Finans konularında 60 yıldan beri önceleri çalışan, sonraları yönetici, daha sonraları karar verici, daha sonra da yönetim kurullarında yetkili olarak 37 yıl çalıştım. Finans olayı tiryakilik gibidir. Başladın mı bırakamazsın. Şahsen kendi konum dışındaki konularda fikir beyan etmem. Ama yıllardır ülkemizde bütçe, orta vadeli planlar, Merkez Bankası hedefleri istisnalar hariç hiçbir zaman tutmamıştır.
Devletin hazine ve maliyesini yöneten kadrolar ve de asıl olarak Cumhurbaşkanlığı Bütçe ve Strateji Başkanlığı altında bir sürü uzmanın yanı sıra bir de planlama kökenli Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve kadrosu var. Bu kadar uzman kadronun içinde devlet bilançosunun tek tarafına bakmak, ekonomide zorunlu tasarruf diye adlandırılan dolaylı, dolaysız vergilere, haçlara ve cezalara yüklenerek sorumsuzca harcanan paraları vatandaşı silkeleyerek elde etmeye çalışmak, firmaları matrah artırımı yönünde yazılarla sıkıştırmak gibi geliri temin edenlerle uğraşılıyor. Bilançonun diğer tarafı da var. Burada bu kadar uzmanın soruşturarak, çalışarak hazırladığı bütçenin tutturulması, yani harcama limitlerinin aşılmaması konuları basınımız da dahil hiç konuşulmuyor. Yukarıda bahsettiğim yetkililerin asıl görevi devletin harcamalarının disiplin altına alınmasıdır. Vatandaşın ödedikleriyle maaşlarını alıyorlar. Kendilerine verilen yetki ve sorumluluğu bu noktai nazardan kullanmaları gerekiyor. Böyle olmayınca bütçe açık veriyor. Bu açıklar borçlarla kapatılıyor. Yani dolaylı olarak yine vatandaş tarafından ödeniyor.
Çare: Meclis’te kabul edilen bütçenin bütün harcama limitlerini aşmamaları için harcamaların sıkıca kontrol edilmesi gerekiyor. Aşırı bir şey söyleyeyim. Hedeflerini aşan bakanlık veya kurumlarda çalışanların maaşları bile ödenmemelidir.
Gelelim ikiz açıklar meselesine… Kanımca bir ekonominin karşılaşmaması gereken en önemli unsur ikiz açıkla yürümemektir. Hem cari açık olacak, hem iç ve dış borçlanma olacak. Hem de bütçe açığı olacak ortada savaş yok, başka olağanüstü bir şey yok ama miras yedi gibi dış açık vererek döviz borcumuz artıyor. Borçlanarak da vatandaşın gelecek gelirlerinden harcanıyor. Vatandaş size bu yetkiyi verdimi mi ki. Faiz dışı-2 diye bir değim çıktı. Açık açıktır, geçmişteki harcamaların faiziyle bugüne yansımalarıdır.
Ülkenin bir sorunu da sosyal güvenlik açıklarıdır. Eskiden üç kurum vardı. Birisi hiç açık vermezdi, çünkü işvereni devletti. İkincisi SSK diye adlandırılan özel sektör çalışanlarının kaynaktan kesilen vergi ve sigorta primleri vardı. Burada açıklar oluşuyor idi. Baktığınızda belediyelerin bu borçlarını ödemediklerini görüyordunuz. Özel sektör firmalarından da yönetenlere yakın iseler ödemediklerini görüyordunuz. Ben şahsen ödeyememeyi kabul etmem. Madem firmayı kurdun, alacak borç içinde bunlar da zamanında ödenmesi gereken borçlardır. Şimdilerde af ve yapılandırma sözleri dolaşıyor. Yapılandırma ne demek. İstisnai olarak bir aylığını yaparsın. Piyasa şartlarında firma nakit bilançosunun yönetememiştir. Ama birikmesi ne demek? Böyle şey olur mu?
Çözümü: İlk ödeme ayında firmaya bir ihbar gider. Ödemediği veya yapılandırmadığı taktirde, kanunlarda yazan mücbir sebep hariç derhal icra işlemleri başlar. Bunu başlatmayan sigorta ve vergi müdürleri şahsen gerek maddi, gerek disiplin ve idari ceza olarak sorumlu tutulur. Böyle olursa ne firma ne de güvendiği siyasetçi ödemeye karışamaz.
Bağ Kur eskiden en büyük açık veren kurumdu. Şimdi farklı olduğunu sanmıyorum. Hem sorumlu kişi zamanında ödemesini yapmak zorundadır hem de bağımsız çalışanların meslek kuruluşları ve politikacılar bu temerrütlerin arkasında durmamalıdırlar. Her iki kurumun da açıklarını yap işlet devretteki gibi ilgisi olmayan vatandaş ödüyor.
Basından savaş gemilerinin satıldığı yazılıyor. Savaş gemisi talep edilen ülke tarafından anlaşması yapılıp, inşası için gövdesi kızağa konur. Bütün dünyada usul budur. Bu satış ne çağrışım yapıyor, devletin nakitte ihtiyacı var.
Otoyol ve köprülerin satışına benim mesleğimde iskonto işlemi denir. Önemli olan iskonto işleminin fiyatıdır. Yılda 600 milyon dolar geliri olduğu yazılan köprü ve yolların kaç yıllığına kaça iskonto ettirileceği önemlidir. Piyasa fiyatının üzerinde olursa, bir üst paragrafta bahsedilen nakit ihtiyacının ölçüsü ortaya çıkar.
Bütçe açığı neden sadece vatandaşa yükleniyor
Bütçe açığı neden sadece vatandaşa yükleniyor
Paylaş: