Cumhuriyet’imiz kuruluş sürecinde ideolojik olarak Türk kimliği üzerinden yapılandırılmıştır. Bu yaklaşım, Kürt vatandaşlarımızın önemli bir kesimi tarafından benimsenmemiştir. 1921 Anayasası, Milli Mücadele’nin olağanüstü şartlarında hazırlanmış, yerel yönetimlere geniş yetkiler tanıyan hükümler içermiştir. 1924 Anayasası da ilk halinde “Türkiye Devleti’nin dini İslam’dır” hükmünü taşımaya devam etmiştir. Bu hüküm, 10 Nisan 1928 tarihli değişiklikle yürürlükten kaldırılmış, izleyen yıllarda laiklik ilkesi anayasal sistemin temel unsurlarından biri haline gelmiştir. Tek parti döneminde laiklik uygulamalarının zaman zaman katı bir anlayışla yürütülmesi, muhafazakâr kesimlerde kırgınlıklar ve mağduriyet algısı oluşturmuştur. Benzer şekilde Alevi vatandaşlarımız da devletin Sünni İslam anlayışını öncelediği eleştirilerini bugün dahi dile getirmektedir. Gerçek anlamda demokratik bir toplumdan söz edebilmek için bu tarihsel sorunların tüm kesimlerin kendini eşit vatandaş hissedeceği bir zeminde çözüme kavuşturulması gerekir. Bu, herkesin ortak ideali olmalıdır. Bugün gelinen noktada muhafazakâr kesimin geçmişten taşıdığı sorunların büyük ölçüde giderildiği söylenebilir. Kürtler ve Aleviler ise eşit vatandaşlık talepleri bakımından çözüm bekleyen başlıca kesimler olarak varlıklarını sürdürüyorlar. Demokratikleşme ise iktidarların değişmesiyle başlayıp biten bir süreç değil. Sabır, uzlaşma ve zaman gerektirir. AK Parti ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin Kürt vatandaşlarımızın beklentilerine yönelik attığı gecikmiş adımlar bu yönde bir irade olarak görülebilir, özellikle MHP’nin bu süreçte üstlendiği rol, mevcut yaklaşımın sürdürülemezliğine ilişkin bir farkındalık olarak okunabilir. Bunlar majör değişimler olduğu için çok sesli, toplumsal mutabakatı önceleyen bir anlayışla ilerlemek kolay değil. Ancak kalıcı demokratikleşmenin başka yolu da yok. Yakın gelecekte Alevi vatandaşlarımıza yönelik bir hak teslimi ve demokratikleşme sürecinin de kaçınılmaz olarak gündeme gelmesi beklenebilir. Nihai hedef, herkesin kendisini eşit ve özgür bir vatandaş olarak gördüğü bir Türkiye’dir.
Cumhuriyet demokratikleşme ile daha da güçlenecektir
Cumhuriyet demokratikleşme ile daha da güçlenecektir
Paylaş: