Ne mutlu dostlarıyla yaşayan insanlara!
Ne mutlu, bir yaştan sonra arananı, soranı olana!
Hatırlanmak, hatırlanabilmek güzel bir duygu!
Pek herkese nasip olmaz ya!
Bizde adettir!
İnsanların iyiliğinden, başarısından sağlığında pek söz edilmez. Bu konuda hepimiz cimriyizdir. Aksayan tarafını arar, ondan konuşuruz ama başarısını anmayız.
Yaşı lazım değil ama akranım bir dostum, Bakü’den telefonla aradı! Onunla aynı yıl, aynı gün doğmuşuz! Ben İstanbul’da, o Tavus’da!
O fiziğin profesörü, diplomasinin büyükelçisi, ben gazeteciyim! Biraz da siyasetçiyim!
Yollarımız Ankara’da kesişti.
O Ankara’da Azerbaycan Büyükelçisi, ben de o yıllarda siyasetle meşgulüm.
Kendisini tanımadan önce şöhretini duyuyor, biliyordum. Rahmetli Alparslan Türkeş bizi tanıştırdığında O, Ankara'nın bilinen, tanınan bir kişisiydi.
Türkiye'de tanımadığı insan hemen hemen yok gibiydi. Süleyman Demirel'le, Alparslan Türkeş'le, Bülent Ecevit'le, Turgut Özal'la, Tansu Çiller'le, Mesut Yılmaz'la, Hikmet Çetin'le dosttu. Doğramacı Hoca ile arkadaştı. Galatasaraylıydı. Ankara'ya Azerbaycan Büyükelçilik Binası'nı, Azerbaycan Kültür Evi'ni kazandıran oydu.
Renkli kişiliğiyle Azerbaycan'ı Türkiye'de müstesna bir şekilde temsil etti. Elçibey'in atadığı bu büyükelçi daha sonra Haydar Aliyev'i, vefatından sonra da İlham Aliyev'i temsil etti. Ankara'da 1992-2005 yılları arasında on üç yıl büyükelçilik yaptıktan sonra İspanya'ya atandı. Orada beş yıl büyükelçilik yaptıktan sonra da yaş haddinden 2010 yılında emekli oldu. Halen Bakü Devlet Üniversitesi'nde bilim adamı olarak hizmet veren Azerbaycan'ın değerli evladı Mehmet Ali Nevruzoğlu, 2007 yılında Marmara Grubu Vakfı'nın Onur Madalyası'nın da sahibi oldu.
Telefonda sesini duyduktan sonra geride bıraktığımız yıllar gözümün önünden geçti. Bu değerli Türk Dostu’ndan söz etmek istedim.
Benimle yaşıt olan değerli dostuma, ailesiyle birlikte uzun, sağlıklı bir ömür diliyorum.
Bir telefonun ardından
Bir telefonun ardından
Paylaş: