.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

“Belediyecilik popülizmle değil, disiplinle yapılır”

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen, göreve geldikten sonra gerçekleştirdiği uygulamaları, belediyenin mali durumu ve hizmet anlayışını Yazı İşleri Müdürümüz Zeynep Gürel’e anlattı.
“Belediyecilik popülizmle değil, disiplinle yapılır”
Paylaş:
Zeynep Gürel
Kemalpaşa Belediye Başkanı Mehmet Türkmen, göreve geldiklerinde karşılaştıkları mali tabloyu, belediyenin borç yükünü ve bu süreçte uyguladıkları mali disiplin politikalarını Gözlem’e anlattı. Kamu kaynaklarının kullanımında şeffaflık ve hesap verebilirliği temel ilke olarak benimsediklerini vurgulayan Türkmen, tarım arazilerinin korunması, kaçak yapılaşmayla mücadele, sosyal belediyecilik anlayışı ve hizmette siyasi ayrım yapılmaması gibi başlıklarda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Türkmen, “Belediyecilik günü kurtarma işi değildir. Bugünü yönetirken yarını da düşünmek zorundasınız” dedi.
  • Göreve geldiğinizde Kemalpaşa Belediyesi nasıl bir tabloyla karşı karşıyaydı?
Göreve başladığımızda belediyenin mali yapısı oldukça sıkıntılıydı. Borç yükü yüksekti ve gelir-gider dengesi sağlıklı değildi. Öncelikle mevcut durumu net biçimde ortaya koyduk. Ne kadar borcumuz var, hangi kalemlerde sorun yaşanıyor, hangi harcamalar sürdürülebilir değil; bunların tamamını detaylı şekilde analiz ettik.
Bu süreci gizleyerek ya da erteleyerek yönetmenin mümkün olmadığını biliyorduk. Sorunu doğru tespit etmeden çözüm üretilemez. O yüzden ilk işimiz, gerçek tabloyu ortaya koymak ve belediyeyi mali açıdan ayağa kaldıracak bir yol haritası hazırlamak oldu.
  • Bu tablo karşısında nasıl bir mali disiplin politikası izlediniz?
Öncelikle harcamaları kontrol altına aldık. Öncelik sıralaması yaptık ve gerçekten gerekli olmayan hiçbir kalemde ısrarcı olmadık. Popülist harcamalardan bilinçli şekilde uzak durduk. Çünkü popülizm kısa vadede alkış getirebilir ama uzun vadede belediyeyi kilitler.
Gelir tarafında ise rasyonel adımlar attık. Mevcut kaynakların daha verimli kullanılmasını sağladık. Bugün geldiğimiz noktada hâlâ yapılacak işler var ama mali yapının çok daha sağlıklı bir zemine oturduğunu söyleyebilirim. Bu da hizmet üretme kapasitemizi güçlendiriyor.
  • Kamu kaynaklarının kullanımı konusunda temel yaklaşımınız nedir?
Kamu kaynağı, kişisel değil toplumsal bir emanettir. Biz bu anlayışla hareket ediyoruz. Harcadığımız her kuruşun hesabını hem kendimize hem de Kemalpaşalılara verebilmeliyiz. Bu nedenle şeffaflık ve hesap verebilirlik bizim için bir tercih değil, zorunluluktur.
İhtiyaç olmayan bir işe kaynak ayırmak, başka bir ihtiyacı görmezden gelmek anlamına gelir. Bu dengeyi çok önemsiyoruz. Belediyecilikte asıl başarı, kaynakları doğru yere ve doğru zamanda kullanabilmektir.
  • Tarım arazileri Kemalpaşa için neden bu kadar kritik?
Kemalpaşa’nın kimliği tarımla şekillenmiş bir ilçedir. Sahip olduğumuz tarım arazileri yalnızca bugünün değil, geleceğin de güvencesidir. Bu alanları kaybettiğinizde geri getirmeniz mümkün değil. O yüzden tarım arazilerinin korunması bizim için tartışmasız bir öncelik.
Kaçak yapılaşmaya ve plansız gelişime göz yummak, kısa vadede bazı kesimleri memnun edebilir ama uzun vadede ilçeye çok büyük zarar verir. Biz bu sorumluluğun bilincindeyiz ve bu konuda taviz vermiyoruz.
  • Hobi bahçeleri ve kaçak yapılaşma tartışmalarında nasıl bir çizgi izliyorsunuz?
Bu konu zaman zaman tepki de çekiyor, bunu biliyoruz. Ama meseleye kişisel ya da siyasi değil, kamusal bir bakışla yaklaşıyoruz. Hobi bahçeleri adı altında tarım alanlarının parçalanması, üretimi ve planlamayı zorlaştırıyor.
Bizim duruşumuz çok net: Mevzuat ne diyorsa onu uyguluyoruz. Kimseye ayrıcalık tanımıyoruz. Bugün bir taviz verirseniz, yarın bunun önünü alamazsınız. Bu nedenle zor da olsa doğru olanı yapmaya çalışıyoruz.
  • Sosyal belediyecilik anlayışınızı nasıl tanımlarsınız?
Sosyal belediyecilik, gerçekten ihtiyacı olanın yanında durmayı gerektirir. Biz bunu yaparken adalet duygusunu asla kaybetmemeye özen gösteriyoruz. Yardımların kimlere, hangi kriterlerle ulaştığı bellidir.
Sosyal destekleri bir siyasi araç olarak görmüyoruz. Bu yardımların amacı, insanları bağımlı hale getirmek değil; zor zamanlarında destek olmaktır. Sosyal belediyeciliği bu çerçevede ele alıyoruz.
  • Hizmette siyasi ayrım yapıldığı yönünde eleştiriler oluyor. Buna cevabınız nedir?
Bu eleştirilere çok net bir cevabım var: Hizmette siyasi ayrım yapmıyoruz. Kemalpaşa’da yaşayan herkes bizim hemşehrimizdir. Oy tercihi, siyasi görüşü ya da bize yakınlığı, hizmet alıp almamasında belirleyici değildir.
Belediye başkanlığı bir parti görevi değil, bir kamu görevidir. Bu bilinçle hareket ediyoruz. Bu koltukta oturuyorsak, Kemalpaşa’nın tamamına karşı sorumluyuz.
  • Belediye meclisi ve yönetim anlayışınızda nasıl bir denge kuruyorsunuz?
Eleştiriye açık olmak, farklı görüşleri dinlemek bizim için önemlidir. Belediye meclisini bir çatışma alanı değil, ortak akıl üretme zemini olarak görüyoruz. Elbette herkesin bakış açısı farklı olabilir ama ortak paydamız Kemalpaşa olmalı.
Bu dengeyi kurabildiğinizde hem karar alma süreçleri sağlıklı işler hem de yapılan hizmetler daha kalıcı olur.
  • Önümüzdeki dönemde Kemalpaşa için öncelikleriniz neler olacak?
Önümüzdeki dönemde mali disiplini koruyarak yatırımlara daha fazla alan açmayı hedefliyoruz. Altyapı, çevre düzenlemeleri ve planlı kentleşme önceliklerimiz arasında yer alıyor.
Aynı zamanda Kemalpaşa’nın tarımsal kimliğini koruyarak gelişmesini sağlayacak projelere odaklanacağız. Amacımız; günü kurtaran değil, geleceği düşünen bir belediyecilik anlayışını kalıcı hale getirmek.