Dünya nüfusunu oluşturan her bir bireyin avatarını oluşturduğunuzu ve bunun siyasi tercih algoritmalarından ürün pazarlamasına kadar muhtelif konuların araştırılmasında kullandığınızı düşünün! Neredeyse yüzde 100'e yakın doğruluk oranlarında mükemmel sonuçlara ulaşabilirsiniz. Bu bir teorik yaklaşım değil. Toplumun herhangi bir konudaki tepkisini online/realtime alabileceğiniz bir çalışma" matrAIx " ile hayata kazandırıldı. Projenin toplam maliyeti 8 milyar dolarları bulsa da bu projenin gerek geliştirilmesi gerekse finansmanında rol oynayan Microsoft, Meta ve OpenAI gibi şirketlerin büyüklüğü göz önüne alındığında, kolayca altından kalkılacak bir rakam. Projenin eş başkanlığını Harvard'dan Xiaomin Li ve MIT'den Yuexing Hao yapıyor.
Ortaya çıkan çalışma şöyle: Persona 8B ismini verdikleri bir devasa havuz oluşturarak, sekiz milyar insanın her biri için sanal bir dijital kayıt inşa etmişler... Her bir kayıt, elde edilen 1300'ün üzerindeki değişken ile şekillendirilmiş. Kişinin kişisel geçmişi, eğitimi, kişiliği, bilgi düzeyi, mesleği, iş deneyim düzeyi, psikolojisi vs. Akla gelebilecek her türlü bilgi, ulaşılabilir gerçek kayıtlara paralel bir modelleme içinde inşa edilmiş!
Bu kadar da değil, hobiler, spesifik uzmanlık alanları ve hatta hastalık durumları da tabloya eklenmiş. Tabii ki, gerçek kişilerin dijital ortamda var oldukları Google taramaları, e-mail yazışma içerikleri ve yapay zeka modelleri ile yaptıkları sohbet bilgi içerikleri de bu profillere eklemlenmiş!
Bu çalışmayı yapan küresel kuruluşlardan oluşan bir konsorsiyum içinde bir Türk çalışan da var. İsmi Emre Okçular. UCLA mezunu olan Okçular, yapay zeka sistemlerinin tasarımı, geliştirilmesi, test edilmesi, devreye alınması ve bakımı konusunda 8 yıllık deneyime sahip kıdemli bir yapay zeka mühendisi. Yazılım mühendisliği, veri mühendisliği ve danışmanlık alanlarında güçlü bir CV'si var. Uçtan uca ölçeklenebilir makine öğrenimi işlem hatları ve LLMOps geliştirme konusunda uzman. MatrAIx için, bir ürünü pazara sürmeden önce, insanlarca nasıl değerlendirileceğine öncülük edecek bir proje diyor. Siz, geliştirdiğiniz bir yeni ürün ya da yeni bir hizmeti, bununla test ederek pazarda ya da hedef grupta nasıl bir tepki ile karşılaşacağınızı ve pazara ne ölçüde penetre olacağınızı büyük bir doğrulukla öğrenebiliyorsunuz. Okçular, ön çalışmalarında binlerce deneme gerçekleştirdiklerini ifade ederek, “Bu çalışma, gerçek insanın yerini almak fikrinden ilham almıyor, sadece daha önceki bu tür çalışmaları daha akıllı yaparak, optimum doğrular için bir aşama peşindeyiz” diyor.
Bu tür yani insani referans alan humonoid simülasyon modelleri halen pazarlama, sağlık, davranış ekonomisi ve istihdam gibi çalışmalarda zaten kullanıyordu. Durum onu gösteriyor ki, artık kesin sonuçların yüzde birlik yanılgı payı içinde alındığı bir dönem var önümüzde.
MatrAIx'in, politika tercihleri ve seçimlere uygulandığını düşünün, seçim sonuçlarını yüzde 100'e yakın bir doğrulukta vermeye başladığında, insanlık nasıl bir siyasi kültüre adım atar acaba!? Seçim sandıkları başında oy kullanmanın gerek olmadığı, neyin tercih edileceğinin bilindiği bir dünya! Yine de insan, simülasyonlar ne kadar gelişirse gelişsin, oy sandıklarının asla gereksiz olacağı bir dünyada olmak istemez. Nihayetinde, hepimizce de malum olduğu gibi, sandık, sadece bir veri toplama aracı değil, demokrasinin ve bireysel iradenin fiziksel ve sembolik temelidir...
Demokrasi simülasyonu!
Demokrasi simülasyonu!
Paylaş: