.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Avrupa’da bir Türk Başbakan!

Okuma Süresi: 4 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Avrupa’da bir Türk Başbakan!
Avrupa’da bir Türk Başbakan!
Paylaş:
Şu ana kadar Avrupa’nın değişik ülkelerindeki ulusal meclislerde birçok milletvekili ve bakanı gördük (örneğin 14 Mayıs’ta, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, yapılan yerel seçimlerde partisinin hezimeti sonrası kabinesinde değişiklik yaptı ve Türk kökenli Nesil Çalışkan’ı, konut ve yerel yönetimlerden sorumlu devlet bakanı olarak atadı) ama eyalet de olsa bir Türk kökenli başbakana hiç rastlamamıştık! 

Cem Özdemir bunu başardı. İki ay önce, Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletinde yapılan seçimlerde Yeşiller Partisi ipi göğüsledi ve partinin başbakan olarak belirlediği aday olan Cem Özdemir de, geçtiğimiz günlerde eyalet meclisine yeni seçilen 157 milletvekilinden 93’ünün oyunu alarak, beş yıllık bir süre için makama oturdu. 

Almanya’nın güneyinde yer alan bu eyaletin yüzölçümü 35.751 kilometrekare, nüfusu da 11 milyonun hemen üzerinde. Zengin bir eyalet. Mercedes-Benz, Porsche ve Bosch gibi küresel markaların merkezleri dışında Almanya’nın en eski ve prestijli üniversiteleri olan Heidelberg, Tübingen ve Freiburg da burada. Başkent Stuttgart dışında Mannheim, Ulm, Karlsruhe ve Konstanz gibi şehirleri de bir hayli ünlü. Eyalet batıda Fransa, güneyde ise İsviçre ile komşu.  Doğu ve güney kısımları Ren Nehri ile sınırlanan ve Tuna Nehrine de kaynaklık yapan 12.000 kilometrekarelik Kara Orman (Schwarzwald) da bu eyaletin sınırları içinde.

1965 yılında bu eyalette doğan ve kendisini ‘’Anatolischer Schwabe’’ yani Anadolulu bir Svabyalı diye nitelendiren Cem Özdemir’in babası 1963 yılında, Tokat’ın Pazar ilçesinden Almanya’ya işçi olarak gelmiş. Annesi de babasının ardından bir yıl sonra kente taşınmış. 

18 yaşında Alman Vatandaşlığına geçen Cem Özdemir, lise sonrası Reutlingen Üniversitesi (Hochschule Reutlingen) Sosyal Bilimler Fakültesinin pedagoji bölümünde eğitimine devam ediyor. O yıllarda spor ile de ilgili ve TSV Urach Hentbol takımının kalecisi.

Yeşiller Partisine üye olduğunda yaşı henüz 16. Üniversite sonrası bir süre eğitimci ve gazeteci olarak çalışıyor ve aynı zamanda parti içinde de bazı görevler alıyor. O dönemde göçmen ve mülteci politikaları üzerinde yoğunlaşıyor ve Almanya’da doğan ikinci kuşak Türklerin kendi partisinde politika yapması için rol model haline geliyor. 1992 yılında, göçmen hakları için mücadele edecek olan (Göçmen Yeşili-Yeni vatandaşlar ittifakı) grubunun kurucuları arasında ve popülerliği de giderek yükseliyor ve 1994 yılında Ludwigsburg seçim bölgesinin milletvekili adayları arasına giriyor.  Böylece, sosyal demokrat politikacı Leyla Onur ile birlikte Almanya Federal Meclisine giren iki Türk kökenli milletvekilinden birisi olmayı başarıyor.  1994-2002 yılları arasında Yeşiller Partisi’ni Alman Federal Meclisi’nde temsil ediyor. 1998 yılından itibaren de Yeşiller Meclis Grubunun iç politika sözcüsü oluyor. 

2002 yılında girdiği bir kredi ilişkisi ve milletvekillerine iş için verilen bedava uçuş hakkından elde edilen bonusları özel uçuşlar için kullandığı gerekçesiyle eleştirilere maruz kalıyor, akabinde de  milletvekilliğinden ayrılma kararı alıyor ve bir süre Amerikan düşünce kuruluşu The German Marshall Fund (GMF) adına muhtelif projelerde  çalışıyor. Ek olarak da, ABD’nin Wisconsin eyaletindeki Madison Üniversitesi’nde Türkiye’nin Avrupa’daki rolü üzerine dersler veriyor..2004 yılında Avrupa Parlamentosuna seçimlerinde başarılı oluyor, 2 Haziran 2008 yılında da Claudia Roth ile beraber Yeşiller Partisi eş başkanlığı görevine seçiliyor. O yıllarda evlendiği Arjantinli Pia Maria Castro ile beraberlikleri 20 yıl sürüyor ve iki çocukları dünyaya geliyor. 

Uzun süren Avrupa Parlamentosu yılları sonrası 2013 yılında Federal Meclise geri dönüyor,2017 yılında yeniden seçiliyor ve 2021 yılında kurulan hükümette Tarım Bakanlığına getiriliyor ki, bu da Türk kökenli birinin bu düzeydeki bir görevdeki ilk temsili olarak tarihteki yerini alıyor. Ayrıca bir yıl sonra eğitim ve araştırma bakanlığını da üstleniyor, böylece iki bakanlığı birlikte yürüten nadir politikacılar arasına katılıyor. 

Ve nihayet, son Almanya genel seçimleri sonrasında da, kendisini, Baden-Württemberg eyaleti başbakanı olarak görüyoruz. Doğrusu bir göçmen işçi çocuğu olarak muazzam bir başarı hikayesi. Ancak, bazı çevrelerde bu başarı öyküsüne mesafeli bir yaklaşım var. Örneğin, Almanya merkezli Uluslararası Demokratlar Birliği UID’nin genel başkanı Kenan Aslan, ‘’bir kişiyi siyasi başarısından dolayı takdir etmekle, onun duruşunu ve söylemlerini benimsemek arasında fark var’’ diyerek, Cem Özdemir’in zaman zaman Türkiye’deki konulara karşı eleştirel ve dışlayıcı tavrına gönderme yapıyor. Ayrıca Alman Federal Meclisinde 2016 yılında gündeme gelen 1915 olaylarına dair tutumu da Türk toplumunda kırgınlık yaratmıştı. Essen Üniversitesi Türkiye ile uyum araştırmaları merkezi direktörü (TAM) Prof. Dr. H.Halil Uslucan ise, sosyopsikolojik bir analiz ile ‘’göçmen kökenli siyasetçilerin köken aldıkları ülkenin çıkarına siyaset yapsın beklentisinin anlaşılır olduğunu, ancak bunun demokratik siyasetle bağdaşmadığını’’ vurguluyor. 

Sonuçta, Cem Özdemir’i, Türk kökenli birisin gerçekleştirdiği takdire şayan bir başarı örneği olarak kutluyor, başarılı olmasını ve Türkiye- Almanya ilişkilerine katkıda bulunmasını temenni ediyoruz. Ayrıca, bu yılın sevgililer gününde ikinci evliliğini yaptığı Kanadalı Flavia Zaka ile kendisine mutluluklar diliyoruz.