.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Dünya Ekonomik Forumu Küresel Riskler Raporu’nda Türkiye

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Dünya Ekonomik Forumu Küresel Riskler Raporu’nda Türkiye
Dünya Ekonomik Forumu Küresel Riskler Raporu’nda Türkiye
Paylaş:
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) Ocak ayında Küresel Riskler Raporu 2026’yı (Global Risks Report 2026 - “Rapor”) yayınladı. (Raporun tam metni için bkz: https://reports.weforum.org/docs/WEF_Global_Risks_Report_2026.pdf)

Rapor kapsamındaki risk yaklaşımları, Küresel Risk Algısı Araştırması (Global Risks Perception Survey – GRPS) ve Yönetici Görüş Araştırması (Executive Opinion Survey – EOS) ile değerlendirilerek ölçülmüş durumda…

GRPS araştırması, akademi, iş dünyası, kamu sektörü, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum alanlarından 1.300’ün üzerinde küresel liderin ve uzmanın görüşlerini bir araya getirirken, EOS araştırması, 116 ekonomide 11.000’i aşkın iş dünyası liderinin değerlendirmelerine dayanarak, önümüzdeki 2 yıl içinde her ülke açısından ciddi anlamda tehdit olarak algılanan riskleri belirlemektedir. GRPS bulgularıyla birlikte ele alındığında EOS verileri, ulusal katmandaki kaygı ve öncelikleri belirlemekte; küresel risklerin bölgesel etkilerini ve risk algılarını görünür kılmaktadır.   

Rapordaki araştırmalar kapsamında görünümler, 2 yıllık kısa vadeli görünüm ve 10 yıllık uzun vadeli görünüm şeklinde ele alınarak sunulmaktadır.

Rapora göre, küresel bazda, 2 yıllık kısa vadeli görünümdeki ilk beş risk ciddiyet derecesine göre, gümrük tarifeleri ve ambargolar gibi  jeoekonomik çatışmalar, yanlış bilgi ve dezenformasyon, toplumsal kutuplaşma, aşırı hava olayları ve devlet temelli silahlı çatışmalar şeklindedir.  10 yıllık uzun vadeli görünümde ise yine ciddiyet sıralamalı olarak riskler, aşırı hava olayları, biyoçeşitlilik kaybı ve ekosistem çöküşü, dünya sistemlerinde kritik değişimler, yanlış bilgi ve dezenformasyon ile yapay zekâ teknolojilerinin olumsuz sonuçları olarak ortaya çıkmaktadır.
Raporda Türkiye’ye ilişkin risk değerlendirmesi,  Yönetici Görüş Araştırması (EOS)  kapsamında iş dünyası temsilcilerinin görüşleri temel alınarak 2 yıllık kısa vadeli görünüm olarak yer almıştır.
Buna göre, Raporda Türkiye açısından 2 yıllık kısa vadeli görünüm için öne çıkan beş temel risk başlığı, işsizlik ya da ekonomik fırsatlara erişimde yetersizlik, enflasyon, insan hakları ve sivil özgürlüklerde gerileme, ekonomik durgunluk (örn: resesyon, uzun süreli büyüme yavaşlaması), toplum içindeki kutuplaşma şeklinde belirginleşmektedir.
Rapor kapsamı veriler ülkeler bazında karşılaştırmalı olarak değerlendirildiğinde, Türkiye’nin kısa vadeli risk algısının büyük ölçüde ekonomik başlıklar etrafında yoğunlaştığını göstermektedir. Bu durum birçok ülke ile benzerlik taşımaktadır. Bununla birlikte, toplumsal kutuplaşma başlığının aynı çerçevede ilk beş risk arasında yer alması Türkiye açısından dikkat çekici bir özellik olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca bazı ülkelerde üst sıralarda görülen jeopolitik gerilim, devlet temelli silahlı çatışma veya siber güvenlik gibi dışsal risklerin Türkiye listesinde yer almaması, risk algısının daha çok iç ekonomik ve toplumsal dinamikler ekseninde şekillendiğine işaret etmektedir.
Sonuç olarak, Küresel Risk Raporu 2026 verileri, küresel ölçekte jeoekonomik rekabetin, güvenlik temelli gerilimlerin ve çevresel sistemik risklerin belirleyici hale geldiğini meydana çıkarmaktadır.
10 yıllık uzun vade için ise çevresel sistemik risklerin yanında yapay zekâ teknolojilerine bağlı olumsuz sonuçların risk perspektifinde öne çıktığı görülmektedir.
Ülkemizin kısa vadeli risk algısı ise yapısal olarak ekonomi ve toplumsal istikrar ekseninde şekillenmektedir. Bu durum, küresel öncelikler ile ulusal risk algısı arasında belirgin bir farklılaşmaya işaret etmekte; ekonomik dayanıklılık ve sosyal uyum, toplumsal kutuplaşma alanlarında atılacak eş zamanlı önleyici adımların risk yönetiminde yer alacağını/yer alması gerektiğini ortaya koymaktadır.