Zenginler fakirlere güvenmez. Bu dünyanın her yerinde böyledir. Dolayısıyla seçim sistemi gibi karmaşık düzenekleri de çoğu zaman zenginler tasarlar.
Gerçekçi olalım: İnsanların, dolayısıyla seçmenlerin büyük çoğunluğu art arda beş Afrika, beş Güney Amerika, beş Avrupa ya da beş Asya ülkesi sayamaz; başkentlerini ya da yaklaşık nüfuslarını hiç sayamaz. Bunu yapabilenler, çok iyimser bir tahminle, nüfusun yüzde onu kadardır. Üstelik bu oran bile daha çok “tuzu kuru” ve eğitimli kesimde geçerlidir.
ABD Senatörleri arasında bu oran yüzde elliye yaklaşır mı? O da iyimser bir tahminle. Yani bol seyahat bütçesi kullanan “bizim” temsilcilerimizden pek de farklı değiller.
ABD’de seçim sistemi eyaletler ve seçim bölgeleri (mahalleler/district’ler) üzerinden kurulur. Bu bölgelerin sınırlarıyla oynamak mümkündür. Öyle çizgiler çekersiniz ki bir bölgede beyazlar çoğunluk olur, orada Cumhuriyetçi bir adayın işi kolaylaşır. Bu yöntemin adı (cerimendering) gerrymandering’dir. Diyelim ki bir şehirde iki partinin de oyu yüzde elli. Sınırları keyfi ama planlı biçimde çizersiniz; sonuçta bir parti yalnızca bir vekil çıkarırken diğeri üç vekil çıkarır. Chicago çevresinden örnekler bunun nasıl yapıldığını defalarca göstermiştir.
Amerika çok ırklı, çok dinli bir ülkedir. Senatörler eyaletler tarafından seçilir. İşin en tuhaf yanlarından biri de her eyaletin iki senatörü olmasıdır. Wyoming’de 600 binin altında bir nüfus iki senatör seçerken, Kaliforniya’da, New York’ta yaklaşık 40 milyon insan yine iki senatör seçer. Temsilde adalet mi? Açıkça hayır.
Bu senatörler lobilerden destek alır. Kim seçilecek, kim seçilmeyecek büyük ölçüde bu lobiler belirler. En güçlülerinden biri de İsrail yanlısı AIPAC’tir. Savaş lobisi ve ilaç lobisiyle el ele çalışır. Ne kadar reklam vereceksiniz, kaç pankart basacaksınız, kaç “bedava yemek” dağıtacaksınız? Lobiler bu kaynakları sağlar, karşılığında da siyasetçiyi bağlar. AIPAC ve benzeri kuruluşlar yalnızca destekledikleri politikacıya para akıtmaz. İsrail’e karşı başını kaldıran herhangi bir siyasetçiyi siyasi olarak gömmek için de milyonlarca dolar harcarlar.
Sonuç? ABD halkının sağlık sigortası sistemi felaket durumdayken, İsrail’de sağlık hizmetleri tüm halk için ücretsizdir. Buna rağmen ABD, son yirmi yılda İsrail’e —askeri yardım, uçak gemileri, lojistik destek dâhil— trilyonlarca dolar kaynak aktarmıştır. Bu, büyük ölçüde lobi baskısının sonucudur. Ancak artık ABD halkı da uyanıyor. Bu uyanışın öncülerinden bazıları ağır baskılara maruz kaldı; hatta örneğin Charlie Kirk bir planlı suikast sonucu öldürüldü! Buna rağmen uyanma süreci devam ediyor. Şimdi seçimlerde adayları desteklemek üzere anti-Siyonist bir lobi kuruldu: AZAPAC (Anti-Zionist America PAC).
Sonbahardaki etkilerini göreceğiz. Amerikalı dostlarınıza bağış yapmalarını önerin.
Amerikan seçim sistemi ve çözüm
Amerikan seçim sistemi ve çözüm
Paylaş: