.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Arkas Müzede moda ve resim

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Arkas Müzede moda ve resim
Arkas Müzede moda ve resim
Paylaş:
Alsancak’taki Arkas Sanat Merkezi Şubat ayı sonunda açılan güzel bir sergi ile sanatseverleri mutlandırmayı sürdürüyor: ‘Moda ve Resim’ konulu sergi hem moda hem de resim tutkunlarını bir potada eritecek.
Sergideki resimlerin tümü Lucien Arkas’ın yıllardır biriktirdiği özel koleksiyonundan bilinçli olarak seçilmiş. Bu seçkiyi ciddi bir araştırma sonucu serginin yaratıcılarından (küratör) Jean-Luc Maeso’nun yaptığını düşünüyorum. Giysi müzelerinde yaptığı araştırmaların sonucunda Fransa’nın Toulouse kentinde 1999 yılında bitpazarındaki bulgulardan başlayarak kurulmuş olan Fransız kostüm arşivi ‘La Dam d’Atours’un koleksiyonunda karar kılmış. Kostüm arşivini kurmuş olan Nathalie Harran ile birlikte ‘Moda ve Resim’ sergisini oluşturmuşlar. Bayan Harran sanat tarihçisi bir koleksiyoner. 400’ü aşkın özgün dönem giysisinin bulunduğu ‘La Dam d’Atours’, Arkas koleksiyonundan seçilmiş resimlerde görülen giysilerin özgün halleriyle buluşmasını sağlamış.
Serginin tanıtımı
1810 yılından 1930’lara kadar uzanan dönemin giysilerini içeren serginin tanıtım yazısında şunlar yazıyor: “19. yüzyılda haute couture’ün ortaya çıkışından itibaren sanat ve moda, estetik ve tutkuyu harmanlayarak birbirlerinin etrafında döngü içinde hareket eden iki alan olmuştur. Bu iki dünyanın sanatçıları, eserlerinde ortak ilham kaynakları ve fikirler bulur. Toplumsal yaşamın görsel olarak ifade edilmesine duyulan ortak tutku, moda ve resim sergisinin bütününde güçlü bir biçimde hissedilir.
Arkas Koleksiyonu’ndan sergi için oluşturulan seçki, Akademik gelenekten Post empresyonist eğilimlere, sanatsal üretimin farklı dönemlerine bakış sunarak figür, gündelik yaşam ve toplumsal dönüşümleri resim sanatı üzerinden okumaya imkan tanır. Sergide bir araya getirilen iki yaratım alanı, odaklandıkları dönemlerin estetik anlayışını ve gündelik yaşam pratiklerini yansıtarak modanın tarihsel gelişimine ışık tutmaktadır. Bu yönüyle sergi, yalnızca keyifli bir sanat deneyimi sunmakla kalmaz; aynı zamanda ziyaretçilere kültürel ve tarihsel açıdan zengin bir keşif alanı açar.”
‘Haute Couture’
Sergide günümüzde Fransa, İtalya gibi ülkelere milyar dolarlar kazandıran ‘haute couture’ (‘hot kutür’) olgusunun başlangıç yaratılarını görmek mümkün. Nedir ‘haute couture’? Her şeyden önce bu olgunun Fransız yasaları tarafından korunduğunu ve ‘Paris Ticaret Odası’ndaki bir komisyon tarafından tanım çerçevesindeki ‘moda’ işliklerinin adlandırıldığını belirtmeliyiz. Bunların özel müşteriler için tasarlanmış ürünleri olması gerekiyor. Bu deyim kapsamındaki şirketlerin, Paris’te en az on beş tam zamanlı çalışanı olan bir atölyeye sahip olmaları ve her moda sezonunda yılda en az iki kez 50 özgün tasarımdan oluşan bir koleksiyonu halka sunmaları gerekli. ‘Haute Couture’deyimi, Londra, New York, Paris ve Milano gibi moda merkezlerinde üretilen özel giysileri tanımlamak için de kullanılıyor.
Yalnızca zamanının ‘haute couture’ giysileri yok sergide. Tarladaki köylü kızın, evinde dikiş diken emekçi kadınının da giysilerine tanık oluyoruz. Ayrıca giysiler, şapkalar ve ayakkabılar da dönemin toplumsal dönüşümünün gözlenmesini sağlıyor. Bu noktada ülkemizin tarihsel dönüşümünü göz önüne getirebiliriz: İlk önce Tanzimat dönemiyle yaygınlaşan fes, Cumhuriyet ile birlikte Atatürk’ün getirdiği şapka kullanımı, sözünü ettiğim toplumsal dönüşümlerin işareti değil miydi?
Moda hakkında
Yazımı sonlandırmadan Mehmet Yaşin’in 1 Mart 2026 tarihli “Kadınlara Moda İşkencesi” yazısından bir alıntı yapmak istiyorum:
“Haber kanalları içimi karartırsa ki genellikle karartır, hemen “Moda” kanalına geçerim. Tabii ki amacım yeni akımları, giysileri öğrenmek değil. Pahalılık, savaşın tamtam sesleri, atmosferin kirliliği, mikroplastik sorunu, açlığın tehdidi, susuzluk… Niyetim, bu karmaşa içinde dünyanın en güzel kadınlarını seyrederek, kararan ruhumu biraz olsun aydınlatmak.
Size de öneririm.
Bu kadınları görünce, Tanrı’nın haksız tutumuna sitem edebilirsiniz! Moda, bence dünyanın en büyük gücüdür! Atom bombasından bile güçlü diyebilirim! Ondan beslenen o kadar çok endüstri vardır ki, bu yüzden o ne derse o olur. Dediğim dedik misali! Başta kadınlar olmak üzere, dünya, onun emirlerini bekler. Dünyanın para babalarının arasında, moda imparatorlarının sayısı oldukça fazladır.”
Alsancak’taki Arkas Sanat Merkezindeki ‘Moda ve Resim’ sergisi 26 Temmuz 2026 tarihine dek gezilebilir. Gezerken resimlerin önündeki QRKod’larla resim hakkında düşülen notları okumadan geçmemenizi öneririm.
Son olarak sevindirici bir haber vereyim: Bilindiği gibi Paris’teki ünlü Pompidou Merkezi bakım ve yenileme çalışmaları için 2030 yılına kadar kapatıldı. Bu süreçte Arkas Sanat Merkeziyle yapılan özel anlaşma çerçevesinde ünlü müzeden sanat eserleri Bayraklı’daki Mistral binasında var olan 2 bin metrekarelik alanda sanatseverlerin beğenisine sunulacak. İzmir için büyük bir çekim fırsatı…