.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Don Kişot, İzmir'de!

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Don Kişot, İzmir'de!
Don Kişot, İzmir'de!
Paylaş:
16. yüzyıl ve genel olarak Rönesans, insanlığın önceki zaman dilimlerinde oluşturduğu ekonomik ve entelektüel birikimlerin sonucu olarak büyük sosyal devrimlerin taşlarını döşemişti. Bu birikimleri coğrafi keşifler ve matbaanın icadı gibi buluşlar ivmeledi ve tüm ülkelere bir alev gibi yayılmasını sağladı. Sanattan bilime tüm insanlık uğraşılarında, akıl yani rasyonalite temel bir referans haline geldi. Ortaya çıkan ekonomik zenginlik, üretim sistemini yeniden yapılandırdı ve lonca tarzı lokal primitif örgütlenmeler, nesnel ve mutlak kapitalin el değiştirdiği bir sisteme dönüştü. Tüm bu değişim, sonuçta aristokrat olmayan bir paralı sınıfı oluştururken, bireycilik ve zamanla da toplumsal yansıması olan milliyetçilik doğdu.

Kristof Kolomb dünyanın, Nikolas Kopernik evrenin sınırlarını test ederken, Martin  Luther de din ve ruhani dünyanın geleneksel yeminlerini inkar ediyordu! Doğal olarak, çağın okuma zevkleri de değişmişti. Önceki çağların örneğin Sir Thomas Malory tarafından 1470'lerde kaleme alınan 'La Mort d'Arthur tarzı ki günümüzde de ne yazık ki böyle bir dönem yaşanıyor, ' Kan ve müstehcenlik' örgülü metinler farklılaşmaya başlamıştı.

Rönesansın merkezi işlevi gören İtalya'da insanlar, aşk yüzünden deliren kahramanlara meraklı ve katı askeri ruhundan arınmış lirik romantik şövalyelerin maceralarını izlemeye hazır bir ruh hali içinde idiler..Bu dönem, Miguel de Cervantes Saavedra'ın ünlü hicvi Don Kişot'u yayımladığı yüzyılın henüz sona erdiği zamanlardı.

Cervantes,1547 ila 1616 yıllarında yaşadı. Bilinen en ünlü eseri olan (Don Quijote) Don Kişot, modern Batı Edebiyatının roman tarzındaki ilk başyapıtı ve İspanyol kültür dünyasında roman geleneğinin başlatıcısı olarak kabul görür. 22 yaşında Madrid'de karıştığı bir yaralama olayı nedeni ile tutuklanır ve zamanın hukuk normlarına göre sağ elinin kesilmesine karar verilir. Bu hüküm, daha sonra on yıl süre ile sürgün cezası ile değiştirilir ve İtalya'ya adım atar. Burada yaşadığı yıllarda Akdeniz havzasında Osmanlı hakimiyeti söz konusudur ve dönemin Papası V. Pius, bir Latin ordusu teşkil etmek için Venedik ve İspanyollarla ortak bir donanma oluşturur. Savaşmak için katılan gönüllülerden birisi de Cervantes olur. Marquesa adlı kadırgada, İnebahtı(Lepanto) deniz savaşında Osmanlılara karşı savaşır ve yaralanarak esir düşer. Esaretini Cezayir'de tamamlar. Don Kişot'ta İstanbul'da geçen esir hikayelerinden bahsetmesi ve Mimar Sinan emrinde Cervantes isimli bir kölenin isminin geçmesi nedeni ile Kılıç Ali Paşa Camiinde çalıştırıldığı söylenir. Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa'nın yaptırdığı caminin 1580 yılında tamamlandığı  ve Cervantes'in de 1575 -1580 yıllarında esir olduğu düşünüldüğünde bu mümkün gibi görünse de tarihi kaynaklar, Cezayir Beylerbeyi Uluç Hasan Paşa'ya , Cervantes'in ailesi tarafından tedarik edilen esaret parasının takdimi ile özgür kaldığını belirtiyor. 

Cervantes, hapis hayatı yaşadığı yıllarda yazmaya başladığı Don Kişot'ta, otobiyografik esintilerin espritüel ama lirik bir anlatımını sayfalara geçirmiştir. Günümüzde de en çok okunan eserlerdendir ve bilinen tüm dillere çevrilmiştir.  Bugünlerde, Don Kişot, bir sergi ile İzmir'de yeniden anılıyor. İzmir Büyük Şehir Belediye Başkanlığı Adnan Saygun Kültür Merkezi Sergi alanlarında, Romanyalı ünlü ressam Florian Dore Crihana, Don Kişot'a dair 45 eseri ile İzmirli sanatseverleri, Cervantes'in dünyasına çekiyor.

Serginin Kuratörü İbrahim Karaoğlu, “Uluslararası bir üne sahip ve eserleri dünyanın seçkin müzelerinde Picasso, Dali ve Le Corbusier gibi sanatçıların eserleri ile yan yana yer alan Florian Doru Crihana,  'La Mancha'lı Don Kişot' isimli sergisinde Don Kişot'u, yalnızca yel değirmenlerine karşı duran bir şövalye olarak  değil; modern hayatın absürtlükleri arasında yönünü arayan, incinmiş ama ısrarcı bir ruhun simgesi olarak resmediyor. Sanatçı,Don Kişot resimlerini, çoğu zaman beklenmedik karşıtlıklarla, çarpıtılmış perspektiflerle ve hafifçe gülümseten grotesk ayrıntılarla kuruyor; böylece hem Cervantes’in ustalıklı hicvine selam veriyor hem de çağdaş dünyanın kırılgan gerçekliğini görünür kılıyor” diyor. 

Florian Dore Crihana,Mono Lisa, Don Kişot, Vincent Van Gogh gibi ünlü isimlerin yanı sıra sıradan insanlardan esinlenerek portreler yapmış, Crihana. Lizbon, New York, Londra, Venedik, Barselona, Münih ve Paris (Eyfel Kulesi) üzerine yaptığı resimleri dünyanın pek çok yerinde beğeniyle izlenmiş bir sanatçı. Keşke güzel İzmir'imizi de resmetse diye düşünüyor insan.

Don Kişot, her ne kadar alelade bir şövalye parodisi gibi nesnelleştirilmiş olsa da , hiciv anlatım örgüsünde, idealler, hayal gücü ve kişisel inançlar bağlamında , günümüz Batı değerlerinin rasyonalite ve bireyselliği için çok önemli etkiler yaratmıştır. Çağdaş bir sanatçı olan Florian Doru Crihana da, bu Ruhu, tuvallerine taşımış.

Bu sergi, günümüzün "savaş ve kaos" eksenli, uluslararası gündeminde, Don Kişot'un kişisel" deliliğinin" naifliğini hoş bir enstantane olarak yaşamımıza nakşediyor. İzmirli sanatseverler, Cervantes, Don Kişot ve Florian Doru Crihana gibi küresel sanat değerleri ile baş başa bir zaman geçirme imkanı buluyor. Sergi Adnan Saygun'da, 4 Mart’a kadar gezilebilir.