.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast
Folkart Orion

Çetin Gürel…

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Çetin Gürel…
Çetin Gürel…
Paylaş:
Gazeteciliğin güncel yaşamın, siyasi ve sosyoekonomik olguların araştırılması, doğrulanarak kamuoyuna tarafsız bir şekilde aktarılması ile ilgili bir meslek grubu olduğunu herkes bilir. Bir noktada kamuoyunu bilgilendiriyor olması toplumsal olaylarda denetim işlevini de beraberinde getirir. Temel görev olarak araştırma, doğrulama, haber yazımı ve nihayetinde de bireylerde bilinç ve farkındalık yaratarak kamuoyu oluşturma işlevi görür. İster yazılı basın olsun, istersen dijital yayıncılık dahil diğer tüm medya türlerinde bu işlevler ana amaçtır.
Kapsam bu şekilde bilginin toplanıp hedef kitleye dağıtımı olunca da, gazeteciliğin tarihi antik Roma dönemine kadar gider. Roma duvarlarına asılan Acta Diurna (günlük olaylar) nüshaları, bazen Roma Senatosunun gündemini allak bullak edermiş. Modern gazeteciliğin 1600'larda Johann Carolus isimli bir Alman ile başladığı düşünülürse, ülkemizdeki ilk resmi gazete olan Takvim-i Vekayi için bu tarih sonrasında 226 yıl geçmesini beklemek gerekti (1831).

1831’den on yıl önce

İzmir’de Fransızca olarak basılan Le Spectateur Orientale gazetesi kayıtlara geçmiştir. Türkçe olarak da 1869 ve 1886 yılında yayımlanan Aydın ve Hizmet gazetelerini burada analım. Hizmet Gazetesi,   Halit Ziya Uşaklıgil ve Tevfik Nevzat imzalıdır. Ama elbette 1895 yılında kurulan ve günümüzde de yayın hayatına hiç ara vermeden devam eden, kentimizin en eski ve en köklü gazetesi olan Yeni Asır için özel bir sayfa açmamız gerek.
Kurucu Bilgin ailesini ve Sayın Dinç Bilgin'i anıp, konuyu Çetin Ağabey'e getirdiğimizde, İzmir basın tarihinin duayen ve kült ismi ile karşılaşırız.
Çetin Gürel, gazeteciliğe 1960 yılında Ege Express gazetesinde spor muhabiri olarak başladı. Sonra Demokrat İzmir gazetesi… Yani 66 yıl devam eden bir meslek yaşamı. 1976 yılından itibaren de Yeni Asır yılları başlıyor. Haber müdürü, genel koordinatörlük çalışma yıllarında aldığı unvanlardan bazıları. Sonra da Yeni Asir'dan bir ekip halinde İstanbul'a gider, Sabah Gazetesinin kurucu kadrosunda yer alır. En son titri genel müdürlük ve grup başkan vekilliğidir. Nihayetinde de İzmir'e döner..Gürel Medya Grubunu kurar. Gazete Ege ve ulusal ekonomi gazetesi Gözlem'e hayat verir, (1991)... Gözlem'in geçen sene 35’inci kuruluş pastasını, yayın kurulu ile beraber kesmiştik. Konjonktürel ya da zamanın ruhuna direnemeyen ana akim gazetecilik dejenerasyonu içinde, Gözlem nitelikli bir fikir bülteni içeriği ile hep fark edildi. Gazetenin tepesinde elbette Çetin Gürel vardı, 86 yaşında, aktif olarak görevinin başında idi.
Diyeceğim o ki, Çetin Gürel'in kaybı, bu şehrin yarım yüzyıllık basın tarihi hafızasının da yitirilmesi anlamına geliyor. Onunla bir araya geldiğinizde, yakın tarihin tüm siyasetçileri ve İzmir'e dair önem arz eden tüm figürleri, büyük bir mütevazilik içinde, anılar demeti olarak bir sohbet konusu haline gelirdi. Muazzam bir network'ü vardı. Fikirlerine katılmasa da, hepsini saygılı bir üslup ile nezaket sınırları içinde anlatırdı. Yayıncılık anlayışı da öyleydi, ilkeli, saygılı, sakin ve elbette bağımsız... Kimsenin sözcüsü olmadan, sırf gerçeğe odaklı bir perspektif. İşte Gözlem'i ayakta tutan değerler bunlardı.

Çetin Ağabey gibi, her ortamda tanınan ve saygı ile kendisine yaklaşılan, herkesi nezaket aurası içine alan bir başka duayen tanır mıyım, bilemiyorum. Ama yaptığı işin saygınlığını arttıran, gazetecilikte güven inşa eden nadir insanlardan birisi olarak hep hatıralarımızda yer alacak, hiç kuşkusuz.
Yıllarca, yayın kurulu üyesi olarak aynı masada yer almanın, her hafta Salı günü yapılan toplantılarda O'ndan feyz almış olmanın ayrıcalığını taşıyorum.
Gazetecikte, yarım asırlık bir hafıza sürecinde inşa ettiği itibar, güven ve onurun ardından, kendisine Rahmet dilerken, ailesine ve basın camiasına başsağlığı dileklerimi iletiyorum
...