.
Ekonomik Göstergeler
Dolar
29.84 ₺
Euro
32.45 ₺
GBP
1.124 ₺
JPY
7.842
Ana Sayfa
Gündem
Spor
Köşe Yazıları
Podcast

Akla gelmeyen güçlendirme çözümü

Okuma Süresi: 3 Dakika
Toplam Okunma: hesaplanıyor...
Akla gelmeyen güçlendirme çözümü
Akla gelmeyen güçlendirme çözümü
Paylaş:
Necati Doğru, 17 Eylül tarihli Sözcü gazetesindeki köşesinde depreme dayanıksız savıyla yıkılan Antalya Müzesinden bahsediyor: “Depreme dayanıklı değil diye yıkma kararı alınan Antalya Müzesi direniyor. Yıkıcı, tuz buz edici ekskavatörle (kazma makinesi) yıkıma başladılar. Sadece bir binasına 4 ekskavatörle yıkıma geçtiler. Üflense yıkılır dedikleri binayı 4 günde (96 saat) yıkamadılar. Beşinci-altıncı güne sarktı.”
Antalya’ya gelen yerli-yabancı gezginlerin hayranlıkla gezdiği müzede 100 bini aşkın tarihi eser bulunuyordu. Yıkımdan önce bunlar paketlenip bir kenara kondu. Eserlerin geleceği için çok kaygılandırıcı bir durum!
Necati Doğru, müze projesinin müellifi Doğan Tekeli’nin yeni bina için Turizm ve Kültür Bakanlığının ayırdığı 2,5 milyar TL yerine 100 milyon TL’ye mevcut binanın güçlendirilmesinin mümkün olduğunu ifade ettiğini de yazıyor. Bu, bir akil mimarın görüşüdür ve hafife alınmamalıdır. Mimarlık dünyamızın duayenlerinden Yüksek Mimar Doğan Tekeli Antalya Arkeoloji Binası için 1964 yılında açılan ulusal proje yarışmasını kazanmış, bu projeye göre inşa edilen yapı 1972 yılında hizmet açılmıştı. Avrupa Konseyi 1988 yılında “Yılın Müzesi” seçmişti Tekeli’nin eserini.
Bakanlık yetkilileri “zorla” yıkılan binanın yerine yenisinin 2026 yılında hizmete açılacağını belirtseler de yaşadığımız ekonomik güçlükler göz önüne alındığında bunun ne denli gerçekçi olduğu sorgulanmalı.

Yıkılan belediye binamız
Aynı yazgıyı ödüllü Belediye binamız da yaşamadı mı? Projesi bir yarışma sonucu elde edilmiş olan yapı statik-betonarme proje müellifi İnşaat Yüksek Mühendisi Uğur Belger ve benim tüm ısrarlarımıza karşın tartışmalı bir rapora dayanarak Tunç Soyer tarafından yıkıldı. O günden bugüne orası öyle bomboş duruyor. Başkan Cemil Tugay Büyükşehir Belediyesi yeni binasının aynı yere yapılacağını belirtmesine rağmen işinin kolay olmadığını biliyorum. Daha başında Koruma Kurulunun itirazıyla karşılaştı.
Konak’taki Resim-Heykel müzesi de benzer bir müdahale ile karşılaşmıştı. Birileri zamanın Kültür Bakanının kafasına 2 katlı zarif yapıyı yıkıp 8 katlı bir rant projesi yapılabileceği fikrini sokmuş, işin uzmanı olmayan bir profesörden konuyu üstünkörü ele alan bir rapor almışlardı. Müze müdiresi Faden Kudsioğlu’nun birleştirdiği sanatseverlerin direnişiyle bu girişim püskürtülmüş, ben de proje raporuyla onları desteklemiştim. İstanbul Teknik Üniversitesinden gelen 2 deprem mühendisi hocamız benim görüşlerimi doğrulayan bir rapor verdi de Bakanlık yetkilileri binayı yıkmaktan vazgeçti. Yanılmıyorsam 2018 yılında Bakanlık yetkilileri bir güçlendirme ihalesi hazırladı. Ancak bürokratik engellerden dolayı ihale gerçekleşemedi. Şimdi boşaltılan bina kaderine terk edilmiş durumda. Oysa aynı dönemde inşa edilmiş yanındaki binanın salonlarında toplantılar, etkinlikler yapılıp duruyor.

İyi örnekler
Hep olumsuz örneklere değindim. İzmir’den birkaç güçlendirme uygulamasına değineyim. SGK ve PTT binaları gibi resmi yapılar güçlendirme çalışmasından sonra kullanılıyor. Urla’da Büyükşehir Belediye Binası güçlendirildikten sonra kullanıma açıldı. En son olarak Urla Belediye binası güçlendiriliyor. Bu konuda Belediye Başkanı Yüksek Mimar Selçuk Balkan şöyle diyor: “Belediye binasının hasarlı olduğu ortaya çıktı. Biz güçlendirdik. Tasarruf ise tasarruf budur. Yıkıp binayı yapsak 200 milyona yapılacak. Biz 10 milyona yaptık. 25 senelik binaydı, bir 25 sene daha gidecek. Ekonomiye kazandırdık.”

İMO görüşü
Yerle bir edilen Antalya Arkeoloji Müzesine dönersek İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesinin açıklamaları Bakanlık yetkililerinin ne denli ön yargılı davrandığını gösteriyor:
“Teknik raporda saha çalışmalarının 7 Temmuz 2025’te başladığı, hesap raporlarında ise program analizlerinin 23 Temmuz 2025’te yapıldığı görülmektedir. Buna rağmen müze, 16 Temmuz 2025’te, yani deprem performans analiz raporu henüz ortada yokken kapatılmıştır. Yaklaşık 13.500 m² büyüklüğündeki ve 11 bloktan oluşan bir müze yapısının yalnızca 15 gün içinde deprem performans analizinin sağlıklı bir şekilde yapılması mümkün değildir. Tüm bu bulgular, müzenin kapatılma kararının bilimsel esaslara dayalı olmadığını açıkça göstermektedir.”Bakanlığın suç işlediğini dile getiren Avukat Tuncay Koç ise, yıkım çalışmasının hukuka aykırı olduğunu, yıkım ihalesinin kamuya açık yapılmadığını, Bakanlık yetkililerinin suç işlediklerini savunuyor ve Antalyalıları “suça ortak olmamaya” çağırıyor.
Yıllardır yazıyorum. Çok hasarlı olmadıkça tek tek binaları yıkarak deprem riskini azaltmak çözüm değil. Ülkemizin kalkınma düzeyi, bütçe kısıtlamaları buna olanak vermiyor. Binayı çökmekten, bir çeşit pandismanya olmaktan, vatandaşlarımızı binanın enkazı altında ezilmekten kurtaracak daha basit ve ekonomik güçlendirme olanakları ve bunların finansmanının çözümü için çalışılmalar yapılmalı. Bu konudaki araştırmalar üzerine yoğunlaşmak hem ilgili Bakanlık yetkililerinin hem de üniversitelerin başat hedeflerinden birisi olmalı, değil mi?