Kapitalist dünya düzeninin içine düştüğü durumu ‘’kriz’’ kelimesi karşılamıyor. Çünkü kriz; bir sistemin beklenmedik ama çözülebilir olaylarla karşılaşmasıdır. Bugün kapitalist dünya düzeni bir kriz içinde değil, tam bir ‘çözümsüz çürüme’ içindedir ve kendi kendini tüketmektedir.
Bugünün dünya düzeni; rüşvet, silah kaçakçılığı, uyuşturucu ekonomisi ve çocuk bedenlerinin ve mahremiyetlerinin metalaşması eylemleri ile bunlardan doğan kara para ve şantaj yoluyla çürümektedir, çürütülmektedir.
Bu tabloyu doğru okumak için, sıralamayı tersine çevirmeliyiz. Kara para sanıldığı gibi çürümenin sebebi değil, sonucudur. Asıl çürüme siyasette başlar. Karar mekanizmaları pazarlığa açılır, rüşvet yani kara para ortaya çıkar. Rüşvet; tekrar para sistemine girerken yani aklanırken iz bırakır. Bu izler çağımızın en etkili siyasi enstrümanına yani ‘şantaja’ dönüşür.
Özellikle uluslararası rezerv paraya yani dolara hakim olanlar; ellerindeki kara para kayıtlarının şantajıyla uluslararası politikayı yönlendirirler. Gelin, bu çürüme biçimlerini ve sonuçlarını açığa çıkaralım.
1. Siyasi rüşvet: Çürümenin temel noktası
Hukukun siyasete tabi hale geldiği yerde devlet kamu yararı üretmez, rüşvet ya da rant üretir. Siyasi rüşvet; bireysel ahlaksızlığın ötesine geçer. Karar alma süreçlerini piyasalaştırır. Bu durum ‘gerçek piyasa’yı çürütür. Bugün uluslararası kurumlar mesela UNODC/United Nation Office on Drugs and Crime (Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi) rüşvetin/bribery’nin yıllık küresel tutarının 1.5-2 trilyon dolar bandında olduğunu söylüyor. Bu şu demektir; Siyasi Rüşvet artık bir ‘marjinal suç’ değil, küresel ölçekte işleyen bir ‘karar satın alma rejimi’ olmuştur. İhaleler, imtiyazlar, sektör ayrıcalıkları, yaptırım muafiyetleri, kamu kaynaklarının yön değiştirmesi bu ‘karar satın alma rejiminin’ unsurlarına dönüşmüştür. Siyaset ‘yöneten akıl’ olmaktan çıkmış ‘satılan akıl’ olmuştur.
2. Silah kaçakçılığı: Çürümenin jeopolitik yüzü
Silah üretimi ve kaçakçılığı; kapitalist düzenin merkezinde yer alan bir çürüme alanıdır. Dünyada; legal 150 milyar dolar, illegal 20 milyar dolar toplam 170 milyar dolar olduğu tahmin edilen bu çürüme alanı; devletler, savunma şirketleri ve organize suç ağlarının oluşturduğu gri bir ittifak alanı tarafından yürütülür. Silahlar çoğu zaman resmi satışlarla devreye girer, vekalet savaşlarıyla el değiştirir. Böylece savaş; barışın karşıtı değil, sistemin çürümesini sağlayan bir araç ve çürümenin jeopolitik yüzü haline dönüşür.
3. Uyuşturucu: Çürümenin toplumsal tarafı
Uyuşturucu ekonomisi, kapitalizmin çürüme döngüsünde ‘’toplumsal tarafı’’ temsil eder. Umut kaybı, yoksulluk, dışlanma ve gelecek duygusunun çöküşü büyüdükçe bu pazar büyür.
UNODC’nin 2025 raporlamasına göre 2023’te 316 milyon kişi uyuşturucu kullandı (15-62 yaş grubunun yaklaşık %6’sı). Uyuşturucu pazarının dağılımı şöyle; 244 milyon endüstri dışı kenevir, 61 milyon opioid, 30,7 milyon amfetamin türleri, 25 milyon kokain, 21 milyon ekstazi.
