Evin içi çamur dolu. Gaz borukları döşenirken önce elektrik kesildi. Sonra su, sonra internet ve telefon. Neyse tamir ettiler, iki üç gün sıkıntı. Önce su, sonra gaz, ardından fiber internet, sonra elektrik, sonra yine su… Asfalt eski bir palto gibi yamalanıyor; vatandaşın sabrı da öyle. İşin abuk tarafı şu: Bu bir teknik sorun değil. Bu, politik, idari ve kültürel bir iflas. 21. yüzyıl teknolojisi, 19 veya 20. yüzyıl yordamı. Mühendislik açısından artık çok net: Altyapı hatları birlikte, modüler ve her an erişilebilir şekilde taşınabilir. Japonya, Singapur, Hollanda ve İskandinav ülkelerinin bir kısmı bunu yıllardır yapıyor. Kazmadan bakım. Trafiği kilitlemeden onarım. Bütçe yıllarına değil, on yıllara göre planlama. Havai gaz boru hatlarını eski Sovyetlerde bilirsiniz. Yolun üstünde sert plastik dolaplarda da olabilir. Hem de uzun oturma bankı olarak kullanılabilirler.
Peki neden her yerde değil? Birincisi: Yetki karmaşası. Elektrik, gaz, su ve telekom farklı kurumların elinde. Herkes kendi bilançosunu optimize ediyor, bütünü düşünen yok. İkincisi: Kısa vadeli siyaset. Bir altyapı tüneli 30–40 yılda kendini amorti eder. Bir şantiye ise hemen “sonuç” verir — en azından siyasi olarak. Üçüncüsü: Dünün yönetmelikleri. Birçok kural, fiber internetin bilim kurgu, sensör teknolojisinin ise lüks sayıldığı dönemlerden kalma. Ve dördüncüsü — yüksek sesle söylenmeyen ama herkesin bildiği gerçek: Bitmeyen şantiyeler, bitmeyen işler yaratır. Kaldırım mühendisliği, yeğenin şirketine iş kapısı.
Şehirler “akıllı şehir” lafını ağızlarından düşürmezken, altyapıyı körlemesine asfaltın altına gömüyor. Sürdürülebilirlikten söz ederken, sağlam yollar defalarca yok ediyor. Trafikten şikâyet ediyorlar ama kaosu sistematik olarak kendileri üretiyorlar. Bu kadar asfalt ihalesi yazık günah değil mi?
Gerçekçi bir çıkış yolu
Kimse tarihi kent merkezlerinin bir gecede yıkılıp yeniden yapılmasını istemiyor. Ama her yeni yerleşim alanı, her büyük yenileme projesi bir fırsattır. Modüler altyapı kutuları, yarı yerüstü kanallar, tüm işletmeciler için ortak planlama zorunluluğu… Teknoloji hazır, mantık ortada. Yeni bir icada gerek yok. Sadece aptalca kazmayı bırakma cesareti gerek.
Sürekli kazılan yollar bir kader değil. Bu bir tercih. Ve tercihler değiştirilebilir. Biraz planlama ile!
Bitmeyen şantiye saçmalığı
Bitmeyen şantiye saçmalığı
Paylaş: