.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Denizli Uluslararası Caz Festivali

Okuma Süresi: 4 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Denizli Uluslararası Caz Festivali
Denizli Uluslararası Caz Festivali
Paylaş:
İşlerim dolayısıyla yıllardır Denizli’ye gittim geldim. Orada çok girişken, çalışkan iş insanları ile tanıştım. Hepsi birer “Anadolu Kaplanı.” Başlangıçta 1. Organize Sanayi Bölgesi nasıl dolacak diye düşünülürken bugün sayıları 6’yı geçti.
Bu atılganlığın, dünya çapında marka olan ‘Buldan kumaşı’ gibi dokumacılıktaki ustalığın, siyasi iktidarların oluşturduğu tüm olumsuzluklara karşın yurt dışına açılmadaki başarının kökünün binlerce yıllık bir geçmişe dayandığını yeni yeni kavramaya başladım.
İşte Buldan’a yaklaşık 20 km. uzaklıktaki Tripolis antik kenti. Kökenleri 7500 yıl öncesine dayanan bu antik yerleşimin ünü Roma döneminde zirveye ulaşmış. Yakınındaki Büyük Menderes havzası hem dokumaların ham maddesi olan kaliteli pamuk üretimine olanak sağlamış hem de mamul malların Efes’e, oradan da diğer Akdeniz kentlerine ulaşmasına imkân tanımış. Bırakın diğer kalıntıları,15 metre yükseklikte, 32 metre uzunluktaki Nymphaeum yani Anıtsal Çeşme’yi görmek için bile Tripolis’e gidilir. Bir depremle yıkılan bu dünya harikasını yıllardır kazı başkanlığı görevini yürüten Prof. Dr. Bahadır Duman ve ekibi 6 metre toprağın altından çıkarmış.
Ya Laodikeia, Türkçe deyişle Laodikya’ya ne demeli? Büyük Menderes’in bir kolu olan Çürüksu çayının güneyinde yer alan bu antik kent de yine esas olarak dokumacılık sayesinde en iddialı tekstil, giderek ticaret merkezlerinden biri olmuş. 2 tane büyük tiyatrosu kentin gelişmişliğinin simgesi adeta. Kutsal metinlerde söz edilen 7 kiliseden birisinin burada olması da bu antik kenti inanç turizminin merkezi yapıyor. 20 yıldır kazı çalışmalarının başındaki Prof. Dr. Celal Şimşek’in dikkatli bir çalışmayla kiliseyi açığa çıkarıp onarması sayesinde Laodikeia hacı olmak isteyen turistlerle dolup taşıyor.
Bembeyaz yamaçlarıyla bir doğa harikası olan Pamukkale’yi bilmeyen yok. Termal sularıyla zamanında Anadolu’nun sağlık merkezi olan Hierapolis antik kenti bu yamaçların hemen üstünde bulunuyor. Büyük tiyatrosunun onarımı 1957 yılında zamanın Denizli Valisi Vefki Ertür’ün teşvikiyle başlamış. Öyle ki, 1958 yılında antik tiyatroda halk oyunları, konserler, Devlet Tiyatrosu temsillerinin izlendiği ilk Pamukkale Festivali gerçekleşmiş. İçinde antik kent kalıntıları bulunan termal su havuzundaki tesis de bu dönemde hayata geçirilmiş. Ondan sonra göreve gelen Denizli Valisi vefa borcunun bir yansıması olarak Vali Vefki Ertür’ün büstünü tesisin önüne dikmiş... Ama bugün o heykeli arada bulasın!
