.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Çin’in Ortadoğu yaklaşımı

Okuma Süresi: 2 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Çin’in Ortadoğu yaklaşımı
Çin’in Ortadoğu yaklaşımı
Paylaş:
Ortadoğu yangın yeri! Ölenin sayısı, yıkılan binanın adedi, evinden, barkından olan insanın sayısı belli değil.
İnsanlık belirsiz bir semte sürgün halinde! Ülkelerin uluslararası kabul edilmiş sınırları yer değiştirirken, kimse kimin nerede duracağını bilemiyor. Diplomasi işler gibi görünse de, işlemiyor.
Birleşmiş Milletler ortak bir tepki de anlaşamıyor. Oysa, uluslararası toplumun açık ve kati bir ses çıkarması gerekiyor. Bazı ülkelerin başlarının sesleri duyuluyorsa da, bunlar kişisel tavırdan öteye geçmiyor.
Bütün bunlar olup biterken suskun duran Çin’in nasıl bir değerlendirme yapacağı, ne diyeceği merak ediliyordu. Sessizliği Çin Dışişleri Bakanı bozdu. Ortadoğu’yu kritik bir dönüm noktasında diye değerlendiren Çin Dışişleri Bakanı, geride bıraktığımız günlerde yaptığı basın toplantısında ilgili tarafların anlaşmazlıklarını siyasi ve diplomatik yollarla çözmesini, kapsamlı ve kalıcı bir ateşkesin hayata geçirilmesini, böylece
Ortadoğu ile Körfez bölgesinde barış ve istikrarın sağlanmasını desteklediklerini dile getirdi. Ortadoğu’daki gerilimin tırmanmasının, çatışmaların yayılmasının önlenmesi gerektiğini vurgulayan Çin Dışişleri Bakanı, bölgedeki askeri hareketliliğin durdurulması ve 'uluslar arası işbirliğiyle kalıcı barışın' sağlanması gerekliliği üzerinde durdu ve Çin’in gerilimi düşürmeye kararlı olduğunu ve kalıcı barış için uluslararası işbirliğine hazır olduğunu duyurdu.
Gene bütün bunların yanı sıra; Çin, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya ve Tacikistan arasında askeri alanda güven artırma anlaşmasının otuzuncu yılını da kutladı.
Pekin yönetimi bir ticaret savaşı istemediğini belirtmekte ve Ortadoğu halkları bölgenin gerçek sahipleridir, bölgenin işleri bölge ülkeleri tarafından ele alınmalıdır düşüncesini ısrarla ortaya koymaktadır.
Büyük ülkelerin adaleti savunmasının gerekliliği üzerinde de duran Çin Dışişleri Bakanı, gücün dünya sorunlarının çözümünde başarılı olmadığını aksine yeni nefretler, yeni krizler yarattığını da gündeme getirdi.
Dolayısıyla Çin’in Ortadoğu’da yaşanan olaylara seyirci olmadığını Çin Dışişleri Bakanı’nın sözlerinden anlıyoruz. Özetlemek gerekirse Çin Halk Cumhuriyeti akıldan yana bir davranışla bu krizden çıkışın doğru yolunun uluslararası hukuka bağlı kalarak diyalog ve müzakere olduğunda ısrar ediyor.