.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Diyalogun önemi

Okuma Süresi: 2 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Diyalogun önemi
Diyalogun önemi
Paylaş:
Görüş ayrılıkları, istemsiz göçler, anlaşmazlıklar ve savaşlar bizleri anlamsız ortamlara sürüklemektedir.
Diyalogun yerini acı, kan ve gözyaşı almış bulunmaktadır. Yaşamakta olduğumuz acı, kan ve gözyaşını ortadan diyalog ile kaldırmanın önemli iki etkeninden biri dindir.
Tahminen sekiz milyarlık dünya nüfusunun, yedi milyara yakını belli bir dini inancın mensubu olarak görülmektedir. Bu yedi milyarın üç milyara yakını ise, ilahi dinlerin mensuplarıdır. Şayet ilahi dinlerin mensupları, dünya barışına katkı sağlamak için diyalog çalışmalarını, diyalogun kuralları içinde devam ettirebilirlerse, Müslüman, Hristiyan ve Yahudi toplumlarının bulunduğu bölgelerde barıştan bahsetmek mümkün olabilecektir. Ancak diyalog adı altında gayr-i meşru yollara başvurularak diyalogu, bir misyon faaliyeti haline getirmek, diyalog adını kötüye kullanmak demektir. Bu açıdan bugün dünyada yaşanan savaşlar, anlaşmazlıklar ve terör dolayısıyla insanlığın maruz kaldığı durum, diyalog taraftarlarının vicdanlarını dünya barışı adına sızlatmaktadır.
Birlik, beraberlik, evrensel barış, evrensel hoşgörü ortamı bir ütopya olarak görülebilir. Ancak değişik dine mensup din adamları bu uğurda çaba sarf edip, birbirleriyle kucaklaşıp diyalog ortamına girebilirlerse barış sürecine katkı getirebilirler, evrensel mesaja hizmet verirler. Böylelikle ütopya belki de hayal olmaktan çıkar.
Diyalogun yer alması gereken ikinci etken ise entelektüel ortamdır. Düşünce sahiplerinin, farklılıkları zenginlik kabul edip insanlardan yana ilkeleri benimsemeleri gerekir.
Dolayısıyla diyalog yoğun bilimsel zeminlere oturtulmalıdır. İletişim ve karşılıklı anlayış, saygı ortamı yaratılırken birini diğerinin içerisinde eritme art niyeti asla düşünülmemelidir. Gerçek bir diyalog ortamı oluşturulmalıdır. Diyalogda asla ve asla üstünlük olmaz. Bu açıdan aydınlara büyük bir sorumluluk düşmektedir.
Diyalogda ortaklaşa insani değerler işlenmeli ve ortak değerlerin ahlaksal ilkeleri etrafında birleşilmelidir. 
Asla politik art niyetler tercih edilmemeli, o takdirde diyalog bir tuzak haline dönüşür. Siyasi hesaplardan ve ihtiraslardan diyalogu uzak tutmak gerekir.
Diyaloga katılanların bulundukları konumda sebat etmeleri şarttır. Diyalogla ilgilenen herkesin daha iyi insan olmalarını farklılıkların birlikte çalışmayı, bir arada yaşayarak ortak değerleri benimseyip, barış içinde paylaşmaları gerekir. Peşin kanaatlerden ve hasmane tavırlardan uzak, doğru bilgi edinerek, polemiklere asla girmeden diyalog ortamının meydana gelmesine hizmet etmeliyiz. 
Küreselleşen dünyamızda farklılıkların bir arada yaşamasını ancak diyalogla gerçekleştirebiliriz. Her şeye rağmen dünya, farklılıkların yan yana yaşaması çağının kapısını aralamıştır. 
Bizler istesek de, istemesek de birlikte ortak değerleri paylaşmayı öğrenmek ve kabullenmek zorunda kalacağız. Bunu görmek için geç değildir. Bundan dolayı diyalogu benimsemeyi bir insanlık görevi addetmekteyim.
(*) Bu yazı Bakü 7. Humatarian Forumu’nda yaptığım konuşma metnidir.