Bir zamanlar Türk Atletizminin Avrupa’da hatırı sayılır bir yeri vardı. İzmir’den Erdal Barkay, Avni Akgün, Prof. Dr. Arman Çağdaş, Ruhan İşim, Semra Aksu, Melek Aydınoğlu ve daha burada isimlerini sıralamaya imkan bulamadığım pek çok değerli atlet, pistlerin ve havuzların önemli isimleriydi. Sonradan Türkiye, başta kadınlar voleybol, pek çok spor branşında başarılarıyla alkışlanırken, atletizmde devşirme atletleri yarıştırarak büyük hata yaptık, onların madalyalarıyla avunurken, gençlerimize yükselebilme şansı tanımadık. Ramil Guliev, Yasmani Copello Escobar, Elvan Abeylegesse ve Karin Melis Meyi göklere çıkardık. Türk atletizmi, uzun bir dönem, sanki Kenya, Etiyopya, Azerbaycan, Küba, Ukrayna, Güney Afrika ve Jamaikalı atletlerle bir Birleşmiş Milletler Takımı gibiydi. Bu paralı atletlerin yaşlanması ve dökülmesiyle takke düştü, kel göründü. Tokyo’daki Dünya Şampiyonasında hiçbir atletimiz, bırakın madalya ve final koşmayı, kendi derecelerini bile yapamayarak komik durumlar yaşadı.
Atletizm Federasyonunun genel bir soruşturma açması ve Türk gençlerine yol açması gerektiğini vurgulamıştık. Üzerinde duruldu, şimdi bölgelere yayılması için çalışmalar yapıldığını öğreniyoruz. İstanbul’da, bu spor dalına büyük hizmetler yapan merhum Selahattin Yıldız anısına yapılan salon rekor deneme yarışlarında gençlerin rekorlar kırması, yeni bir neslin yetişeceği umutlarını verdi. Ayetullah Demir, Eda Nur Tulum, Mevlüt Aras, Salih Teksöz, İpek Kalkan, Enes Yalçın, Muhammed Enes Yıldırım, Ömer Hamza Yalçın, Muhammed Enes Yalçın yaptıkları dereceleriyle gelecek vadettiler. Federasyonun, YUPİ Amatör Atletizm ve Çimentaş bıraktıktan sonra sıfıra inen İzmir atletizmi için bu kente de destek vermesini bekliyoruz.
Atletizmde canlanıyoruz
Atletizmde canlanıyoruz
Paylaş: