Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen, göreve geldiklerinde karşılaştıkları mali tabloyu, belediyenin borç yükünü ve bu süreçte uyguladıkları mali disiplin politikalarını Gözlem’e anlattı. Kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve hesap verebilirliği temel ilke olarak benimsediklerini vurgulayan Türkmen, tarım arazilerinin korunması, kaçak yapılaşmayla mücadele, sosyal belediyecilik anlayışı ve hizmette siyasi ayrım yapılmaması gibi başlıklarda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Türkmen, “Belediyecilik günü kurtarma işi değildir. Bugünü yönetirken yarını da düşünmek zorundasınız” dedi.
- Göreve geldiğinizde Kemalpaşa Belediyesi nasıl bir tabloyla karşı karşıyaydı?
Bu süreci gizleyerek ya da erteleyerek yönetmenin mümkün olmadığını biliyorduk. Sorunu doğru tespit etmeden çözüm üretilemez. O yüzden ilk işimiz, gerçek tabloyu ortaya koymak ve belediyeyi mali açıdan ayağa kaldıracak bir yol haritası hazırlamak oldu.
- Bu tablo karşısında nasıl bir mali disiplin politikası izlediniz?
Gelir tarafında ise rasyonel adımlar attık. Mevcut kaynakların daha verimli kullanılmasını sağladık. Bugün geldiğimiz noktada hâlâ yapılacak işler var ama mali yapının çok daha sağlıklı bir zemine oturduğunu söyleyebilirim. Bu da hizmet üretme kapasitemizi güçlendiriyor.
- Kamu kaynaklarının kullanımı konusunda temel yaklaşımınız nedir?
İhtiyaç olmayan bir işe kaynak ayırmak, başka bir ihtiyacı görmezden gelmek anlamına gelir. Bu dengeyi çok önemsiyoruz. Belediyecilikte asıl başarı, kaynakları doğru yere ve doğru zamanda kullanabilmektir.
- Tarım arazileri Kemalpaşa için neden bu kadar kritik?
Kaçak yapılaşmaya ve plansız gelişime göz yummak, kısa vadede bazı kesimleri memnun edebilir ama uzun vadede ilçeye çok büyük zarar verir. Biz bu sorumluluğun bilincindeyiz ve bu konuda taviz vermiyoruz.
- Hobi bahçeleri ve kaçak yapılaşma tartışmalarında nasıl bir çizgi izliyorsunuz?
Bizim duruşumuz çok net: Mevzuat ne diyorsa onu uyguluyoruz. Kimseye ayrıcalık tanımıyoruz. Bugün bir taviz verirseniz, yarın bunun önünü alamazsınız. Bu nedenle zor da olsa doğru olanı yapmaya çalışıyoruz.
- Sosyal belediyecilik anlayışınızı nasıl tanımlarsınız?
Sosyal destekleri bir siyasi araç olarak görmüyoruz. Bu yardımların amacı, insanları bağımlı hale getirmek değil; zor zamanlarında destek olmaktır. Sosyal belediyeciliği bu çerçevede ele alıyoruz.
- Hizmette siyasi ayrım yapıldığı yönünde eleştiriler oluyor. Buna cevabınız nedir?
Belediye başkanlığı bir parti görevi değil, bir kamu görevidir. Bu bilinçle hareket ediyoruz. Bu koltukta oturuyorsak, Kemalpaşa’nın tamamına karşı sorumluyuz.
- Belediye meclisi ve yönetim anlayışınızda nasıl bir denge kuruyorsunuz?
Bu dengeyi kurabildiğinizde hem karar alma süreçleri sağlıklı işler hem de yapılan hizmetler daha kalıcı olur.
- Önümüzdeki dönemde Kemalpaşa için öncelikleriniz neler olacak?
Aynı zamanda Kemalpaşa’nın tarımsal kimliğini koruyarak gelişmesini sağlayacak projelere odaklanacağız. Amacımız; günü kurtaran değil, geleceği düşünen bir belediyecilik anlayışını kalıcı hale getirmek.