, Recep Tayyip Erdoğan’ın sağ kolu partiye danışman oldu. AK Parti Genel Başkanı Faruk Acar. Öyle bir reklam propagandası yürüttü ki, (Ömer’in yolu vs.) parti oy kaybetmeye başladı. Yani adeta bilerek parti büyürken küçültülmeye başladı. Sonra yukarıdan talimat geldi: Aytun Çıray’ı sileceksiniz diye, sildiler.” açıklamasında bulundu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener’in o süreçte açık iletişim kurmamalarının bir başka hata olduğunu kaydeden Çıray, “İkili görüşmelerinde en az alttı ay önce Kemal Bey en baştan ‘Ben adayım’ demeliydi. Meral Akşener de bu adaylığı destekliyorum veya desteklemiyorum demeliydi. Kemal Bey altılı gruba güvenmediği için adaylığını son dakikaya kadar açıklayamadı. Meral Hanım da – bana göre- bilerek son dakikaya kadar bıraktı ki masadan kalktığında yara büyük olsun. Tedbir alınamayacak bir konjonktür yaratılsın” ifadelerine yer verdi.
2023 seçimlerinde “ince işçilik” yapıldığını anlatan Aytun Çıray, “Kemal Kılıçdaroğlu’na içeriden ve dışarıdan kaybettirildiğini belirtiyor. Çıray, Meral Akşener'in anketlerde yüzde 16 olan oy oranını masadan kalkarak yüzde 9’a düşürdüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, “büyük bir siyaset ustası” olduğunu anlatan Aytun Çıray, Erdoğan’ın Ata ittifakıyla Sinan Oğan’ın aday olmasını sağlayarak, kendisine oy vermeyen kitlenin CHP’ye de oy vermesinin önüne geçtiğine dikkat çekerek, “Bu kitleyi Oğan’ın adaylığıyla konsolide etti. Kendisine gelmeyeceğini bildiği bu oyların Kılıçdaroğlu’na gitmesinin de önünü kesti” dedi.
Ata İttifakı’nın adayı Sinan Oğan, Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turunda geçerli oyların yüzde 5,17’sini almıştı. Çıray’a göre muhalefet seçimin ikinci turunda da süreci iyi yönetemedi. Birinci turta Oğan ile konsolide edilen oyların ikinci turda da taşınamadığını ifade eden Çıray, “Kemal Bey’in üzerinde büyük bir baskı yarattılar ve Ümit Özdağ ile görüşmeye gönderdiler. Bu sefer de Güneydoğu oylarında kayıp başladı. Bunların hepsi stratejik devasa hatalardır. Müthiş bir proje yürüdü. Kemal Bey'in hatası şu anda CHP'yi yöneten kadroyu birinci kadro yapmış olmasıdır. Bu seçim kazanılabilirdi” bilgisini verdi.
“Mutlak butlan taktiktir”
Aytun Çıray, CHP Kurultayı’yla ilgili Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde süren “Mutlak Butlan” davasını iktidarın “pazarlık aracı” olarak kullanmak istediğini öne sürdü. Çıray, Erdoğan, bu davayla CHP’yi anayasa değişikliğine ikna etmeye çalıştığını belirterek, “Mutlak butlan da bir taktiktir. Pazarlık konusudur. Anayasa konusunda pazarlıklar olacak. Onu göreceğiz. Mutlak butlan gelmezse pazarlık iyi gitmiştir. Gelirse de kötü. Antidemokratik, asla katılmıyorum. Desteklemem böyle bir şeyi. Ama gelmezse de iyi değil gibi gözüküyor” ifadelerini kullandı.
“CHP etnik siyaset yapmamalı”
“Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk'ün kurduğu partidir etnik siyaset yapmamalıdır” diyen Çıray, “Etnik siyaseti kimse yapmamalı. 21. yüzyılda etnik ve dine bağlı siyaset tam bir gericiliktir. Millet bir süre sonra hesaplaşır. Bu ülkede kim kime pasaport soruyor kardeşim? Kimse kimseye sen Kürt müsün, Türk müsün şu musun, bu musun diye sormuyor, bunu zihinlere sokuyorlar. Her açılım Türklerle Kürtleri biraz daha bölüyor. Neden bölüyor? Her açılımda yeniden tartışmalar başlıyor çünkü. Yara tam kapanıyor kabuk kaldırıyorlar. Yara tam kapanıyor, kabuk kaldırıyorlar. Bu açılımlar Tayyip Bey'in iktidarını sağlamlaştırmak için yaptığı siyasi taktiklerdir. CHP, bunu görmeyip Meclis komisyonuna üye verdi. CHP bu komisyona girmeyerek hakem rolünde olması gerekirdi” diye konuştu.
Çıray, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “yerel siyaset” yerine çok erken ve gereksiz bir şekilde Ankara siyasetine soyunduğu için hedefe konulduğunu belirtti. “Bu konuda, 2019’da seçilir seçilmez dikkatini çektim. Ama çevresi onun kibirlenmesine neden oldu ve yanlış yönlendirdiler. Yazık oldu. Bir an önce aklanıp özgürlüğüne kavuşmasını temenni ederim.”
“Erdoğan, CHP’yi anayasa değişikliğine zorluyor”
Eski Milletvekili Aytun Çıray, Gözlem Gazetesi Yayın Kurulu Toplantısına katıldı.
Paylaş: