TCMB Başkanı Sn. Karahan yılın ikinci “Enflasyon Raporu” sunumunu gerçekleştirdi. Bu rapora ilişkin sunumun kısa bir özeti ise şöyle; “savaş özellikle enerji ve ulaştırma fiyatlarında ani yükselişler yarattı. Bu yükselişler hızla enflasyonun yükselmesine neden oldu. Jeopolitik kaynaklı belirsizlikler arttı. Küresel ortamda büyüme öngörüleri aşağı yönlü revize ediliyor. Ülkemizde ise talep kompozisyonu dengeli gidiyor. Kira ve eğitim kalemlerinde azalan atalet dezenflasyonu destekledi. Gıda ve enerji fiyatlarında yükselişler görülüyor. Hizmet ve temel mal gruplarında enflasyon gerilemeye devam ediyor. Makro ihtiyati önlemlerin uygulaması sürüyor. Enflasyon tahmininde bant uygulaması kalktı. 2026 yılı ara hedefi %24, 2027 yılı ara hedefi %15 olup 2028 yılı ara hedefi ise %9 seviyesine yükseltildi. Buna göre yıl sonu hedefleri ise 2026 için %26, 2027 için %15 olarak tahmin edildi. TL'nin reel değerlenmesi cari açığın milli geliri oranı artmadıkça sorun değil. 2026 için önceki raporda öngörülen petrol fiyatı 60.9 dolar iken bu raporda yaklaşık %47'lik bir yukarı güncelleme ile 89.4 dolara 2027 içinde 56 dolardan 75.4 dolara revize edildi.
Öncellikle şunu belirtmeliyiz ki 2023 yılında başlayan “Rasyonele Dönüş Programı” ile hedeflenen dezenflasyon süreci savaştan önce de belli bir başarıya ulaşamamıştı. Hatırlanacağı üzere 2023 yılını %64.8 enflasyonla kapadığımız süreçte 2024 yıl sonu enflasyonu %44.4, 2025 yıl sonra enflasyonu %30.9 olmuş en nihayet üç yılda 2026 Nisan ayında ancak %32.4'e düşürülebilmiştir. Savaş sürecine bu ortamda yakalanmamız maalesef talihsizlik olmuştur. Büyüme/enflasyon ödünleşmesini yapamadığımızdan (çıktı açı grafiğindeki gelişmelerden anlıyoruz ki büyümeden fedakârlık etmeden enflasyonu düşürme çelişkisinde ısrar ettiğimizden) maalesef fiyat istikrarını gerçekleştiremediğimiz gibi OECD'nin en yüksek enflasyon seviyesindeki birinciliğimizi bir türlü bırakmıyoruz. Küresel ortamda stagflasyon tehlikeleri devam ederken bu revizyonlara rağmen dezenflasyon sürecinde nasıl başarılı olacağız? TL'nin reel değerlendirmesinin devam ettiği, cari açığın artacağı bu ortamda faiz arttırımları da tekrar gündeme geleceği için carry-trade’e ihtiyaç duyacağız. Özetle; para arzının artışını kontrol etmeden, hane halkı ve reel sektör beklentilerini çıpalamadan, büyüme-enflasyon ödünleşmesi olmaksızın dezenflasyonda kalıcı başarı olamıyor. Enflasyonun kontrol süresi uzadıkça hem maliyeti büyüyor hem de bu maliyet en alt gelir gruplarına, ücretli, emekli gibi dar gelirli kesimlere yükleniyor. Büyümeyi yavaşlatmak için paranın dolanım hızını yavaşlatmalı, daha yüksek faiz dışı fazla vermeli ve daha yavaş kredi büyümesini sağlamaktan başka bir çıkar yol yok.
Enerji ve emtia fiyatlarındaki artışların ikincil etkileri yoluyla enflasyonist eğilimlerin arttığı bu ortamda yıl sonu %24 enflasyon hedefini gerçekçi bulmuyoruz. Finansman ihtiyacının (cari açık 39.7 milyar dolar, net hatta noksan çıkışı toplamda 73 milyar dolar) brüt rezerve oranı da tarihi zirvesinde (oran %47'ye geldi, savaş öncesi %30'du) Döviz kuru politikası ile enflasyon ve cari açık arasındaki çıkmaz sokak nasıl aşılacak? Enflasyon tahminlerindeki revizyon tablosu önceki “Enflasyon Raporlarında” yer alırken bu raporda yer almaması tahminlerin beklentileri etkilemediği gerçeğini de ortaya koyuyor. Hedefleri güncellerken daha ayrıntılı bir açıklama yapılabilirdi. Beklentilerin hala yüksek olduğu gerçeğiyle haziran ayında bir faiz indirimi zor görünüyor. Para politikasında sıkılık ve kur kontrolünün devam edeceği anlaşılıyor. Görünen o ki; finansal istikrar ‘ fiyat istikrarı dengesinde önceliğin finansal istikrar olacağı anlaşılıyor. Özetle yılın ilk dört ayında birikimli olarak %14.64 artan enflasyona kalan 8 ay içinde aylık %1’ler civarında enflasyon eklenebilirse %24 hedefi tutacak, hiç gerçekçi görünmüyor.
Son olarak şunu da eklemek çok önemli. Enflasyonu düşürmenin maliyeti adil paylaşılmalı. Söz konusu enflasyon raporundaki revizyonlardan sonra düşük gelir gruplarına ilişkin ara zam düzenlemesini maliyetin paylaşılması açısından büyük yararı var. Bütün yükün asgari ücretli ve emeklilere yansıtılması programa güveni azaltıyor.
Enflasyon raporu ve dezenflasyon süreci
Enflasyon raporu ve dezenflasyon süreci
Paylaş: