.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast
Folkart Orion

Doğrudan yabancı yatırımlar

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Doğrudan yabancı yatırımlar
Doğrudan yabancı yatırımlar
Paylaş:
Bilindiği üzere ülkemizde şu anda bir “Dezenflasyon” politikası uygulanıyor. Bu politikanın başlıca dinamikleri; sıkı para politikası çerçevesinde esas itibarıyla kontrollü döviz kuru ile dolarizasyonu azaltarak Türk Lirasını değerli kılmak üzerine kurulu. Zira döviz rezervlerimizi güçlü tutmak için portföy yatırımlarına (bir başka deyişle) sıcak para politikasına ihtiyaç duyuluyor. Türk Lirasına yüksek getiri sunarak yabancı yatırımcıyı çekmek ve böylece yerleşikleri ve yabancıların TL yatırımlarını arttırmak, fiyat istikrarını tesis etmek hedefleniyor.
Bu politikaların açmazı da süresinin çok uzamaması gerekiyor. Ancak yaşanan iç ve dış şoklar nedeniyle süre üç yıla ulaştığında bir yandan ödediğimiz fahiş faizler çok büyük rakamlara ulaşıyor, diğer yandan bütçe ve para arzı dengeleri bozulduğu gibi servet ve gelir dağılımı adaletsizliği istenilmeyen boyutlara yükseliyor. İşte bu nedenle “Doğrudan Yabancı Yatırımlar”ın önemi daha net,berrak bir şekilde ortaya çıkıyor. Bizim gibi döviz açığı olan ülkelerde ekonomik büyümeyi hızlandırmak, istihdamı arttırmak ve teknolojik ilerlemenin sağlanması açısından bu tür yatırımlar öne çıkmaktadır. Portföy (sıcak para) yatırımlarının aksine doğrudan yabancı yatırımlar yoluyla fabrika, tesis veya ortaklıklar kurularak ülkeye giren sermaye kalıcı olmakta ve makro ekonomik istikrarın sürdürülmesi kolaylaşmaktadır.
Ödemeler dengesi açısından iç tasarrufların yeterliliği büyük önem taşıyor. Yetersizlik durumunda dış ticaret ve cari açık sorunları “Ödemeler Dengesi Kırılganlığı” yaratıyor. Ülkeye döviz girişi sağlanması bu sorunları azalttığı gibi ithal ikamesi de yaratabiliyor. İşte tasarruf açığını kapatma açısından büyük yatırımların finansmanı kalıcı olarak bu yolla yapılarak istikrarlı büyüme söz konusu oluyor, toplam üretim kapasitesinin yukarı çıkması arz yönlü dengelemeye de imkân veriyor. Sürekli “işsizlik” problemi (özellikle âtıl işgücü ve genç işsizlik olarak) çeken ülkemizde işsizlik oranının düşmesine de katkı veriyor. Ayrıca yabancı şirketlerin çalıştırdıklarını yerel çalışanlara verilen eğitimler sayesinde iş gücü kalitesi ve yönetim becerileri de yükseliyor. Küresel pazarlara erişim yoluyla uluslararası piyasalar ile entegrasyon yarattığı gibi yerli üreticileri de daha verimli çalışmaya zorladığı da bir ayrı avantaj. Rekabet liginde üst sıralara çıkma imkânı da cabası.
Bu tür yatırımların bir ülkeye gelebilmesi için yatırım ortamının iyileştirilmesi gerekiyor. Bunun için gerekli ön şartlar ise şöyle; “Yatırımcıların mülkiyet ve sözleşme haklarını güvence alacak hukukun güvenceli ve öngörülebilir olması, ticari dava ve ihtilafların hızla çözülmesi için ihtisas mahkemeleri olması, vergi ve yatırım mevzuatının sık sık değiştirilmemesi (mevzuat İstikrarı), makro ekonomik istikrar (fiyat istikrarı ve öngörülebilir kur politikası), elde edilen “karların” transfer edilebilme serbestiyeti, şeffaflık, bürokrasi ve yatırım kolaylığı, teşvik ve destek mekanizmaları gerekmektedir. Nitekim TCMB Blog sayfasında 2018 yılı haziran ayındaki bir yazıda (Ekonomistler Kurmaş Akdoğan ve Hülya Saygılı) Dünya Bankası'nın bir araştırmasındaki atıfa göre yatırımcılar sırasıyla siyasi istikrar, kamu politikalarının uygulanmasında şeffaflık ve öngörülebilirlik ve elverişli yatırım ortamı arayışındalar. Ülkemizin aldığı doğrudan yabancı yatırım alma konusunda (2004-2013) dönemindeki şaşaalı günler geride kalmış durumda (Dr. Ahmet Çimenoğlu 15.07.2026 Ekonomim) sözü edilen yazıdaki TCMB verilerine göre 1990-2004 arasındaki 15 yılda ülkemize gelen doğrudan yabancı yatırım toplama 17.6 milyar dolar. Nedeni o dönemde uygulanan IMF programı ve AB çıpası nedeniyle olumlu konjonktür. 2011-2015 arasında 5 yılda yıllık ortalama 15.2 milyar doğrudan yabancı yatırım tutarı aldık. 2006-2007 yıllarındaki ülkemize gelen doğrudan yatırım tutarı dünya ölçeğinin %1.3’ü iken 2025 yılında bu oran %0.8'e geri geldi. Bu yatırım tutarlarının içinde gayrimenkul yatırımlarının da önemli olduğunu söylemeliyiz. Bugün ise 2026 Mayıs itibariyle son bir yılda 1.8 milyar dolara inmiş durumda.
2016-2020 dönemi doğrudan yabancı yatırımlar girişi açısından durgun, 2021-2025 dönemi ise toparlanma dönemi olarak geçti. 2025 ile birlikte Türkiye “üretim, teknoloji, ticaret üçgeninde yatırım” çekmeye başladı. Hedef tekrar yıllık 20 milyar dolar bandına çıkmak. Kuşkusuz yukarıda saydığımız ön koşulların gerçekleşmesi şarkıyla.