ZEYNEP GÜREL
İzmir’de 30 yıldır lojistik ve denizcilik sektöründe faaliyet gösteren ADAD Uluslararası Denizcilik Taşıma Hiz. Ltd. Şti. Sahibi M. Cem Akan, ADAD’ın verdiği hizmetleri, sektördeki gelişmeleri, sorunları ve çözüm önerilerini konuştuk. İzmir’de adeta bir kısır döngüye dönüşen Alsancak Limanı’yla ilgili tartışmalara da değinen Akan, İzmir Limanı’nın yat limanına dönüştürülmesine yönelik tartışmalarda trafik ve çevre gibi gerekçelerin birer bahane gibi görüldüğünü belirtti. Şehrin önceliklerinin dikkate alınması gerektiğini ifade eden Akan, “Burada gerçekten İzmir’e bir marina mı kazandırılmak isteniyor, yoksa amaç Alsancak Limanı’ndan kurtulmak mı?” diye sordu.
İzmir merkezli olarak 2004 yılında kurulan ADAD’ın proje taşımacılığı, gemi acentalığı ve gemi kiralama alanlarında hizmet verdiğini ifade eden Akan, proje taşımacılığının standart dışı ölçülere sahip yüklerin kara ve deniz yoluyla taşınmasını kapsadığını söyledi.
“Proje taşımacılığı fedakârlık ister”
Proje taşımacılığının diğer lojistik faaliyetlere göre daha fazla emek ve fedakârlık gerektirdiğini vurgulayan Akan, bu alanda 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet verilmesi gerektiğini belirtti. “Gerektiğinde iki–üç gün boyunca limandan çıkmadan çalıştığınız oluyor. Bu nedenle proje taşımacılığında butik hizmet anlayışını benimsiyoruz.” diyen Akan, bu yapının müşterilere daha hızlı ve kontrollü çözümler sunduğunu kaydetti.
COVID-19 süreci ve sektör
COVID-19 dönemine de değinen Akan, salgın sürecini lojistik sektörü açısından yoğun bir dönem olarak değerlendirdi. Bu süreçte firmaların eksiklerini görme imkânı bulduğunu da belirten Akan, “COVID döneminde nelerle karşılaşabileceğimizi gördük. Eksiklerimizi tamamladık. Özellikle IT yatırımlarımızın ne kadar doğru olduğunu bu süreçte daha net anladık.” ifadelerini kullandı.
Akan, pandemi sonrasında operasyonel anlamda özel bir tedbir almadıklarını, ancak sürecin lojistik hizmetlerin önemini firmalara net biçimde gösterdiğini söyledi.
Dijitalleşme ve network vurgusu
Lojistikte dijitalleşmenin hız kazandığını belirten Akan, ADAD’ın hem proje hem konteyner bazında birçok uluslararası networke üye olduğunu, bu kapsamda yurt dışındaki fuar ve organizasyonlara katıldıklarını aktardı.
İletişimi ağırlıklı olarak elektronik posta ve web tabanlı yazılımlar üzerinden yürüttüklerini ifade eden Akan, “Bizim işimiz hızlı karar ve anında cevap gerektiriyor. Bu nedenle dijital altyapı bizim için önemli.” dedi.
Sürdürülebilirlik tartışması
Sürdürülebilirlik ve çevre dostu taşımacılık konularına da değinen Akan, bu başlığın sektörde halen tartışmalı olduğunu söyledi. Alternatif yakıt kullanımının daha çok gemi sahipleri ve gemi inşa sektörüyle ilgili olduğunu ifade eden Akan, yakın gelecekte denizcilikte yakıt dönüşümünün hızlanacağını belirtti.
Proje taşımacılığı zorluk ve fırsatları bir arada barındırıyor
Proje taşımacılığında en büyük problemin insan kaynağı olduğunu dile getiren Akan, bu alanın ciddi fedakârlık gerektirdiğini vurguladı. Son dönemde sektörün daraldığını, gemi uğraklarının azaldığını belirten Akan, konteyner hatlarının da proje taşımacılığına yönelmesinin sektörde hem fırsatlar hem de zorluklar yarattığını söyledi.
Türkiye’nin lojistikte hâlâ önemli bir gelişim potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Akan, lojistik faaliyetlerin ülkede yaklaşık yüzde 45–50 seviyelerinde gerçekleştiğini düşündüğünü kaydetti.
“Türkiye denizcilikte önemli bir noktaya geldi”
Türkiye’nin coğrafi konumu ve denizcilik potansiyeline ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Akan, son 10 yılda sektörün ciddi bir gelişim gösterdiğini söyledi. Türkiye’nin groston bazında dünya sıralamasında 10. sırada yer aldığını hatırlatan Akan, “Bu, denizcilik ve lojistik açısından önemli bir gelişme.” dedi.
Gençlere tavsiye: Limandan öğrenin
Sektörde uzun yıllar yönetici olarak görev yaptığını belirten Akan, gençlere yönelik tavsiyelerde bulundu. “Çıraklığını yapmadığınız bir işin ustalığını yapmayın,” diyen Akan, özellikle proje taşımacılığı gibi alanlarda işin sahada ve limanda öğrenilmesi gerektiğini vurguladı.
Alsancak Limanı vurgusu
Alsancak Limanı’nın İzmir için stratejik bir değer olduğunun altını çizen Akan, limanın yat limanına dönüştürülmesine yönelik gerekçeleri ikna edici bulmadığını söyledi. Trafik ve çevre gibi başlıkların birer bahane olarak öne sürüldüğünü ifade eden Akan, körfez içinde yoğun bir vapur trafiği bulunduğunu, yat trafiğinin eklenmesinin güvenlik ve çevre açısından risk oluşturacağını dile getirdi.
Akan, Alsancak Limanı’nın yalnızca ticari değil, olası afet ve acil durumlarda da kritik bir rol üstlendiğini belirterek, deniz yoluyla yapılacak yardımlar açısından bu tür büyük limanların korunması gerektiğini kaydetti.
“Kişisel menfaatlerden uzak ortak akıl şart”
Alsancak Limanı’na ilişkin kararların uzman kuruluşlar tarafından ele alınması gerektiğini vurgulayan Akan, “Farklı görüşlerimiz olabilir ancak İzmir’in değerleri söz konusu olduğunda kişisel menfaatlerden uzak, ortak akılla hareket etmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Amaç marina kazandırmak mı, limandan kurtulmak mı?
Cem Akan, Alsancak Limanı’nın İzmir için stratejik bir değer olduğunun altını çizerek, limanın yat limanına dönüştürülmesine yönelik gerekçeleri ikna edici bulmadığını söyledi.
Paylaş: