.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

CHP’de olağanüstü kurultay süreci işletilmeyecek, operasyonlar sürecek

Okuma Süresi: 5 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
CHP’de olağanüstü kurultay süreci işletilmeyecek, operasyonlar sürecek
CHP’de olağanüstü kurultay süreci işletilmeyecek, operasyonlar sürecek
Paylaş:
Gazeteci Yazar Murat Kışlalı, GÖZLEM’in ülke gündeminin başında gelen olay ve gelişmelerle ilgili sorularını cevapladı.

GÖZLEM – “Parti Merkezi, Parti Merkezin önü, Meclis Kapısı, Meclis Grup salonu” derken, parklara, sokaklara kadar inen CHP krizinin bugününü ve yarınını yorumlar mısınız?

K – CHP’de Özgür Özel’e yakın 27 Parti Meclisi üyesinin hafta içi yapılan PM toplantısı öncesi istifasıyla, CHP’nin PM Yönetmeliği’nin 12. Maddesi gereği, PM’deki üye sayısı toplam 60 üyenin üçte ikisinin (40) altına düştüğü için olağanüstü kurultaya gitme zorunluluğu doğdu. Ancak CHP’nin atanmış Genel Başkanı, kimilerine göre “Sarayın kayyımı” Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu tür girişimleri iktidarın da katkısıyla engelleyeceği anlaşılıyor. İmamoğlu iddianamesinde yer almasından sonra, Özel’in Manisa’daki yardımcılarının gözaltına alınmasından, Uşak Belediye Başkanı’nın verdiği ifadelere kadar bir dizi soruşturmanın Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nda toplanması, kendisi ve ekibi hakkında fezleke hazırlanacağını ve Meclis’e gönderileceğini gösteriyor. Belli bir süreçten geçtikten sonra Meclis Genel Kurulu’nda yapılan oylamada, katılanların yarısından bir fazlasının oyu, milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması için yeterli. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Nefes’ten Aytunç Erkin’in “Özel ve grup başkan vekilleri hakkındaki fezlekelerle” ilgili sorusuna “...fezleke meselesi bambaşka bir siyasi oyunun kapısını açar. Dolayısıyla bakalım. Süreç henüz oralara gelmedi” yanıtı vermişti. Sürecin oralara “henüz” gelmediğini, dolayısıyla bir noktada geleceğini ve gidişatın bu yönde olduğunu gösteriyor. “Süreç” oralara gelirse, CHP’de olağanüstü kurultay sürecinin de işlemeyeceği dikkate alındığında, mevcut CHP yönetiminin parti kurması veya seçime girme hakkı olan bir partiye katılması da, Özgür Özel bu sürecin başında olmayacağı için, muhalefetin gücünü ciddi biçimde düşürecek. Buna karşı CHP’nin mevcut yönetiminin İyi Parti gibi, CHP’den sonra en büyük diğer muhalif partiye geçmeleri ise olası seçimlerde bir odak noktası olması açısından çok önemli. Ancak Müsavat Dervişoğlu’nun çağrısına karşın bu sürecin kurgulanması çok zor.
GÖZLEM – Mansur Yavaş’ın Sosyal medya üzerinden yaptığı “Yaşananlar CHP’nin iç meselesi değil” açıklamasını haklı buluyor musunuz? Bu açıklaması ile kriz gündeminin başına oturan ve “umut veren” Mansur Yavaş “Küllerinden yeniden doğmasıyla bilinen” bir Zümrüdü Anka kuşu Efsanesi” yaratabilir mi?
K – Hafta içinde Silivri’de devam eden İmamoğlu davasında, Medya A.Ş. Genel Müdürü Pınar Türker’in anlattıkları şoke ediciydi: “Bir kadın geldi. ‘Arama yapacağız’ dedi. Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı beni. ‘Soyun’ dedi. Eldivan taktı eline. ‘Üstünü çıkar’ dedi. Üstümü çıkardım. Zaten çıplağım ne kontrol yapacaksın. Yine de kontrol yaptı. ‘Eşofmanını da indir’ dedi. İndirdim. ‘Çamaşırını da’. ‘Nasıl yani?’ dedim. ‘İndireceksin’ dedi. Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. ‘Şimdi yere çömel’ dedi. ‘Cinsel organını aç’ dedi. ‘Bacaklarını aç, arkanı dön, eğil’ sonra ‘Tamam’ dedi.” Türker’in savcıyla görüşmesi, çocuklarının elinden alınacağına, mal varlığına el konulacağına ilişkin tehditler. İmamoğlu’nun bozuk araçla 120 km götürülüp getirilmesi ve merdivenlerden itilmesi. Sanıkların doğum günlerinin kutlanmaması için ziyaretçilerin aranması. Bunlar sadece geçen hafta yaşanan olaylar. Bu süreçte çok büyük bir eziyet ve işkence var. “Türk’ün aklı geç gelir” denir ama Türk Halkı sağduyuludur. Bunlar eninde sonunda iktidarın karşısına çıkacaktır. CHP, Erdoğan-Kılıçdaroğlu eliyle ana muhalif parti olmaktan çıkarılsa dahi, Erdoğan açısından Cumhurbaşkanlığı seçimi “halletmesi gereken bir sorun” olarak karşısında durmaya devam edecek. Tabii ki burada, İmamoğlu ve Özel’e yapılanlardan sonra akla gelen tartışmasız ilk ve en doğal aday Mansur Yavaş. Erdoğan bunu bilmiyor mu? Mansur Yavaş’ın karşısında olacağı bir seçime gireceğini sanmıyorum. Dolayısıyla, hakkında verilen soruşturma izinleri ve yapılan soruşturmalar dikkate alındığında onu da berteraf edecek bir yöntem planlanıyordur. O zaman da muhalefetin bu tepki oyları, Erdoğan’ın karşısına çıkacak aklı başında bir muhalif lidere, örneğin Müsavat Dervişoğlu’na yönelir. Ancak, Erdoğan’ın karşısına çıkacakları etkisizleştirmek için Anayasa’yı değiştirmek başta, bir dizi planı yürürlüğe sokmaya hazırlandığını tahmin etmek zor değil.