Bu rakamlar tek başına bile şunu söyler: Uyuşturucu piyasası ‘’ yer altında’’ değildir, yer üstündedir ve üç yüz milyonluk bir talep üzerine oturan ve devletler eliyle işleyen küresel bir piyasadır. Dünya düzeni üretime ikna edemediği kitleleri ‘’kimyasal teselli’’yle yönetilebilir hale getirmektedir.
4. Beden ve mahremiyet çürümesi: Çürümenin en acı hali
Kapitalist çürümenin en acı bölümü budur. Çünkü bu çürüme; yalnız parayı değil, çocukların masumiyet ve mahremiyetini de şantaja çevirir. Jeffrey Epstein vakası bir ‘magazin’ olayını değil, bir ‘şantaj’ sistemini anlatır. ABD Adalet Bakanlığı’nın da 2019’daki yaptığı açıklamalarda; Epstein’ın reşit olmayan kızları istismar etmek için bir ağ kurduğu ve mağdurlara para vererek başka mağdurlar oluşturduğuna dair hususlar yer almıştır.
Belgeler açıklandığında anlaşıldı ki, Epstein’in elinde bulundurduğu bu sapkın veriler ile yıllarca birçok siyasetçi ve iş adamı şantaja bağlandı. İddialara göre İsrail’in amaçları doğrultusunda kullanıldı. Örneğin yıllarca İsrail’i eleştiren Clinton; bu kayıtlar ve şantajlar üzerinden onların askeri haline geldi.
5. Kara para kayıtları: Çürümenin muhasebesi
Bugünkü kara para kayıtları ‘’rezerv para’’ gerçeğine ve onun işleyişine dayanır. ABD doları dünyanın rezerv parasıdır ve tek başına küresel rezervlerin %60’ını oluşturur.
Rezerv para hegemonyasıyla birlikte; dolar temizleme (dollar cleaning) ve muhabir bankacılık(correspondent banking) hattı üzerinden ‘’kimin parası nereden geçti’’ konusu izlenebilir hale geldi. Ayrıca; bankaların uluslararası mesajlaşma omurgası olan SWIFT sistemi de kara para sisteminin tespitinde önemli bir enstrüman haline geldi.
Sonuç olarak; suç işleyerek sistemden çalınan ve karalaşan paraların aklanmak için tekrar sisteme girişi doların ve küresel bankacılık kayıtlarının içinden geçerken, ‘’kara para kaydı muhasebesi’’ oluşur. Kara para muhasebesi; suç dosyalarına, suç dosyaları da dolar sistemine egemen olanların elinde ‘’şantaj aletine’’ dönüşür.
6. Son söz yerine
Bugün dünya düzeninin temel sorunu; siyasi rüşvet, silah kaçakçılığı, uyuşturucu gelirlerinin kara paraya ve şantaja dönüşmesidir.
-Siyasi rüşvetler, trilyon dolarlık ‘gölge karar piyasaları’ yaratıp siyaseti çürütmektedir.
-Uyuşturucu ekonomisi; üç yüz milyonluk bir talep havuzuyla toplumu çürütmektedir.
-Silah ticareti; bitmeyen savaşlarıyla Dünya Jeopolitiğini çürütmektedir.
-Epsteinler; çocuklar üzerinden masumiyeti ve mahremiyeti çürütmektedir.
Bu çürümelerin sistemden çaldığı paralar aklanmak için tekrar para sistemine girerken kara para dosyalarına ve şantajlara dönüşmektedir. Dünyanın yönetimi; şantajcıların eline geçmektedir. Daha daha açık söyleyelim… Rezerv paraya yani dolara hakim olanlar ellerindeki kara para kayıtlarının şantajıyla ‘ülkelerini yönettiklerini zannedenleri’ yönetmektedir.
Çürüyen dünya düzeni ve şantajlar
Çürüyen dünya düzeni ve şantajlar
Paylaş: