.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

CHP toplumun sigortasıdır

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
CHP toplumun sigortasıdır
CHP toplumun sigortasıdır
Paylaş:
Türkiye’deki çatışmacı siyaset anlayışıyla gelinen aşama, ülkeyi kaotik girdap ortamına sürüklüyor. İktidar Partisinin, demokratik hukuk devleti kuralları yerine, yargı üzerindeki siyasi kontrol etkisiyle, kendi iktidar sürekliliği uğruna, güçlenmekte olan CHP’yi “mutlak butlan” ile kaos ortamına itti. Bu kararın yazılma ve açıklamasına ilişkin medya bilgisi bile, bunun siyasi bir karar olduğunu gösterdi. Bu kararla parti binasının kapıları kırılarak zorla girildi. Defaten genel kurullar yapan ve YSK’dan mazbata alan yönetim, polis zoru ile Parti binasından çıkarıldı. Parti, ikiye bölünmüş yapıda, belirsizlik kaosu ve girdabına itildi. Ne var ki yaşanan kaotik ortam sadece CHP sorunu olmaktan öte, ülkemiz ve Cumhuriyetimizin varlık sorunu olmaya aday. Zira bugünkü küresel ve bölgesel yeniden yapılanma ortamında ülkenin yaşadığı kaotik girdap, karşıdan bakılıp, kendi akışına bırakılacak bir durum değildir.
Ülkemiz küresel işleyişin merkezinde yer alan bu coğrafyada, Doğudan Batıya ve kuzeyden Güneye, karşılıklı etkileşim ilişkileri içinde sayısız imparatorluk kuruluş ve yok oluşuna sahne olmuştur. Bu coğrafyanın dinamik işleyişi imparatorluklar ürettiği kadar, ufalanıp yok olan yapılanmalara da sahne oldu. Günümüz küresel düzeni yeniden şekillenip, Orta Doğuda haritalar yeniden çizilirken, ülkemizin ve toplumun çok sağlam durması gerekirken çatışmacı kaotik bir ortam yaratmak yapılabilecek en büyük hatadır. Çin’in küresel güç olarak kuzeyden ve güneyden ilerleyen “bir kuşak” ve “bir yol” projeleri, Anadolu ve Akdeniz üzerinden Batıya ulaşıyor. Hindistan’ın İsrail-Güney Kıbrıs ve Yunanistan üzerinden AB’ye uzanan ticaret bağlantıları geleceğin ticaret, ekonomi ve refah yaratan koridorları olarak planlanarak belli anlaşmalar yapıldı. Bu arada Çin ve ABD karşılıklı olarak varlık ve çıkarlarını dengede tutmayı, bir çatışmaya tercih ettiler. İran, iki blok arasında tampon bölge olarak kalabilir.
Orta Doğuda İsrail ve Suudi Arabistan ağırlıklı yapılanma ABD kontrolünde stabilize oluyor. İsrail kendi etki alanını, gayri meşru yollardan, kuzeye doğru genişletme uğraşında. İsrail kontrolünde bir Kürt devlet oluşumu bu stratejinin bir parçası ve ABD’den de destek görüyor. Bu yeni küresel yapılanmanın, Batı bloğu tarafından en çok desteğe mazhar iki şımarık ülkesi olan İsrail ve Yunanistan, Türkiye aleyhine etki alanlarını durmadan tahkim ediyorlar. Gerek adalar ve deniz yetki alanları ve silahlanma; gerekse, Doğudan yükselen Çin ve Hindistan ile yapılan ekonomik bağlantılar açısından. Bütün bu ilişki, iş birliği ve anlaşmaların temelinde güçlü ekonomik yapılanma ve yeni çıkar ilişkileri yatıyor.
Bu arada Türkiye, çatışmacı siyasi ortam girdabında, gelecek için hiçbir vizyoner stratejiye sahip değil. ABD ile kişisel ilişkiler, derinlik ve sürdürülebilirliği olmayan; üstelik bizi Atatürk Cumhuriyeti yerine, çağdaşlığa sırt çevirmiş, otokratik, kolay kontrol edilebilir İslami Orta Doğu ülkesi olarak görüyor.  Osmanlının Rusya’ya karşı hamisi görülen İngiltere’nin yaptığını, bugün de ABD aynısını yapabilir. Yaşanan ekonomik kriz, enflasyon, sanayisizleşme, yok olan orta sınıf, erozyona uğramış etik ve ahlaki değerler, yok edilen katılımcı demokrasi ve kuvvetler ayrılığı, kutuplaşmış bir siyasi yapılanma ve yaratılan kaotik kafa karışıklığı av olmak için yeter. Bu gelişmeye karşı ülkeyi ve toplumu koruyacak tek sigorta, Kurucu İrade olan Mustafa Kemal zihniyeti ve cesaretini sürdüren güçlü bir CHP’nin iktidarda olmasıdır.