.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Egeli dericiler İzmir’de OSB istiyor

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (EDDMİB), sektörün artan maliyetler, hammaddeye erişim sorunları ve küresel rekabet baskısı altında dağınık yapıyla yol alamayacağını vurgulayarak, İzmir’de deri ve deri mamulleri özelinde bir Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kurulması çağrısında bulundu.
Egeli dericiler İzmir’de OSB istiyor
Paylaş:
Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (EDDMİB), sektörün artan maliyetler, hammaddeye erişim sorunları ve küresel rekabet baskısı altında dağınık yapıyla yol alamayacağını vurgulayarak, İzmir’de deri ve deri mamulleri özelinde bir Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kurulması çağrısında bulundu. İhracatçılar, kümelenmenin sağlanmasının hem üretim gücünü artıracağını hem de ihracatın daha geniş bir tabana yayılacağını ifade etti.

Birlik, sektörün 2018–2025 dönemine ilişkin performansını değerlendirdiği, 2026 ve sonrası için yol haritasını açıkladığı toplantıyı, Ege İhracatçılar Birliği (EİB) Konferans Salonu’nda gerçekleştirdi.  

Toplantıda konuşan EDDMİB Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Zandar, ayakkabı sektörüne dair, “2018 yılında 64 milyon dolar olan ayakkabı ihracatı, 2020’ye kadar 112 milyon dolarla iki katına çıktı. 2024–2025 döneminde ise 91 milyon dolara geriledi. 2018’de 336 olan ihracatçı sayımız, 2022’de 456’ya yükseldi. Birliğimize yaklaşık 100 yeni ihracatçı kazandırdık. Bu artışta özellikle İtalya’da düzenlenen Expo Riva Schuh Fuarı milli katılım organizasyonumuzun çok önemli katkısı oldu. Geçtiğimiz haftalarda düzenlenen fuar dört gün sürdü ve katılımcı firmalar organizasyondan son derece memnun ayrıldı” bilgisini verdi. 

“Türkiye pahalı bir ülke”

Deri sektörünün beklentisinin enflasyonla doğru orantılı bir kur olduğunu vurgulayan Erkan Zandar, döviz kurunun enflasyonun gerisinde kalması nedeniyle uluslararası pazarlarda fiyat tutturmakta zorlandıklarını söyledi. Türkiye’de üretim maliyetlerinin büyük ölçüde enflasyona bağlı işçilik ve genel giderlerden oluştuğunu belirten Zandar, ayakkabıda ortalama kilogram ihracat fiyatının 2018’de 27,5 dolar iken 2021–2022 döneminde 20 dolara kadar gerilediğini, kur–enflasyon bağının kopmasıyla ihracatın zayıfladığını ifade etti. Zandar, “Yaklaşık 21 dolar seviyesinde yüksek hacimli satış yapabiliyorduk. Bugün 4 dolarlık fark bile sektörün dengesini anlatıyor. İhracatçının temel beklentisi öngörülebilir bir kur politikasıdır; Türkiye şu an fiyat açısından pahalı bir ülke” dedi.

Saraciyenin sektörün en yüksek katma değerli alanlarından biri olduğunu belirten Erkan Zandar, kilogram fiyatı 21 dolardan 18 dolara gerilemesine rağmen ihracatta ciddi bir düşüş yaşanmadığını söyledi. Ancak kapasitesi yüksek firma sayısının sınırlı olduğuna dikkat çeken Zandar, 250 bin doların üzerinde ihracat yapan firma sayısının yalnızca 7 olduğunu belirterek, “Güçlü ve ölçekli firma sayısını artırmamız gerekiyor” dedi.

“Sektörde konsolidasyon yaşanacak”

Önümüzdeki beş yılda sektörde ciddi bir konsolidasyon yaşanacağını belirten Başkan Erkan Zandar, yalnızca güçlü markaların ayakta kalacağını söyledi. Tüketiciye ulaşabilen, erişilebilir fiyat ve üretim gücüne sahip markaların yoluna devam edeceğini ifade eden Zandar, değişen tüketici alışkanlıklarıyla birlikte hibrit alışveriş, yapay zekâ ve otomasyon yatırımlarının sektörün geleceğini belirlediğini vurguladı.

Birlik Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu da, sektörün en can yakıcı sorununun hammadde ve ara maddeye erişim olduğunu söyledi. Türkiye’de üretilmeyen ara maddelere uygulanan yüksek ithalat vergileri ve gümrük önlemlerinin ihracatçının rekabet gücünü zayıflattığını belirten Gündoğdu, bunun Avrupa pazarındaki “kaliteli üretim–uygun fiyat” dengesini bozduğunu ifade etti. Avrupalı rakiplerin aynı ara maddeleri gümrüksüz temin edebildiğini hatırlatan Gündoğdu, Türkiye’deki uygulamaların hem maliyetleri artırdığını hem de kaliteli hammaddeye erişimi zorlaştırarak ürün kalitesinde dezavantaj yarattığını söyledi. Gündoğdu, “Bu ürün Türkiye'de yoksa, ihracatçı bunu dünya fiyatlarından alabilmeli” görüşünü Bakanlık nezdinde savunmayı sürdüreceklerini vurguladı. Gündoğdu, ihracatçıların finansmana erişimde iki temel beklentisi olduğunu belirterek, fuar katılımlarında ön finansman sağlanmasını ve hak edilen devlet teşviklerinin ödeme sürelerinin kısaltılmasını talep etti. 

İzmir Deri OSB çağrısı

Halil Gündoğdu, “Deri Mamulleri özelinde bir OSB yer almamakta. Türkiye’nin en büyük 3. ili olan İzmir’imizde ise bu eksiklik artık daha fazla hissedilmektedir. Deri sektörümüzün kümelenememiş olması, dağınık yapıda kalması ne yazık ki sektörümüzü olumsuz etkilemektedir. Emek yoğun bir sektörüz; yan sanayinin gelişmesi, nitelikli ara eleman devamlılığının sağlanması ve istihdamın artırılması ancak sektörün bir arada, omuz omuza hareket etmesiyle mümkündür” dedi. Bölgeden gerçekleşen deri ve deri mamulleri ihracatının yarısının, 300 aktif firmanın içerisinden sadece 40 firmanın sırtladığını açıklayan Gündoğdu, “Bu sürdürülebilir değildir. Sektörümüzün kümelenmesi ve güçlenmesi, ihracatın tabana yayılmasını sağlayacak, geriye kalan firmalarımızı da oyunun içine daha güçlü bir şekilde dahil edecektir. Bu noktada hedefimiz nettir: İzmir Deri Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi’nin kurulması” dedi. Gündoğdu, önümüzdeki dönemde başkan adaylığını açıkladı.