GÖZLEM – Sigara yasakları genişledi, plajlar da kırmızı hat kapsamına alındı. İlk uygulamalar Antalya’nın ünlü Kaş-Kaputaş plajı ile Lara, Belek, Çamyuva ve Beach Park’ta hayata geçiyor. İbadethane, eğitim kurumları, üniversiteler, sağlık kurum ve kuruluşları gibi alanlarda, çocuk parkları, spor alanları, plajlar gibi açık alanlarda sigara içilmeyecek. Kamuya açık olmayan açık alanlarda da sigara kullanımı sınırlanacak. Yorumunuz?
K – Ben sigara kullanmayan bir yurttaş olarak, kapsamın bu kadar genişletilmesinin hakikaten “sağlık kaygısıyla” ilgili olduğunu düşünmüyorum. Bunun ardında yatan en büyük etkenin öncelikle Erdoğan’ın sigaraya –ve aslında “alkol” gibi başka bazı “alışkanlıklara” da– karşı olduğu bilinen nefretinin ve gittikçe artan egosuyla toplum mühendisliğine soyunma içgüdüsünün yattığına inanıyorum. “Geniş kitlelere makul gözükecek” bu tür yasakların gittikçe toplumun yaşam biçimine daha fazla müdahale etmeye yöneleceğini düşünüyorum. Kapalı alanlar zaten tamam. Ama işe “plajlar”dan başlamak niyetin farklı olduğunu ortaya koyuyor.
GÖZLEM – Türkiye’nin hazır giyim ve tekstil sektöründe yaşadığı rekabet kaybı, sektördeki sorunları büyütüyor. Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı ve Tüline Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Tuğba Hazar, “Sektörün en büyük sorununun işsizlik ya da sipariş eksikliği değil, maliyetler ve kur arasındaki dengesizlik olduğunu” belirtti. “Avrupa’da iş var, ancak fiyat tutturulamadığı için siparişleri kaybediliyor, Türk tekstili üretim kabiliyeti ve kalite açısından rakipsiz, buna karşılık mevcut koşullar firmaları küçülmeye ve ayakta kalma mücadelesi vermeye zorluyor” dedi, haklı mı?
K – Haklı. Türkiye’de hazır giyim ve tekstil gibi ihracata dönük tüm sektörlerin yaşadığı en büyük sıkıntının, Mehmet Şimşek yönetiminin uyguladığı enflasyonla mücadele politikalarının yetersizliği nedeniyle, ithalatın enflasyonu arttırmasını engellemek için uygulanan kurun baskılanması politikası olduğu bir gerçek.
GÖZLEM – Fenerbahçe’nin yeni başkanı Aziz Yıldırım oldu. 20 yıl sürdürdüğü başkanlık koltuğuna 8 yıl sonra yeniden oturan Yıldırım, iddia ettiği gibi Fenerbahçe’yi yeniden şampiyon yapabilir mi?
K – Aziz Yıldırım’ın da 8 yıl öncesine göre neyi nasıl değiştirmeyi, farklı yapmayı planladığı pek ortada değil. Esas olarak “Şampiyonluk sözü veriyoruz” diyor. Ancak “çok iddialı olmayan” bir transfer politikası izleyeceği anlaşılıyor. Fenerbahçe’nin santrafor olarak almak üzere olduğu eski futbolcusu Vedat Muriqi ile düşünülen diğer iki-üç isim takıma şampiyonluğu getirecek seviyede değil. Fenerbahçe’nin şampiyon olduğu dönemlere baktığınızda, takımda hep lider ve takımı sırtlayan konumda bir golcü veya 10 numara vardı. Fenerbahçe’nin yıllara göre şampiyonluklarında 1960’larda Lefter Küçükandonyadis, 70’lerde Cemil Turan ve Ziya Şengül, 80’lerin başında Selçuk Yula, 80’lerin sonu ve 90’ların başında Aykut Kocaman ve Büyük Mehmet’li Sakarya iskeleti, 2000’lerin başından 2010’lara kadar Alex de Souza ve onunla beraber Anelka, Kezman, Van Hooijdonk, gibi golcüler çok önemli rol oynadı. Ancak son dönemde Fenerbahçe’ye bu oranda etki yapacak isimler gelmedi. Mevcut kadroda Asensio bu role soyunabilir mi bilmiyorum. Ama eğer Fenerbahçe şampiyon olacaksa, Galatasaray’daki Icardi ve Osimhen örneklerinde olduğu gibi, takımı sırtlayacak bir golcüye ihtiyacı olduğu kesin. Avrupa’da yaşlı olduğu için artık çok istenmeyen Lewandowski gibi bir isim transfer edilebilseydi, Fenerbahçe için Türkiye’de şampiyonlukta büyük etkisi olabilirdi. Yönetim en büyük çabasını bu oyuncuyu bulmakta harcamalı. Fenerbahçe eninde sonunda şampiyon olacak. Ama bu santraforu veya 10 numarayı bulamazsa, o şampiyonluk bu yıl da gelmez.