Denizli’nin bir de yabana atılamayacak şarapçılık geçmişi bulunuyor. Çal yöresinin mitolojide sözü edilen şarap tanrısı Dionysos ile güçlü bir bağı var. Mitolojik metinlere göre Dionysos, Çal yakınlarındaki Nysa dağında büyümüş ve bölgede şarapçılığı geliştirmek için Dionysopolis antik kentini kurmuş. Çal Karası, 2020 yılında coğrafi işaretle tescillenmiş, çağlar boyunca bu topraklarda yetişen çok değerli endemik bir kırmızı şaraplık üzüm... Günümüzde ÇAL BAĞ YOLU’daki imalatçılarıyla şarapçılık geleneği sürdürülüyor. Denizli merkeze yaklaşık 70 km uzaklıktaki şarap imalatçıları arasında Kuzubağ, Erdel, Lermonoz, Küp var. Çal Bağ Yoluna, kırmızı su kaplıcalarının bulunduğu Karahayıt’tan Dağmarmara üstünden nefis manzaralar gözlenerek gidilmesi ayrı bir deneyim oluyor. Güney ilçesindeki Pamukkale şarapları da tercih edilen bir marka. Bu tarihi bölgenin ülkemizdeki şarap üretiminin yüzde 20’sini karşıladığı pek bilinmez.
Çevresinde ona yakın antik yerleşim bulunan bir kentte caz festivali düzenlemenin anlamı da önemli. İlk kez 1997 yılının son ayında Belediye Başkanı Ali Marım’ın teşvikiyle Kültür İşleri Müdürü Halim Yazıcı’nın ön ayak olduğu Denizli Caz Günleri, bugün 6 güne yayılan uluslararası bir festivale dönüşmüş durumda. Uzun bir aradan sonra 2024 yılında tekrar canlandırılan festival günlerinde zengin bir katılım vardı. Caz günlerini Tripolis antik kentinde Buldan Belediye Başkanı M. Ali Orpak ve İtalyan Kültür Merkezinin destekleriyle İtalyan Emilia Zamuner dörtlüsü açtı. Onur Ödülü verilen Önder Focan, beşlisi ile dinleyenleri caza doyurdu. Cava Grande ile Tan Tunçağ-Miray Kurtuluş gençlerin bitmesini istemediği bir gece yaşattı. Ümit Tunçağ ise cazın nasıl dinlenmesi gerektiğini anlatırken Büyükşehir Belediyesinin Parkına yayılmış Denizlililer pür dikkat izliyordu. Cansu Nihal Akarsu ve Burak Durman üçlüsü, Mehmet Polat dörtlüsü ve diğerleri de büyük bir ilgiyle izlendi.
Ama her şeyden önemlisi bütün zorlu organizasyonun arkasındaki kişilerdi parlayan. “Pamukkale Filarmoni Derneği” ve “Denizli Caz Kulübü” üyelerini büyük bir özveriyle koşuştururken gördük hep. Filarmoni sözcüğünün tam olarak hakkını veriyorlar. “Filarmoni” sözcüğünün anlamını sorguladığınızda “uyumu/müziği seven” tanımı çıkıyor karşınıza. Kurulduğu 2021 yılından bu yana 100’e yakın etkinlik gerçekleştirmişler. Etkinliklere katılanlar arasında müthiş bir yetenek olan piyanist Can Çakmur, Hierepolis antik tiyatroda Hollanda’nın dünyaca ünlü “Kraliyet Concertgebouw” orkestrasının yaylıları, Laodikya’da Cem Mansur yönetiminde 100 kişilik Gençlik Orkestrası sayılabilir.
Tüm bu özverili çalışmalarından dolayı Filarmoni Derneği Başkanı Prof. Dr. Okan Bölükbaşı, Genel Sekreter Murat Erdem, Caz Kulübü Başkanı Erdem Coza, Festival Direktörü Halim Yazıcı, operasyon sorumluları Gülhan Mangır ve Oğuzhan Hayat, sunumları yapan Aylin Müftüler yanısıra burada isimlerini sayamadığım onlarca gönüllüyü kutlarım. Bir tebrik de Denizli dışından gelen konukları kucaklayan Karahayıt’taki Herakles Termal Otel kurucusu Levent Altuntaş’a uzansın.
Umarım Kültür ve Turizm Bakanlığı vb. resmi makamlar ile Denizli şirketleri bu gönüllü sanatseverlere hem maddi hem manevi açıdan daha fazla destek olurlar. Güzel ülkemizin bu köklü yöresinde çok anlamlı işler gerçekleştiriliyor.