Bir süredir AKP iktidarının çeşitli yollardan İzmir üzerine yüklendiğini, İzmir’e çökmeye çalıştığını görüyoruz. İlk önce Vakıflar Genel Müdürlüğü üzerinden yüklenildi. Vakıflar Yönetimi, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni (İzBB) sanki boş duruyorlarmış gibi on yıllardır kullandığı binalardan çıkarmaya çalışıyor.
Halkapınar’daki ‘Meslek Fabrikası’ndan,
Hisarönü’ndeki ‘Egemenlik Evi’nden,
Tepecik’teki tarihi ‘Gasilhane Binaları’ndan çıkın dendi; hem de mahkeme kanalıyla… Bu binaların geçmişini kısaca irdeleyelim:
Çökme görevi Vakıflara
‘Meslek Fabrikası’nın geçmişi1908 yılında inşa edilen Un Fabrikası’na kadar uzanıyor. 1926 yılında Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla belediyeye devredilen bina, daha sonra ESHOT ve Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından da kullanıldı. İzBB burayı yeniledikten sonra 2016 yılından bu yana meslek edindirme kurslarının verildiği etkin bir merkez haline getirdi. AKP’li milletvekillerinin dediklerine göre şimdi burayı Bakırçay Üniversitesi’ne vereceklermiş. Sanki boşmuş gibi…
Egemenlik evine gelince… 1891 yılında inşa edilen binada 1982 yılına kadar Belediye Başkanları otururdu. O binada Başkan Osman Kibar ile birkaç kez görüştüğümü anımsıyorum. Daha sonra Millî Sarayların da kullandığı bina 2006 yılından bu yana yine İzBB tarafından kullanıldı. Vakıfların böyle bir binayı ne olarak kullanacağını merak ediyorum.
İyice garip olanı Vakıfların İzBB’nin ‘Gasilhane’ olarak kullandığı tarihi yapıları ne yapacağı? AKP Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı bile olayı “İletişim kazası” olarak nitelendiriyor. Yalnız burası değil hepsi AKP’ye İzmir’de oy kaybettirecek kazalar! Ayrıca özellikle Kemeraltı’nda yüzlerce binası çürümeye yüz tutmuş Vakıfların yenilenerek kullanımda olan bu binalara ne yapacağı belli değil!
3 Olumsuz imar değişikliği
AKP yetkililerinin İzmir’e çökmesi yalnızca bu 3 bina ile ilgili değil. Son günlerde gerçekleşen ‘İmar planlarındaki’ değişiklikler de çok anlamlı!
Resmî Gazete’de yayımlanan 11052 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla İzmir İnciraltı Turizm Merkezi’nin iptal edilmesine karar verildi.
İkinci değişiklikle Urla’nın ekosistemi bozulacak. ‘Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’, Urla Kuşçular’da Tarım Arazisi ve Doğal SİT Alanı’nda kalan 152 dönümlük araziyi imara açtı ve burayı konut, ticaret ve turizm alanına dönüştürdü.
Üçüncü olumsuz değişiklik ise limandaki tarihi Elektrik Fabrikası’nı ilgilendiriyor. ‘Resmî Gazete’de yayınlanan Cumhurbaşkanı kararıyla Konak-Umurbey mahallesindeki parseller için ticaret ve turizm alanı kullanımına ve yoğunluğu artırarak 20 kat yüksekliğe izin veren plan değişikliği onaylandı.
İnciraltı korunmalı
İnciraltı’nı turizm alanı olarak belirleyen 2021 tarihli Cumhurbaşkanlığı kararına karşı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Danıştay’da dava açmıştı. Danıştay 4. Dairesi, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından yeterli hukuki dayanağa sahip olmadığı sonucuna vararak, İnciraltı’nın turizm merkezi ilan edilmesine ilişkin düzenlemenin iptaline hükmetti. Bu yeni kararla nasıl bir gelişme olacağı açık değil ama ‘İnciraltı Gelişim Derneği’nin açıklaması kuşku uyandırıyor: “Bu beklediğimiz gelişme ile İnciraltı’nın yalnızca turizmle sınırlı olmayan; ticaret, sağlık, eğitim, konut ve yaşam alanlarını da içeren bütüncül bir planlama yaklaşımıyla ele alınabilmesini mümkün kılan kritik bir eşik niteliğindedir.” Yaklaşık 600 hektarlık bu alanın lagün ve kent ormanıyla birlikte İzmirlilerin kullanımına açık olması en doğru çözümdür.
Urla yeşili tehdit altında
Urla’daki imar değişikliği ise tam bir felaket. Bakanlığın yaptığı 600’ü aşkın villaya olanak tanıyan imar değişikliği de Başkan Selçuk Balkan ve Urlalılar tarafından mahkemeye götürülmüş ve şimdilik durdurulmuştu. Bakanlığın askıya çıkardığı 153 dönümlük arazi ise 3 parselden oluşuyor; arazinin imarı konut, ticaret ve turizm alanına dönüşüyor. Üst planlarda ‘Tarımsal Niteliği Korunacak Alan’ ve ‘Doğal Sit Alanı’ olarak belirlenen arazide Bakanlık değişikliğinden sonra 100’ü aşkın villa, ticaret merkezi ve otel yapılabilecek. İyi mi?
Tarihi elektrik fabrikası
Geçmişi Cumhuriyet’in kuruluşuna uzanan (1928) Elektrik Fabrikası sahasına yüksek bir yoğunluk ve 20 kat yükseklikte bina izni verilmesi ise rezaletten başka türlü nitelendirilemez.
Eski Elektrik Fabrikası’yla ilgili kararın kamu yararına aykırı olduğunu vurgulayan Mimarlar Odası İzmir Şube Başkanı Uğur Yıldırım diyor ki: “Kentin çok önemli bir bölgesinde bir kültür varlığını içeren bir alanın özelleştirme amacıyla merkezi yöntemlerle planlanmasını, plan kararlarının alınmasını doğru bulmuyoruz. Tüm kentliyi de önümüzdeki süreçte askıya çıkacak plan sürecini takip etmeye ve kent adına itirazlarını yükseltmeye davet ediyoruz.”
Koruma kurullarının tescillenmiş tarihi bir binaya komşu binalar için yükseklik sınırı getirdiğini unutmamalı. Öyleyse burada yüksek bir bina yapılmasına nasıl izin veriliyor? Ne biçim bir plan değişikliği bu? Ayrıca şunu anımsayalım: Tunç Soyer zamanında İzBB, özelleştirme idaresinin elektrik fabrikasının iyileştirilmesi için çıkardığı ihaleyi kazanmış ancak Ankara bu sonucu kabul etmemişti. Keyfilik kol geziyor anlayacağınız!
AKP İzmir üzerine çöküyor
AKP İzmir üzerine çöküyor
Paylaş: